Erişilebilirlik

AİHM’in Uludere Davasını Reddetmesine Aileler ve Hukukçular Tepkili


Türkiye-Irak sınırında 34 kişinin savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürülmesiyle ilgili dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından geri çevrildi. Türkiye’deki iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından olayda hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralı kurtulanlar AİHM’e başvurmuştu. Ancak mahkeme davayı, “Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda eksik evrak verildiği” gerekçesiyle kabul edilemez buldu.

Mağdurlar adına 370 avukatın yaptığı başvuru sırasında, 2 avukatın istenen evrakları zamanında vermediği öğrenildi. Karara hukukçular tepki gösterdi. İnsan Hakları Hukukçusu Kerem Altıparmak, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “AİHM, avukatların AYM'ye iki gün geç belge yollaması nedeniyle, çoğu çocuk 34 kişinin katledildiği Roboski katliamını tarihe gömdü. Mahkemenin adını artık Avrupa Kabul Edilemezlik Mahkemesi olarak değiştirmek lazım, çünkü en iyi yaptıkları şey o. Roboski davasında AYM ve AİHM'in yaptığı adaletsizlik kadar canımı yakan bir vaka olmamıştı. İçim kaynıyor. Çoluk çocuk 34 kişi katledildi, 7 yıl hiçbir şey yapılmadı. Şimdi bu 7 yıl unutuldu, avukatların 2 gün gecikmesi nedeniyle dava reddedildi. Söyleyecek söz bulamıyorum!”

Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen da karara tepki gösterenlerden. Özmen, kararın kabul edilemez olduğunu belirterek, “Biz Diyarbakır Barosu olarak bu kararın adil ve insan hakları mahkemesi adını taşıyan bir mahkeme tarafından verilmesini doğru bulmuyoruz, vicdanen, ahlaken hukuken ciddi eleştirilere tabi tuttuğumuzu söylemek isteriz. Başvuru bir kabul edilemezlik kararı ile reddedildi. Yani ön incelemede başvurunun esasını incelenmesine dair aşamaya geçilmeden usulü bir eksikliğin, tüm dünyanın bildiği, tüm kamuoyunun gözünün önünde gerçekleşen, savaş uçaklarıyla 34 sivilin öldürüldüğü bir olayda bir usulü eksikliğin 34 canın önüne konulması, yaşam hakkının esastan incelmesine geçilmemesini, biz hukuken ahlaken vicdanen doğru bulmuyoruz. Diyarbakır Barosu olarak başvurun reddedilmesine ilişkin tüm üyelerimizle beraber kampanya yürüteceğimizi bildirmek isterim” diye konuştu.

Özmen, davayla ilgili yapılacak bir şeyin kalmadığını vurgulayarak, “Kabul edilemezlik kararları üzerinde herhangi bir başvuru yolu bulunmamaktır. Bize göre bu suç insanlık suçu, zaman aşımı yoktur. İç hukukta yürütülecek bir soruşturma sonucunda sonuca ulaşılması ya da ulaşılmaması halinde AYM’ye başvurulması ile yeniden süreç canlanılabilir” diye konuştu.

Aileler avukatlara tepkili

Öte yandan aileler adına açıklama yapan HDP-tutuklu-Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, hem avukatlara, hem mahkemelere tepki gösterdi. Encü, “Yedi yıldır Roboskili aileler olarak büyük bedeller ödeyerek bu mücadeleyi yürüttük. Yüzeysel bir yaklaşım sonucunda ise bütün emekler boşa gitti. Katliamın olduğu günden beri hukuki boyutun sahiplenilmesi gerektiğini, bunun için bir komisyon kurulması gerektiğini tüm yetkililerle paylaştık. Sadece sözle sahiplenmenin yeterli olmayacağını söyledik. Bu sözlerimiz her defasında ‘Bizler bu sorumluluğu alıyoruz’ diye cevaplandı. Anayasa Mahkemesi aşamasında -olması gerektiği gibi- dosya, 1100 avukatla Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Ancak dosyanın sorumluluğunun çok küçük bir avukat grubuyla yürütülüp hem kamuoyuna hem de bu avukatlara bilgi verilmediğini Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte öğrendik. Dosyayı teslim ettiğimiz ilgili Baro, bu sürecin organizasyonunu ve Anayasa Mahkemesi ile irtibatı sağlayacak, diğer barolar ve avukatlar da buna destek sunacaktı. Ne yazık ki hiçbiri yapılmamıştı. Ailelerin ilk günden beri dosyada ne olup bittiği sorusu karşısında ise hep, bir sorun yok, her şeyle ilgileniyoruz cevabını almıştık, halbuki. Bu nedenle, tüm bu olanlar karşısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı için bir kalemde ‘Bu bir siyasi karardır’ diyerek kestirip atmak, sorumluluktan kaçmaktır. Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın siyasi boyutunu da teslim ediyoruz. Ancak, açıkladığımız gerekçelerle bu durum var olan eksikliği ortadan kaldırmaya yetmemektedir. Topluma mal olmuş bir dosyada, siyasi karar açıklamasıyla vicdanlar rahatlatılamaz. İlgililerin bunun özeleştirisini vermesi, bizlerin beklentisidir. Bunun sorumluluğunun hem hukuki hem de siyasi olarak üstlenenlerin kamuoyuna bir açıklama borçları olduğunu düşünüyoruz” dedi.

XS
SM
MD
LG