Erişilebilirlik

AGİT Heyeti Referandum Sürecini Değerlendiriyor


Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT heyeti de referandumu gözlemlemek için Türkiye'de. AGİT heyetinde, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyelerini içeren parlamenterler grubu ve hukuk, siyaset, medya, ekonomi gibi farklı alanlarda uzmanlar yer alıyor. Heyet, 11’i Ankara’da olmak üzere Türkiye genelinde 35 kişiden oluşuyor.

AGİT, halk oylamasını AGİT taahhütleri, demokratik seçimler için gerekli olan diğer uluslararası standartlar ve iç hukuk açısından gözlemliyor. Gözlemciler, kampanya faaliyetleri, referandum idaresinin ve diğer ilgili kurumların işleyişi, referandum mevzuatının uygulanması ile referandumla ilgili uyuşmazlıklarının çözümünü izliyor.

Zulueta, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, AGİT heyetinin gözlemcilik yapması için Türk hükümetinin davetine teşekkür etti. Türkiye’nin izniyle gözlemci olarak ülkede bulunduklarını vurgulayan Zulueta, Mart ayı ortasında Ankara’ya geldiklerini belirterek, “Referandum gününden önce gelmemizdeki amaç, kampanya dönemini izlemek. Yasal sürecin işleyişini ve medya atmosferini izliyoruz. Bununla ilgili şikayetleri, Türkiye’nin bir parçası olduğu AGİT Antlaşması ve Avrupa Konseyi’nin uluslararası standartları ile ulusal yasal mevzuat açısından değerlendiriyoruz. Bugün de son çalışma günümüzde oy kullanma noktalarını ziyaret ediyor, gözlemliyoruz” diye konuştu.

Zulueta, gün ortası itibariyle kendilerine ulaşan şikayetler olup olmadığı sorusuna da, “Çok sınırlı sayıda şikayetler tarafımıza ulaştı. Ancak tam olarak ne olduğunu günün sonunda öğreneceğiz” yanıtını verdi.

Tane De Zulueta, eski parlamenter olarak tarihi halk oylamasına ilişkin görüşünü de, “Türkiye, bugüne değin çok sayıda seçim yürütmüş bir ülke. Seçimler konusunda gerçekten tecrübeli bir ülke. Bu aynı zamanda anayasa değişikliğine ilişkin ilk kez düzenlenen referandum da değil. Gözlem görevimiz kapsamında nasıl gerçekleştiğini ve Türkiye’nin uluslararası standartlar açısından nasıl tamamladığını sonuç raporumuzla değerlendireceğiz” sözleriyle açıkladı.

Ara raporda medya eleştirisi yer almıştı

AGİT heyetinin halk oylaması öncesindeki kampanya dönemini de içeren ara raporu, 7 Nisan’da yayımlanmıştı. Heyet, ara raporunda özellikle medyada propaganda yapılmasına ilişkin sıkıntıları eleştirmişti. Raporda, medyaya ilişkin özetle şu tespitlere yer verilmişti:

“Medya ortamı genellikle kamu alımları ve hükümet düzenlemelerine bağlı ticari sektörlerde de çıkarı bulunan grupların sahip olduğu kuruluşların hakimiyetindedir. Temmuz olaylarından bu yana, 60 rad- televizyon ve radyo kanalı, 19 gazete, 29 matbaa ve beş haber ajansının da dahil olduğu 158 basın yayın kuruluşu kapatılmıştır. Olağanüstü hal döneminde 150’den fazla gazeteci tutuklanmıştır ve 31 Mart tarihi itibariyle büyük çoğunluğu hala tutuklu durumdadır. Venedik Komisyonu bu durumu “basın-yayın kuruluşlarının kitlesel tasfiyesi” olarak tanımlamıştır. Referandum için yasal çerçeve basına tarafsız yayıncılık zorunluluğu getirmekte ve seçimlere katılma yeterliliğine sahip siyasi partilerin medyaya eşit erişimini garanti altına almaktadır. Ancak, bir olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi YSK’nın tarafsız yayın yapmayan özel yayın kuruluşları üzerindeki cezai müeyyide yetkisini ortadan kaldırmıştır.”

Raporda, ayrıca “Bugüne kadar kampanya kutuplaşma ve bazı kısıtlamalar ile karakterize olmuştur. Birtakım siyasi liderlerin ve aktivistlerin parmaklıklar ardında olması bazı grupların kampanya yapma yetilerini ciddi ölçüde kısıtlamıştır. Şimdiye kadar ‘Hayır’ destekçileri, bazı durumlarda, kampanya sırasında polis müdahalesi ile karşılaşmışlar, aynı zamanda bunların bir kısmı cumhurbaşkanına hakaret veya yasadışı toplantı düzenleme gibi suçlamalar ile tutuklanmışlardır” tespiti dikkat çekmişti.

XS
SM
MD
LG