Erişilebilirlik

Afgan Uyruklu Amerikalılar New York Saldırılarını Tartışıyor


Afgan asıllı Manizdah Naderi, Afgan göçmenlerin yoğunlaştığı New York Queens’deki Dar El Takva Mescidi’nin üyesi. Naderi, saldırıyı düzenleyen kişinin Afgan uyruklu Amerikalı toplumun bir parçası olduğunun inkar edilemeyeceğini söyledi. Naderi “Bu kişinin bizden biri olduğunu kabul etmeli ve toplumun diğer üyelerinin radikalleşmesini önlemeliyiz” dedi.

Ailesi 1980’lede Amerika’ya yerleşen 28 yaşındaki Rahami, New Jersey’de yaşadığı Elizabeth kentinden sadece altı kilometre uzaktaki Linden semtinde polisle girdiği çatışmada yaralı olarak ele geçirildi. New York Valisi Bill de Blasio, Rahami’nin New York ve New Jersey saldırılarının tek zanlısı olduğuna inandıklarını söyledi. New York’taki patlamada 29 kişi yaralanmıştı.

Dar El Takva Mescidi’nin imamı Akbar Sherzad, New Jersey’de Somerset kentinde yaşıyor. Sherzad, New Jersey’de konuştuğu Afganlılar arasında Rahami’yi tanıyan olmadığını söylüyor.

Bombalı saldırıları kınayan Sherzad olayın, New York’ta 30 bin ila 50 bin kişi olduğu tahmin edilen Afgan uyruklu Amerikalı toplumu sarstığını belirtiyor.

Sherzad, bu tip olayların gelecekte tekrarlanmaması için daha fazla çaba gösterilmesini istiyor.

Sherzad “Ailelerinden uzaklaşan gençler, iş yerinde veya üniversitedeki radikal gruplarla bağlantı kuruyor. Ama maalesef günah keçisi camiler oluyor” diyor.

Elizabeth kentindeki Darül İslam camisi görevlileri, Rahami’nin cemaat üyesi olmadığını söylüyor. Öte yandan, New York Times gazetesi Rahami’nin dört yıl önce Afganistan ve Pakistan’a gittikten sonra dindarlaştığını ve ailesinin işlettiği dükkanın arka bölümünde namaz kıldığını yazdı.

Çok sayıda Afgan göçmenin yaşadığı New York ve Virginia’da Afgan-Amerikalı topluma hizmet veren camilerin imamları, gençleri cemaate dahil etmek için programlar yürüttüklerini ve Cuma vaazlarına katılan cemaat üyelerini aşırıcılara karşı uyardıklarını söylüyor.

Virginia’nın Annandale ilçesinde bulunan bir Afgan-Amerikalı camisinin başındaki Muhammet Nadir Hüseyni, beyinleri yıkanan ve radikalleştirilen gençlerin ailelerinin çok dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

İmam Sherzad, böyle olayları önlemek için, geçen yıl New York’taki Dar El Takva’da radikalliğin tartışıldığı aylık aile toplantıları düzenlemeye başladıklarını söylüyor.

Toplantılara hem ailelerin hem de gençlerin katıldığını söyleyen Sherzad, “Gençleri dinliyor, gözlemliyor ve yardımcı oluyoruz. Böylece radikal grupların gençlerin beyinlerini yıkamasının önüne geçmeye çalışıyoruz. Ailelerden de çocuklarının görüştüğü kişiler konusunda uyanık olmalarını istiyoruz” şeklidne konuştu.

Öte yandan, Afgan asıllı Amerikalılar ve diğer Müslümanlara karşı bir öfke patlamasından kaygı duyan dinadamları, Afgan asıllı üyelerine önümüzdeki günlerde fazla ön plana çıkmamalarını tavsiye ediyor.

Naderi “Kesinlikle temkinliyiz. Cemaat üyelerinden de, ortalık yatışıncaya kadar temkinli olmalarını istedik” diyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD’de Enflasyonda Yavaşlama - 10 Ağustos
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:52 0:00
XS
SM
MD
LG