Erişilebilirlik

Ahmet Şık ve Murat Sabuncu Tahliye Edildi


Murat Sabuncu

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Cumhuriyet davasının altıncı duruşmasında gazetenin genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu ve muhabir Ahmet Şık tahliye edildi.

Duruşmayı 16 Mart’a erteleyen mahkeme, Cumhuriyet gazetesinin icra kurulu başkanı Akın Atalay ve “jeansbiri” adlı Twitter hesabını kullandığı iddia edilen Kemal Aydoğdu’nun ise tutukluluğunu devamına karar verdi.

Silivri Cezaevi'nden çıkan Ahmet Şık ve Murat Sabuncu, cezaevi araçlarıyla bir benzin istasyonundaki kendilerini bekleyen yakınları ve meslektaşlarının yanına geldiler.

Ahmet Şık: 'Mafya saltanatı hak ettiği yere gidecek'

Yakınlarıyla kucaklaştıktan hemen sonra kısa bir açıklama yapan Ahmet Şık, hakikate inanan herkese teşekkür ettikten sonra hükümeti eleştirdi.

Şık, “Ben sevinmiyorum. Akın Atalay son tutuklu olarak içerideyken sizlerin de sevinmesini istemiyorum. Öfkeli olmanızı tercih ediyorum. Çünkü öfke bizi ayakta tutacak, umudumuzu öfkemizle bileyeceğiz. Bunu yapmaz isek saçma sapan şeylere sevinmeye devam edeceğiz. Bugün sevineceğimiz bir gün değil. 6 yıl önce yine bir Mart ayında buradan çıkmıştım. Bugün yine bir Mart ayı. O günden bu güne değişen faşizmin sahiplerinin ortaklarının birinin eksilmesidir. Ama bu ülkede sevineceğimiz gün gelecek. Çünkü bu mafya saltanatının biteceğini ben size garanti ediyorum. Hakikate inanan herkes bilsin ki, bu mafya saltanatı hak ettiği yere gidecek. İşte biz o gün sevineceğiz” dedi.

Murat Sabuncu: 'Korkusuzca işimizi yapmaya devam edeceğiz'

495 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Murat Sabuncu ise serbest bırakılmalarını kamuoyundaki güçlü dayanışmaya bağladı.

Sabuncu, “Düşünce ve fikir özgürlüğü yüzünden cezaevinde sadece biz yoktuk. Hala gazeteciler, avukatlar, milletvekilleri, hak savunucuları cezaevinde. Biz dışarı çıktık diye Türkiye’nin problemleri düzelmedi. Bizim gazete olarak gazeteciler olarak görevimiz bu hak mücadelesinde daha evvel yaptığımız gibi korkusuzca bu işi yapmaya devam etmek. Herkes şunu unutmasın, biz dışarıdaysak dayanışma sayesinde dışarıdayız” diye konuştu.

Tahliye Edilen Murat Sabuncu'nun Açıklamaları
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:01:16 0:00

Faraç'tan Cumhuriyet'e suçlama

Altıncı duruşmanın ana eksenini tanık ifadeleri oluşturdu. Savcılığın tanıklarından Aydınlık gazetesi köşe yazarı Mehmet Faraç, 2010 yılında ‘cumhuriyet şehidi’ Asteğmen Kubilay ile ilgili yazdığı bir yazı nedeniyle kovulduğunu söylediği Cumhuriyet gazetesinin, 2013 yılından sonra çizgisini değiştirdiğini savundu.

Faraç, “FETÖ’nün en büyük cinayetlerinden biri İlhan Selçuk'tur. Ondan sonra gazete yalnızca ideolojik erozyon yaşamadı, çöküntü yaşadı. Düşmanımın düşmanı dostumdur stratejisiyle -Cumhuriyet gazetesinin bombalanması, İlhan Selçuk'un ölümü, Mustafa Balbay'ı cezaevine sokan- örgütün safında yer alarak AK Parti ile mücadele algısı oluştu. Sonradan gazetenin başına Can Dündar geldi” dedi.

Avukat Fikret İlkiz ise Mehmet Faraç’ın gazeteyle ilişkisinin nedeniyle kadın bir gazeteciye fiziki şiddet olduğunu ifade etti.

Tavşanoğlu: 'Can Dündar sonra gazete ideolojik olarak sulandırıldı'

Bir başka tanık gazetenin eski köşe yazarlarından Leyla Tavşanoğlu ise Cumhuriyet gazetesinin hiçbir terör örgütüyle ilişkisi olmadığının altını çizdi. Savcının sorusu üzerine Tavşanoğlu, 2014 yılında Gazeteciler Yazarlar Vakfı’nın davetlisi olarak 2014 yılında Houston’a gittikten sonra beraberindeki gazetecilerle birlikte Pensilvanya’da Fethullah Gülen’le görüştüğünü teyit etti.

Duruşmada tanık olarak dinlenenda sanıklarla fikir uyuşmazlığı olsa da hiçbirinin terör bağı olduğunu düşünmek istemediğini söyledi.

Gazetenin kendisinden sonraki işleyişi hakkında söyleyeceği bir şeyi olmadığını belirten Tavşanoğlu, “Houston’a giderken Vakıf ve gazete yönetiminde olan İbrahim Yıldız'dan izin aldım. Sonra vakıf genel sekreteri Gülen’le görüşmek üzere Pensilvanya’ya gidileceğini söyledi. Kabul ettim ama yazılacak bir şey görmedim. yazmadım. Can Dündar'ın gelmesinin ardından gazetenin ideolojisi sulandırıldı gibi bir izlenim yaratılmaya çalışıldı” dedi.

Öymen ve Beko’dan Cumhuriyet’e destek

Savunma tarafının tanıklarından gazeteci Altan Öymen, 73 yıldır okuduğu Cumhuriyet gazetesinin Atatürkçü ve laik çizgisini hiç bozmadığını söyledi.

Tüm sendik başkanlarının Cumhuriyet’e destek verilmesinde hemfikir olduğunu belirten DİSK Genel Başkanı Kani Beko da eğer bir cemaat işbirliği hissedilse böyle bir yaklaşımlarının olamayacağını ifade etti.

XS
SM
MD
LG