Erişilebilirlik

AKP ‘Evet’ Kampanyasını Resmen Başlattı


AKP, halk oylamasında anayasa değişikliği için “evet” oyu kullanılması çağrısını yaptı ve Binali Yıldırım’ın sunuş konuşmasıyla bugün Ankara Arena Spor Salonu’nda propaganda sürecini resmen başlattı.

AKP, seçimlere hazırlık süreçlerinde gelenekselleştirdiği üzere 16 Nisan günkü halk oylaması için de “evet” kampanya sloganları, şarkıları ve stratejisini, parti teşkilatlarını Ankara’da buluşturarak kamuoyuna ilan etti. Kampanya açılışı, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk Oylaması Tanıtım Toplantısı” başlığı altında yapıldı. Dolayısıyla AKP, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası değiştirilerek Başkanlık Sistemi’ne geçilmesini hedefleyen anayasa değişikliği paketi hazırlanışında olduğu üzere “Cumhurbaşkanlığı” vurgusunu tercih etti. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adlandırdığı şekilde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denildiği görüldü.

Türkiye genelinden partililer davet edildiği Ankara’daki trafik akışı da AKP’nin kampanya tanıtım toplantısına göre düzenlendi. Salon beyaz renkli “evet” yazılı kırmızı balonlar ve Türk bayraklarıyla süslendi. Salonda “Türkiye’nin meselesi gençlerin meselesi”, “Yıkılmadık, yılmayacağız aksine biz daha yeni başlıyoruz, “Kararımız evet” yazılı pankartlar göze çarptı. Seçim kampanyalarında olduğu gibi şarkıcı Uğur Işılak’ın sözlerini de yazdığı şarkılar çalındı. Sosyal medyada ise, “DaimaMilletKararımızEvet” etiketiyle paylaşımlar yapıldı.

AKP’nin planı en az 2029’a kadar Erdoğan yönetimi

Bu arada toplantı öncesinde AKP yönetimi, ekranlarda kampanya stratejisine ilişkin bilgiler verdi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Lütfiye Seva Çam, partililere yönelik anket çalışması yaptıklarını ve özellikle neden anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulduğu yönünde sorular geldiğini ifade etti. Kampanya hazırlık aşamasında parti tabanından edindikleri soruları 250 maddeye indirgediklerini kaydeden Çam, “temel hak ve hürriyetler”, “tek adamlık iddiası”, “rejim değişikliği iddiası” gibi konulara ilişkin sorular gördüklerini anlattı. Özellikle ana muhalefet partisi CHP’nin iddialarına karşılık detaylı çalışma yaptıklarını kaydeden Çam, AKP’nin teşkilatları olarak tümüyle söz konusu iddiaları çürütmeye hazır olduklarını dile getirdi.

AKP yönetimi, parti tabanında özellikle Erdoğan’ın şahsına önem verildiğini ancak sonrasında ne olacak endişesi bulunduğunu da ekranlarda anlattı. Bu endişeye karşılık parti tabanına Erdoğan’ın ülkeyi yöneteceği yıllar ardından sistemin oturmuş olacağını anladıklarını belirten AKP yönetimi, Türkiye’nin en az 2029 yılına değin Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönetilmesini öngördüklerini de ekranlarda anlattı. AKP’nin hesaplamasına göre, anayasa değişikliği uyarınca sistem değişikliği 2019 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimi ile hayata geçecek. O zamana değin mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hali hazırda Bakanlar Kurulu’nu toplamaya devam ettiği yöntem ile Erdoğan’ın yönetimi sürecek. Erdoğan’ın aday olacağı 2019 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde 5 yıl göreve gelmesi ihtimali ve ardından yeni sistemde ikinci kez aday olacağı 2024’teki seçim ile birlikte 2029’a dek göreve kalma ihtimali hedeflenecek.

Dolayısıyla AKP, 2002 Genel Seçimleri ile iktidara gelişi itibariyle kesintisiz 27 yıl boyunca Erdoğan’ın “lider” kimliğiyle Türkiye’nin yönetilmesini planlıyor. AKP yönetimi, Erdoğan’ın yöneticiliğinde Türkiye’nin 2029 yılına erişmesi halinde Başkanlık Sistemi’nin de oturmuş olacağı görüşünde.

AKP, “Yeni Türkiye” ifadesiyle “Hedef 2023”ün başarılması ve ardından son dönemde kamuoyuna yansıyan “Hedef 2053” ile 2053 yılına sek “iktidar” amaçlarını da ifade ediyor.

“Kutuplaşma yok” dedi, “hayır” için terör vurgusu yaptı

Başbakan Binali Yıldırım ise, AKP Genel Başkanı sıfatıyla kürsüden Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ne geçilmesini öngören anayasa değişikliğine neden “evet” oyu kullanılması gerektiğini anlattı. Yıldırım, Erdoğan gibi “hayır” oyu kullanacaklar açısından terör örgütleri ilişkisi iddiasını da yineledi. Yıldırım, “Yeni sistem, terörün sonunu getirecek, terörü yok edecek. Siz zannediyor musunuz ki PKK, DEAŞ, FETÖ avaz avaz 'hayır' kampanyasını boşuna yapıyor, onlar 'hayır' çıksın diye kendilerini parçalıyor. Bunun anlaşılır bir tarafı var, çünkü bu değişiklik onları yok ediyor, onların hayat damarlarını kesiyor. Ne yaparsa yapsınlar yok olacaklar” dedi.

Halk oylamasındaki “hayır” oyuna ilişkin terör örgütleri ifadesine rağmen Yıldırım, parti olarak “kutuplaşma” yapmadıklarını da dile getirdi. Yıldırım, “Bizde zorlama yok, bizde tehdit yok. Bizde korku yok ama korkutmak da yok. Bizde kutuplaşma yok, bizde ayrıştırma yok. Biz dilden değil, gönülden, kalpten 'Evet' istiyoruz. Bunu da tek tek, tane tane anlatarak, akıllara olduğu kadar kalplere de hitap ederek başaracağız. Biliyorsunuz milletimiz aklıyla diliyle mührüyle olduğu kadar kalbiyle de 'Evet' diyecek. Sandığa gittiğinde her bir vatandaşımız, 'Tüm kalbimle Evet' diyerek mührü, pusulaya basacak” diye konuştu.

Erdoğan için Atatürk örneği ön plana çıktı

Yenilikten kaçanların, tarih sahnesinden kaybolduğunu söyleyen Yıldırım, “Unutmayalım, korkaklar asla zafer anıtı dikemezler. Değişime, gelişime 'hayır' diyenler ortaya hiçbir eser koyamazlar. Yenilikten korkanlar, tarih yazamazlar” anlatımında bulundu. Bu çerçevede, Sultan Alparslan’ın Malazgirt’i, Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesini örnek verdi. Yıldırım, “Gazi Mustafa Kemal'i düşünün, Samsun'a giderken ona da karşı çıkanlar oldu, 'Hayır' diyenler oldu. Mütareke basını hep birlikte 'Hayır' diyordu. Gazi Mustafa Kemal, bunların hiçbirine aldırış etmedi, geldi, Anadolu'da yeni bir ruh inşa etti. İstiklalimizi, biz bu yenilik ve değişim ruhuyla elde ettik. Cumhuriyetimizi, bu yenilenme, tazelenme anlayışıyla kurduk ve bugünlere taşıdık” dedi.

Yıldırım’ın konuşması; son dönemde Erdoğan’ın örneğin darbe girişimi karşısındaki siyasi mücadelesi ile ilgili “Kurtuluş Savaşı” benzetmesi yapılması ve sıklıkla Erdoğan için “Mustafa Kemal Atatürk’ten sonraki lider” vurgusu yapılması bakımından ilgi çekti.

Cumhurbaşkanı’nın Hükümeti kurma yetkisini milletten alacağını vurgulayan Yıldırım, ayrıca anayasa değişikliğiyle gelecek sistemi de savunarak, özetle şunları dile getirdi:

“Milletvekilleri seçiliyor, Meclise geliyor ve Mecliste hükümet kurulma çalışmaları başlıyor. Sonra bu hükümet güvenoyu için program hazırlıyor. Güvenoyu alıyor, almıyor zaman geçiyor. Sonra 6 ay tebrikler başlıyor ve kaldı 3,5 yıl. Son 6 ayı da vedalaşma ziyaretleri ve elde kalıyor 3 sene. 3 senede hangi işi tamamlayacaksınız? Bu bürokrasiyle, bu kırtasiyecilikle 3 senede bu projeleri nasıl bitireceksiniz?" diye konuştu.

Seçimde iki sandık kurulacağını ve bu değişikliğin en önemli getirisinin bu olduğunu, sandıklardan birinde cumhurbaşkanının, diğerinde de milletvekillerinin seçileceğini anlatan Başbakan Yıldırım, "Birinde hükümet, birinde de Meclis seçiliyor. Yani Meclisi seçelim, başbakanın kim olduğu belli değil. Daha sonra Mecliste birtakım ayak oyunları hükümet kurulamıyor. Ülke zaman kaybediyor.”

XS
SM
MD
LG