Erişilebilirlik

AİHM'den Türkiye'ye Ahmet Şık Cezası


Gazeteci Ahmet Şık

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Cumhuriyet gazetesi muhabirliği döneminde terör örgütü propagandası yaptığı suçlamasıyla yaklaşık 400 gün cezaevinde tutulan gazeteci Ahmet Şık'ı haklı buldu. Mahkeme, Türk hükümetinin, İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 'özgürlük ve güvenlik haklarını' düzenleyen 5'inci maddesiyle 'ifade özgürlüğünü' düzenleyen 10'uncu maddesini ihlal ettiğine hükmederek gazeteci Şık'a 16 bin Euro manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Ahmet Şık, "Politik bir nedenle tutuklandığı iddiasıyla, Türkiye'nin 18'inci maddenin ihlalinden de yargılanması" talebinin reddedilmesinden üzüntü duyduğunu belirtti.

Fethullah Gülen hareketinin devlet ve ordu içinde örgütlenmesini içeren bir kitabı basılmadan toplatılan, daha sonra da Cumhuriyet gazetesinde yaptığı haberler ve sosyal medyadan paylaştığı mesajlar nedeniyle "örgüt propagandasından" yaklaşık 400 gün tutuklu kalan Ahmet Şık, AİHM mücadelesini bu şekilde kazanmış oldu.

AİHM, 4 yıldır süren yargılama sürecinin ardından, Ahmet Şık'ın, FETÖ/PYD ve DHKP-C örgütlerinin propagandasını yaptığı iddiasıyla tutuklanarak 13 ay 7 gün hapsedilmesinde, "hiçbir haklı şüphe ya da gerekçe" bulunmadığının tespit edildiğini belirtti.

Mahkeme, Şık'ın gazetecilik görevini yaptığı halde, terör propagandası suçlamasıyla tutuklanmasının hiçbir haklı şüphe ya da delile dayanmadığını, bu nedenle AİHS'in "tutukluluğun yasallığına hızla karar verilmesini" düzenleyen 5/1 maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Şık'ın mesleğini yapma hakkına doğrudan müdahale edildiğine dikkat çeken AİHM, "Mahkeme Ahmet Şık'ın tutukluluğunun gerçek nedenlere dayalı olmadığı sonucuna vardığını hatırlatır. Ayrıca, Türk Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 100. maddesi, bir kişinin ancak bir suç işlediğine dair güçlü bir şüpheye yol açan gerçeklere dayalı kanıtlar olduğunda tutuklanabileceğini öngörüyor. Bu durumda, makul nedenlerin yokluğu, güçlü şüphenin yokluğunu göstermektedir" denildi.

Yüksek Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin Şık'ın temyiz başvurusuna ilişkin kararını yaklaşık 2 yıl 3 ay sonra vermesinin de bir önemi kalmadığını, zira Şık'ın bu tarihten önce tahliye edildiğini de vurguladı. Ancak gazetecinin durumu hakkında geç karar verilse bile, darbe girişimi sürecinde yaşanan OHAL döneminden çok sonra dahi tutuklu kalan Osman Kavala dosyasından farklı olduğu belirtildi. Bu nedenle de AİHS'in 5/4 maddesine ve Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkında, "politik nedenlerle muhalefeti susturmak için tutukluluğu bir baskı aracı olarak kullanmasını" düzenleyen 18'inci maddeye aykırı olmadığı kararı verildi.

Ahmet Şık'ın 18'inci madde üzüntüsü

VOA Türkçe'ye konuşan Ahmet Şık, "Buradan ifade özgürlüğü maddesinin ihlal edildiği konusunda zerre kadar şüphem yoktu. Ama burada benim için önemli olan 18'inci maddeden ötürü Türkiye'nin cezalandırılması yönünde güçlü bir karar çıkması idi. Ama böyle bir karar çıkmadı. AİHM'in itibarı ile Türkiye'nin itibarı birbirine yakın gidiyor nasılsa" dedi.

Tarafların AİHM kararını Büyük Daire'ye götürme hakkı bulunuyor. Ahmet Şık ya da Türk hükümetinin kararı temyiz etmek için 3 ay süresi var.

XS
SM
MD
LG