Erişilebilirlik

Afrin Kantonu’nun Kaderi Ankara – Moskova Hattında mı?


Türkiye’nin son günlerde Suriye’deki YPG-PYD güçleriyle kısa süreli çatışma durumunu değerlendiren Savunma Uzmanı Metin Gürcan’a göre; Rusya ile yürütülen pazarlıklar sonucunda Afrin Kantonu sahasında Türk askeri gücü yayılması gerçekleşebilir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Emekli Binbaşı ve savunma stratejisi alanında akademisyen Metin Gürcan, Ankara’nın Suriye’de olası yeni askeri operasyon düzenleme ihtimalini ve muhtemel YPG-PYD’yi doğrudan hedef alacağı askeri müdahalesini değerlendirdi. Moskova’da halen PYD Temsilciliği resmen faaliyetlerini sürdürmekle birlikte Gürcan, Suriye sahasında PYD’yi memnun etmeyecek gelişmeler yaşanabileceği görüşünde.

Mevcut resimde PYD’nin kontrolünde özerklik ilan ettiği üç kanton bölgesi bulunuyor; Afrin, Kobani ve Cezire. Türkiye, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Suriye kuzeyinde PYD’nin Afrin ile Kobani kantonları arasındaki bölümü askeri açıdan kontrol altına almış görünüyor. Şimdiki soru, Türkiye’nin PYD-YPG’nin kontrolündeki topraklara doğru askeri genişleme stratejisi izleme ihtimali.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Türkiye Afrin’i ele geçirmek için operasyon başlatırsa Rusya’nın tavrı ne olacak?” sorusunu diplomatik üslupla kısmen geçiştirdi. Zaharova, Türkiye’ye Kürt varlığını anımsatmak ile birlikte sahadaki tüm taraflar açısından “Suriye’nin toprak bütünlüğü” anımsatmasında bulundu. Zaharova, “Bizim Suriye’de cereyan eden olaylar hakkında tutumumuz ezelden beri belli. Rusya, bu ülkenin yasaları, egemenlik ve toprak bütünlüğüne tüm aktörlerin saygılı olmasını istiyor. Suriye çok milliyetin bir arada yaşadığı ülke olarak mevcut sorunlarını kendi içinde çözmeli. Suriye’nin şimdiki krizden sonra nasıl bir ülke olacağını yine bu halklar aralarında görüşerek belirlemeli. Yeni Suriye anayasasını birlikte kabul etmeli. Bu süreçte Suriye’deki Kürt azınlığı önemli faktörlerden biri, görüşleri alınmalı” mesajını verdi.

Amerika’nın Sesi’ne Suriye’deki gelişmelerle ilgili görüşlerini aktaran Gürcan ise, kameralar karşısında Zaharova gibi isimlerce verilen mesajlardan öte sahada askeri gelişmeleri yorumlamak gerektiğini vurguladı. Gürcan, PYD-YPG kontrolündeki Afrin Kantonu’nun geleceğinde Türkiye’nin Rusya ile pazarlığında nasıl bir sonuç elde edeceğinin belirleyeceği olacağını söyledi.

Türkiye’nin sıklıkla ABD’ye anımsattığı PYD-YPG’nin Fırat’ın batısında kalmaya devam etmesi halinde “sahada gittikçe ısınma yaşanacak” görüşünde olan Gürcan, TSK’nın sınırdaki Kilis ilinde ve güneyinde Suriye topraklarında kontrol altında tuttuğu Cerablus – El Bab bölgesinde askeri yığınak yaptığını dile getirdi.

Son günlerde TSK’nın yazılı açıklamalarıyla da teyit ettiği üzere Azez ve Mare bölgelerinde karşılıklı ateşler edildiğini anımsatan Gürcan, “Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde öncelikli hedefi YPG ve stratejik amacı da ne pahasına olursa olsun PKK’nın merkezi olan Kandil’den başlayan ve Sincar üzerinden Fırat doğusundaki Cezire ve Kobani kantonları ile Fırat batısındaki Afrin’in birleşiminden oluşan bir Kürt (veya PKK) koridoru ile kuşatılmamak. Fırat’ın doğusunda ABD’yi YPG’yi bırakmaya ikna edemeyen Ankara için Moskova şimdilik Suriye’nin kuzeyinde Washington’a kıyasla uzlaşılması ve çalışılması daha uygun bir aktör. Çünkü Fırat’ın batısında Moskova’nın Ankara’ya, Ankara’nın da Moskova’ya ihtiyacı var. Bu konjonktürel çıkar birliği, Ankara ile Moskova’yı işbirliğine zorluyor” dedi.

Gürcan’a göre; Rusya tarafı İdlib’in kontrol altına alınabilmesi konusunda Türkiye ile işbirliğini tercih edebilir ve bunun sonucunda Afrin’den PYD-YPG’nin uzaklaştırılmasına sahada müdahalede bulunmayabilir.

İdlib’te Türkiye’nin destek verdiği ÖSO destekçisi Sünni grupların yanı sıra radikal-cihatçı gruplar bulunduğuna da dikkat çeken Gürcan, Rusya’nın İdlib’teki Sünni gruplar ile arabuluculuk için Ankara’ya ihtiyaç duyabileceğini dile getirdi. Keza Gürcan; Rusya’nın, Şam Rejimi ile birlikte İdlib’e yapacağı askeri operasyonda sivil kaybı önlemek amacıyla buradaki Sünni ailelere yaşam alanı olarak Türkiye’nin kontrolündeki bölgeyi adres gösterebileceği düşüncesinde.

“Türkiye iki koldan askeri taarruz yapabilir”

Şu anda ABD’ye kıyasla Rusya’nın daha fazla Türkiye’nin görüşlerine kulak verdiğini veya en azından öyle gözüktüğünü belirten Gürcan, bu çerçevede Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde kontrol altında tuttuğu toprağı genişletmesine Rusya’nın göz yumabileceğini anlattı. Gürcan, “Moskova Ankara’nın İdlib'te yapacağı yardım ve oynayacağı rol karşılığında, Afrin’in tamamına yönelik olmasa da, Kilis-Azez hattından güneybatıya doğru ve Mare’den batıya doğru genişleyerek Tel Rıfat’ta buluşacak bir yeşil ışık yakmış görünüyor. Tam da bu yüzden Türkiye’nin Fırat’ın batısında askeri bir harekatı olursa İdlib’teki gelişmelere de bağlı olarak kuzeydeki Kilis-Azez hattından güneye, doğudaki Mare’den batıya doğru ve Tel Rıfat’ta birleşecek şekilde iki koldan taarruz yapılabileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Ancak Gürcan’a göre; Türkiye’nin kontrolünde sahadaki toprakları genişletmesi ifade ettiği Suriye politikasıyla çelişiyor. Gürcan, Ankara’nın hem Kürtlerce özerklik ilan edilmesi çerçevesinde sıklıkla dile getirdiği “Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalı” tezine rağmen kendi kontrolündeki toprakları genişletmesiyle çelişkiye düşeceğini de işaret ediyor.

Gürcan, ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Mart ayı sonrasında ikinci kez gerçekleştireceği Türkiye ziyaretini de yorumladı. ABD’nin, Ankara’nın ne derece Moskova ile yakınlaştığını anlamaya çalışacağını söyleyen Gürcan, “Bunu Türkiye’yi rahatlatma ve kısmen gönül alma ziyareti olarak görüyorum” görüşünü paylaştı. Gürcan, ABD’nin iddia ettiği gibi YPG’ye verdiği silahları kesinlikle geri toplayamayacağını da söyledi. Sahada sadece Suriye değil Irak’ta da farklı gruplara farklı ülkelerce verilen silahların sürekli el değiştirdiğine işaret eden Gürcan, “Suriye tam bir kara borsa durumunda” diyerek sadece ABD’nin değil Türkiye’nin de Rusya’nın da verdiği silahların el değiştirdiğine dikkat çekti.

XS
SM
MD
LG