Erişilebilirlik

Albayrak Yatırımcılara Seslendi


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye ve Amerika arasında siyasi ve ticari krizin Türk ekonomisine ve Türk Lirası’na etkisinin konuşulduğu dönemde telekonferans yöntemiyle uluslararası yatırımcılardan gelen soruları yanıtladı. Bakan “Halkbank’a ceza beklemiyoruz” dedi, Türkiye’nin IMF’den borç alma planının olmadığını söyledi.

Kısa süre önce Türkiye’nin orta vadeli ekonomi planını açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bu açıklamaları Citi, Deutsche Bank, DOME & HSBC’nin koordinasyonunda düzenlenen telekonferans oturumunda yaptı. Berat Albayrak 6 bin yatırımcının katıldığı toplantıda, yatırımcılara güven mesajı verdi.

Albayrak: “Bu dönemi Rusya, Çin ve Almanya ile atlatacağız”

Albayrak, yatırımcılarla telekonferans oturumunda Amerika’nın Türkiye’ye yönelik yaptırım kararlarını değerlendirdi. Dünyada pek çok ülkenin Amerikan yaptırımları sorunuyla karşı karşıya olduğunu ve bu sebeple ülkelerin yaptırımlara koordineli şekilde yanıt vermesi gerektiğini vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin bu dönemi Almanya, Rusya ve Çin gibi ülkelerle atlatacağını söyledi.

Türkiye’nin 2001’den bu yana para biriminde en derin krizi yaşadığı dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğunda oturan Berat Albayrak’ın önünde, yatırımcıları ekonominin siyasi müdahalenin esiri olmadığı konusunda temin etmek gibi zorlu bir görev var.

Albayrak, Türk Lirası’ndaki değer kaybıyla yaşanan krizden Türkiye’nin güçlenerek çıkacağını söyledi, bankaların sağlıklı ve güçlü olduğunu savundu. Hazine ve Maliye Bakanı, ihtiyaç duyulması halinde Türk hükümetinin kamu bankalarının yanında duracağını belirtti, “Bankacılık sektörüne destek vermekte tereddüt etmeyiz” mesajını verdi.

Albayrak, bankaların piyasadaki dalgalanmayı yönetebildiğini, son dönemde bankalardan büyük ölçekli bir para çıkışının olmadığını söyledi. Önümüzdeki haftalarda yeni bazı finansman kaynağı açıklayacaklarını duyurdu.

Albayrak’ın mesajlarına piyasanın tepkisi

Albayrak’ın yatırımcılarla görüşmesi öncesinde, Türk Lirası yüzde 3’ten fazla değer kazandı. Katar Emiri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmesi sonrası Doha’dan 15 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım sözü de, uzun süredir dolar karşısında değer kaybeden Türk Lirası’nın değer kazanmasında etkili oldu. Ancak Albayrak’ın yatırımcılarla yaptığı telekonferans görüşmesi sonrasında, verilen mesajlara piyasaların tepkisi sınırlı oldu. Albayrak konuşmasını tamamladıktan sonra, Türk Lirası’nın değerinde gözle görülür bir değişim yaşanmadı.

Yatırım bankası JP Morgan’a göre, Türk yetkililerin Türk Lirası’ndaki düşüşün önünü almak için attığı adımlar, hükümetin Türk Lirası’nı istikrara kavuşturma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Ancak yatırım bankasına göre, Türk yetkililer radikal birtakım politika çerçeveleri uygulamakta isteksiz.

Yatırımcılar Albayrak'ın açıklamalarını değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın bu sabah Citibank, Deutche Bank, Dome ve HSBC bankalarını koordinasyonunda düzenlediği ve yaklaşık 3 bin yatırımcının katıldığı 45 dakika süren telekonferansın ardından Albayrak’ı dinleyen yatırımcıların yorumları şöyle:

Sailesh Lad, Axa Investment Managers: “Söylediklerinde akılcı bir tavır izledi. Doğru şeyleri söyledi, ama söylemek ayrı, yerine getirmek ayrı. Yapacağını söylediği şeylerin arkasındaki ayrıntıları görmeliyiz. Yorumları önceden yazılmıştı ve cevap verdiği sorular kendisine daha önce gönderilen bir listeden seçilmişti. Kısaca çok iyi hazırlanmıştı.”

“Bazı önemli noktalara değindi. Mesela piyasaları kontrol etmeyeceklerini belirtti. Bu yatırımcıları mutlu etmiştir, diye düşünüyorum. Devlet bankalarını destekleyeceğini söyledi, bu ne anlama geliyor göreceğiz. Kredi notlarının orta dönemde düzeleceğini söyledi ve faiz artışı olmayacağını garantiledi.”

Cristiana de Alessi, BNP Paribas Portföy Yönetimi: “Maliye Bakanı ‘ekonomiyi yeniden dengelemek mali açıdan bir önceliktir ve para politikası ve sermaye kontrolleri bir seçenek değildir’ diyerek yatırımcıları biraz rahatlattı. Eylül ayında başlanacağı belirtilen orta vadeli program bu dengeyi sağlamak için hangi somut adımların atılacağını görmek için anahtar olacak ve aynı zamanda bir kıyaslama sağlayacaktır. Yeni hükümetin ilerlemesini ölçün. Benim asıl kaygım borç devrinin sağlanamaması ya da daha yavaş olması durumunda acil durum planının olmaması. Ekonominin beklentilerden daha yavaş büyümesi de özel sektörün borcunu büyütebilir ve bu senaryolar Türkiye için daha güçlü bir ayarlama gerektirebilir.

Richard Segal, Manulife: "Genel izlenimim, bakanın son zamanlarda sürdürülebilir olmak için duyarlılık ve özellikle döviz piyasaları için yeterli kararlılık göstermesiydi. Ülkenin kriz yönetimi konusunda güçlü bir geçmişi olduğunu ve çözüm için anahtarın sağlam maliye politikası olduğunun altını çizdi."

“Bakan, para politikasına kapılmayacağını ve aynı zamanda tek başına para politikasının enflasyonu tek haneli bir rakama çekebilmek için yeterli olmayacağını belirtti. Faiz oranlarını konuşmaktan kaçındı. Cumhurbaşkanı ve danışmanları yalnızca Merkez Bankası’nın onları zorlama altına iterse faiz oranı arttırmasına izin verecek gibi, ama tabii henüz Merkez Bankası’nın bağımsızlığına izin verilip verilmeyeceğini bilemiyoruz.”

"Özetle, yatırımcılar her şeyden önce taahhüdüne güveniyor: Bir, ekonomiyi yeniden dengeleme – ki bunun tek yolu 'daha mütevazı' bir büyüme hedefi olabilir; iki, tek haneli enflasyon ve büyüyen faiz dışı fazlalar için yeni finans kaynakları - örneğin Katar. Bakalım tüm bunları nasıl başaracak. "

Claudia Calich, M&G: “Bunun, yatırımcılarla yaptığı ilk konferans olduğunu düşünürsek, oldukça iyi gittiğini söyleyebiliriz. Yatırımcıları şeytanlaştırmayı ya da zıt bir ton kullanmayı seçmedi. Erdoğan'ın yaptığı gibi “ülkeye karşı ekonomik bir savaş var” gibi yorumlardan kaçındı. Ama ele almadığı çok önemli konular vardı, hafife aldığı algılanmış olabilir.”

"Yeniden dengelenme, mali duruş, para politikası duruşu, bankalar ve kurumsal borç ve varlık kalitesi gibi bazı önemli makro konulara değindi fakat tam olarak bunların nasıl yapılacağı konusunda bilgi vermedi, kanımca daha fazla detay vermeliydi."

Abishek Kumar, State Street: "Gerçekten güvence veren ve birçok kere farklı yerlerde vurguladığı nokta, Türkiye’nin sermaye kontrollarına asla yönelmeyeceği oldu. Bu konu yatırımcılar için en önemliydi. Sadece Türkiye gündeminde değil, tüm gelişmekte olan ekonomilere yönelen yatırımcılar için sermaye kontrolleri çok büyük bir önem taşır.

Gülay Girgin, Şekerbank: “Genel olarak Türkiye'nin ekonomisindeki sorunların farkında olduklarını ve makul çözümler hazırladıklarını gördüğüm için memnun oldum. Enflasyonun ekonomiye olumsuz etkilerinin altını çizdi ve tek haneli enflasyon hedefine vurgu yapıldı. Ayrıca sürdürülebilir büyüme hedefini de önemli buluyorum. Mali disiplinin önemi vurgulandı. Özetle, ekonominin problemlerinin tartışılabileceğini göstermektedir. Yatırımcılar ve güven geri kazanılabilir.”

XS
SM
MD
LG