Erişilebilirlik

8 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, Kuzey Kore’nin Birleşmiş Milletler’in getirdiği yeni yaptırımlara sert tepki gösterdiğini ve gerektiği takdirde kendisini savunmak için nükleer silahlarla yanıt vereceğini duyurduğunu yazıyor. Habere göre Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, Amerika’nın saldırısına uğrama tehdidine karşı ”stratejik seçenek” olarak tanımladığı nükleer ve balistik silahlara sahip olmaktan asla taviz vermeyeceklerini söyledi ve Amerika’nın tamamının Kuzey Kore füzelerinin menzili içinde olduğunu hatırlattı. Kuzey Koreli bakan, Birleşmiş Milletler’in Cumartesi günü aldığı yaptırım kararını yasadışı olarak niteledi. Amerika Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ise dün, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği ASEAN toplantısında, ”Kuzey Kore’nin müzakere masasına oturmaya hazır olduğuna dair vereceği en iyi sinyal, füze denemelerine son vermektir” şeklinde konuşmuştu. Kuzey Kore Dışişleri Bakanı ise Trump Yönetimi’nin Çin ve Rusya’nın da ortaklığıyla yapmayı önerdiği görüşmelere katılmayacakları sinyali verdi. Filipinler’in başkenti Malina’da düzenlenen ASEAN güvenlik konferansının ana gündem maddesi, Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik füze teknolojisinde kısa süre içinde kat ettiği mesafelerdi. Kuzey Kore’nin silah teknolojisi, Amerika’nın Güney Kore ve Japonya gibi müttefiklerini şimdiden tehdit eder nitelikte.

Washington Post bugün ayrıca Trump Yönetimi içinde yaşanan işlev bozukluğunun şirketler için belirsizlik anlamına geldiğiyle ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, Trump Yönetimi’nin vergi indirimi, sağlık hizmetleri yasası, altyapı devrimi ve Çin’le olan haksız rekabetin giderilmesi gibi meselelerdeki tavrının hala belirsiz olması nedeniyle şirketlerin eleman alımı ve yatırım gibi alanlardaki kararları askıya almak zorunda kaldığını yazıyor. Habere göre birçok şirket, normal zamanlarda büyümelerini sağlayacak riskleri almaya yanaşmıyor. Çok sayıda şirket CEO’su, doğrudan Başkan Trump ya da Kongre’yi suçlamasalar da yılın başında verilen sözlerin tutulduğuna dair herhangi bir işaret olmadığını, yakın gelecekte de böyle bir işaret alacaklarını düşünmediklerini kaydediyor. Başkan Trump, kurumlar vergisini yüzde 35‘ten yüzde 15’e indirme, sağlık yasalarını yeniden yazma, tüm kısıtlamaları yüzde 80 oranında azaltma, Çin, Meksika, Güney Kore ve Kanada’yla olan ticari ilişkileri daha sıkı kontrol altına alma ve bir trilyon dolarlık altyapı paketi hazırlama sözü vermişti. Chicago Üniversitesi’nden iktisat ve uluslararası ilişkiler profesörü Steven Davis, Trump’ın politikalarının çoğunun hala askıda olduğunu ve büyük değişiklikler yaşanacağına dair henüz bir sinyal alınamadığını söylüyor.

Washington Post bugün ayrıca Dünya’nın orta enlemlerinde bulunan küçük ancak yüksek irtifadaki buzulların yüzde 70‘ine sahip olan Peru’daki iklimsel değişiklikle ilgili habere yer veriyor. Habere göre bulundukları enlem nedeniyle ”tropik buzul” olarak anılan bu buzulların yok olmaya başlaması, iklim değişikliğinin alarm verici boyutlarının en somut örneklerinden biri. Uzmanlar, Peru’daki bu buzulların bazılarının yüzde 90 oranında kütle kaybına uğradığı uyarısında bulunuyor. Peru’daki buzulların hızla erimesi, ülkeyi gelecekte ciddi bir su krizinin beklediğine işaret ediyor. Peru halkının büyük çoğunluğu su kaynağı olarak şimdiye kadar çok yavaş eriyen buzullardan yararlanıyordu. Ancak buzulların hiç görülmemiş bir hızla erimesi, halkın bu kaynaktan yoksun olacağı anlamına geliyor.

New York Times da ana sayfasında çevreyle ilgili önemli bir habere yer veriyor. Habere göre Trump Yönetimi’nin onayını bekleyen federal iklim değişikliği raporuna göre Amerika’da hava sıcaklığı, 1980’li yıllardan bu yana çok hızlı ve şiddetli biçimde artış gösterdi. Son on yıllar ise son bin 500 yıl içindeki en sıcak zaman dilimi olarak nitelendiriliyor. Gazeteye göre 13 federal dairenin hazırladığı, New York Times’ın taslağını ele geçirdiği ve henüz kamuoyuna açıklanmayan rapor, Amerikan halkının iklim değişikliğinin etkilerini şimdiden hissettikleri sonucuna varıyor. Rapordaki bulgular, Başkan Trump ve kabinesinin iklim değişikliğindeki insan etkeninin belirsiz olduğu yönündeki iddiaya taban tabana zıt. 13 dairenin, raporu 18 Ağustos’a kadar onaylaması gerekiyor. Bu dairelerden biri de EPA olarak bilinen Çevre Koruma Dairesi. Ancak gazete, daire başkanı Scott Pruitt’in karbondioksitin küresel ısınmaya katkısı olmadığına inandığını hatırlatıyor. Uzmanlar, Trump Yönetimi’nin raporun içeriğini değiştirmeye ya da raporu saklamaya yönelik girişimde bulunmasından korkuyor. Rapor, küresel ısınmanın ana nedeninin insan faaliyetleri olduğu sonucuna varıyor. Hükümetin politika değişikliğine gitmesi gerektiğiyle ilgili yorum yapmayan raporda, küresel ısınmayı 2 Santigrad derecede sabitlemek için küresel karbondioksit salımının çok ciddi biçimde sınırlandırılması gerektiği ayrıntısı da yer alıyor.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG