Erişilebilirlik

Akademisyenler Gazeteciler ve Avukatlar 'Sözümüz Var' Eylemi İçin Sokağa Çıktı


15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası ilan edilen ve üç ayda bir uzatılan OHAL nedeniyle toplumsal muhalefetin sokak eylemleri çoğunlukla engelleniyor.

Buna rağmen 5 Aralık’ta başlayacak Barış Akademisyenleri davaları öncesi akademisyenler, Dışarıdaki Gazeteciler ve İstanbul Adliye Sarayı’nda devam eden Adalet Nöbeti inisiyatifinin ortaklaşa düzenlediği "Sözümüz Var” eylemi bugün Kadıköy’de yapıldı.

Geçtiğimiz hafta boyunca sosyal medyada #SözümüzVar hashtag’iyle yapılan çağrılar sonucu yaklaşık 500 kişi Moda İlkokulu’nun önünde bulunan Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda buluştu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’yle yapılan görüşmelerden sonra polis, grubun bir kortej halinde yürümesini reddetse de pankart açılmaması şartıyla dağınık olarak yürünmesine izin verdi.

Aralarında CHP milletvekilleri Mahmut Tanal ve Barış Yarkadaş, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Eğitim Sen 6 No’lu Şube Başkanı Görkem Doğan ile birlikte çok sayıda akademisyen, gazeteci ve avukatın bulunduğu grup, Altıyol’a yaklaşırken “Barış, adalet, özgürlük”, “Hemen şimdi adalet”, “Ahmet çıkacak, yine yazacak”, “Devrimci avukatlar onurumuzdur”, “Faşizme karşı omuz omuza” şeklinde sloganlar attı.

Bülent Şık: Dayanışmayı arttıracak her eylem geleceğe dönük umudumu arttırıyor

Kortejde yürüyenlerden biri de Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Ahmet Şık ağabeyi Bülent Şık’tı. 22 Kasım 2016’da çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile Akdeniz Üniversitesi’nden ihraç edilen Yardımcı Doçent Bülent Şık, elinde birinde “Barışın Akademisyenleriyle Dayanışma Çağrısı” bulundan diğerinde “tutuklu öğrenciler serbest bırakılsın, gazeteciler serbest bırakılsın, sözümüz var, susmayacağız” yazılı iki döviz taşıyordu.

Eyleme katılmak için bir günlüğüne Antalya’dan İstanbul’a gelen Şık, Amerika’nın Sesi’ne özellikle bürokrasi ve üniversitelerde büyük bir tahribat yaşandığını söylese de geleceğe dair iyimserdi.

“İçinde olduğumuz dönem sadece ülkemiz için değil dünya için de bir büyük çöküş dönemi. Ama yine de tüm bu yaşananlara karşı itirazlarımızı elimizden geldiğince gösteriyoruz, göstereceğiz. Aslında 12 Eylül’den beri büyük bir saldırıyla karşı karşıyayız. Yolsuzluk ve rüşvet ayan beyan ortada. Bürokratik işleyiş sekteye uğruyor, üniversiteler tahribat altında. Ama bu sürdürülebilir değil. Bunlardan kurtuluş olmaması toplumsal dinamiklere aykırı. Dayanışmayı arttıracak her türlü eylem benim umudumu daha da arttırıyor.”

Ellerinde “Akademi iktidara biat etmeyecek”, “yalnız değilsiniz”, “KHK’lara, OHAL’e, ihraçlara artık yeter”, “savunmaya özgürlük” yazılı dövizler taşıyan grup, Boğa heykelinin karşısında basın açıklama yapmak için yürüyüşlerine son verdi.

Mavioğlu: Hapisteki gazetecilerin ne bayrağın ardına gizleyecek suçları ne de dinin arkasına saklayacak günahları var

Hazırlanan ortak basın açıklamasını okuyan gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, her türlü tehdide, gözdağına, linç ve tecrit koşullarına rağmen dimdik ayakta kalmayı başaran akademisyenler, tutuklu gazeteci ve avukatlar için yürüdüklerini söyledi.

Mavioğlu, "Milyonlarca dolarla dönen rüşvet çarklarının, vergi kaçakçılığının, adam kayırmacılığın ayyuka çıktığı bu günlerde; hapse attığınız gazetecilerin ne bayrağın ardına gizleyecek suçları, ne de dinin arkasına saklayacak günahları var. İşte biz bu büyük haksızlığa isyan ettiğimiz için yürüyoruz. Siz de bilin ki, akademisyenler her koşulda bilim üretmeye devam edecektir. O yüzden toplumu hurafelerle alıklaştırma planlarınızdan vazgeçin. Açtığınız davalarla barış yanlılarından terörist üretmeye çalışarak, itibarsızlaştırma taktiğiniz tutmaz. Asla başaramazsınız, çünkü bilim su gibidir; sızacağı çatlağı, akacağı vadiyi er ya da geç illa ki bulur. Ve avukatları ister gözaltına alın, ister tutuklayın ne mahkemelerdeki savunma kürsüleri boş, ne de hukuk büroları sahipsiz kalır” dedi.

#SözümüzVar yürüyüşüne ana akım medya ilgi göstermezken eyleme katılan gazetecilerin bir bölümü sosyal medya hesaplarından yayın yaptılar.

XS
SM
MD
LG