Erişilebilirlik

Almanya Büyükada Tahliyelerini Konuşuyor


Alman insan hakları savunucusu Peter Steudtner'in ‘Büyükada Davası’ kapsamında diğer sanıklarla birlikte serbest bırakılıp, Berlin’e geri dönmesinin ardından, Alman basını ve kamuoyu kararın iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden düzelmesi yönünde bir etken olup, olamayacağını tartışıyor.

Steudtner'in serbest bırakılmasında Almanya'nın eski başbakanlarından Gerhard Schröder'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmasının belirleyici rol oynadığının ortaya çıkmasından sonra, genel kanı Türkiye’de politikanın bağımsız yargı üzerindeki etkisinin sürdüğü ve Steudtner’in serbest bırakılmasının ‘ferdi bir jest’ olarak görülmesi yönünde. Ankara’nın Almanya’ya iltica eden FETÖ ve PKK yanlılarının etkinlikleri konusundaki taleplerinin sürdüğü, Berlin’in ise Türkiye’de tutuklu diğer Almanların serbest bırakılmasını istediği belirtilerek, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerilimin bu sorunlar aşılıncaya kadar devam edeceği yorumu yapılıyor. Bu açıdan Alman siyasetçilerin Ankara'ya yönelik eleştirilerinin sürmesi ve yaptırımlar uygulanmasını gündemde tutması pek şaşırtmıyor. Nitekim yeni hükümette ‘Jamaika’ koalisyonunu oluşturacak partiler arasında Türkiye konusunda farklı görüşler yüzünden anlaşmazlık sürüyor. Koalisyonun en küçük ortağı olan Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer, "Türkiye'nin AB'ye üye olmasını istemiyoruz. Müzakerelerin durdurulmasını istiyoruz" şeklinde bir açıklamada bulundu.

Muhalefetteki SPD’nin dış politika sözcüsü Nils Annen, Başbakan Angela Merkel’in 24 Eylül’deki parlamento seçimi öncesinde, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin kesilmesinden yana tavır koyacağını açıkladığını ve ‘Jamaika’ koalisyonu görüşmelerinin sonuçlanmasını beklemeden bu konuda girişimde bulunmasını istedi. Merkel, iki hafta önce düzenlenen AB Zirvesi’nde, Türkiye’nin AB ile müzakerelerinin durdurulması konusunda diğer AB ülkelerinin desteğini bulamayınca, Türkiye’ye tam üyelik hazırlıkları için verilen yardımların kısıtlanmasından ve Türkiye’nin istediği yönde Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmemesinden yana tavır almıştı. Daha önce AB ile Türkiye arasında 18 Mart 2016’da yürürlüğe giren Mülteci Anlaşması kapsamında, 2018’den itibaren Gümrük Birliği’nin genişletilmesi kararı alınmıştı. Gümrük Birliği’nin genişletilmesi kapsamında, Türk tarım ürünlerinin serbest bir şekilde AB’de piyasaya sürülmesi, Türk şirketlerinin AB ülkelerindeki kamu ihalelerine katılımları ve AB’nin üçüncü ülkelerle imzalayacağı serbest ticaret anlaşmalarından Türk firmalarının da yararlanabilmesi gibi pek çok madde Türkiye’nin lehine güncellenecekti.

Türkiye ile Almanya arasında tansiyonun geride kalan aylarda yükselmesine paralel, birçok Alman siyasetçi Ankara’ya ekonomik yaptırımlar uygulanmasını talep etmiş ve ‘ticari baskının Türkiye’nin Almanya’ya yönelik politikasını değiştirmek zorunda kalacağını’ öne sürmüştü. Peter Steudtner’in tutuklanmasından sonra, Merkel hükümeti Temmuz ortasında Alman şirketlerine Türkiye’deki yatırımlarına devlet güvencesi verilmeyeceğini ilan etmiş ve Alman vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat kriterlerini değiştirmişti. Almanya’nın bazı ekonomik yaptırımları yaşama geçirmesi, ekonomik ilişkilerin tamamen duracağı, yatırımların yapılmayacağı anlamına gelmiyor. Ancak yaptırımlarla ekonomik ilişkilerinin daha da bozulmasının, Türkiye açısından olumsuz bir etkisi olacağı endişesi giderek artıyor.

Zira, Almanya başta olmak üzere AB, Türkiye’nin en önemli ticari ortaklarının başında geliyor. 2016 sonu verilerinden yola çıktıkta, toplam içinde yüzde 9,8 ve 14 milyar dolarla Almanya, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülke konumunda. Almanya’dan yapılan ithalat ise, yüzde 10,8 ve 21,5 milyar dolarlık bir payla, Çin’den sonra ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’de yatırımı olan uluslararası sermayeli şirketler arasında Alman ortaklı olanlar altı bin 846’le ilk sırada yer alıyor ve bu şirketler toplamda yaklaşık 60 bin kişiye iş sağlıyor. Türkiye–Almanya ekonomik ilişkilerinin belki de en önemli göstergelerinden biri, ülkeye gelen turistler arasında Almanların payı. 2014 yılında Almanya’dan gelen 5,25 milyon turist toplam turistlerin yüzde 14,25’ini oluştururken, 2016 yılında 3,9 milyon Alman turistin (yüzde 15,34) Türkiye’de tatil yaptığı saptandı. Almanya'dan gelen turist sayısında azalmanın 2017’de de devam edeceğinden yola çıkılıyor. Alman basınında çıkan haberlerde, Almanların yüzde 89'unun tatil için Türkiye'yi tercih etmeyeceğini öne sürülmüştü. İki ülkeninin siyasetçileri tarafından yapılan sert açıklamalarla yara alan ilişkilerindeki gerilimin ticari ilişkileri ve ekonomiyi ne ölçüde etkileyeceği merakla beklenirken, sosyal demokrat SPD’li Nezahet Baraderi gibi birçok siyasetçi, ilişkileri normalleştirmenin her iki tarafın da çıkarına olduğunu belirterek, tarafların itidalli davranması gerektiğini vurguluyor.

Bu arada Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, bakan Sigmar Gabriel’in mevkidaşı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile telefonda görüştüğünü açıkladı. Gabriel’in, Peter Steudtner’in serbest bırakılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ettiği ve ikili ilişkilerin düzelmesini umduğunu söylediği duyuruldu.

XS
SM
MD
LG