Erişilebilirlik

Adli Yıl Tartışmalar Eşliğinde Başladı


2019-2020 adli yılı cumhurbaşkanlığı ve barolar arasındaki tartışmalarla başladı.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki resepsiyona katılmayan Diyarbakır Barosu, adli yıl açılışı nedeniyle yaptığı açıklamada, yargıda yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Adli yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenmesi nedeniyle günler önce başlayan tartışma bugün de devam etti. 52 baronun katılmadığı tören devam ederken Diyarbakır Barosu da adliye önünde basın açıklaması yaptı.

Baro Başkanı Cihan Aydın tarafından yapılan açıklamada, yargının derin bir kriz içinde olduğu vurgulandı. Aydın, yargının tarafsızlık ve bağımsızlığını yitirdiğini savunarak, “Bununla beraber yargıç güvencesi konusunda ağır yaralar alan yargının, bu duruma karşı bir tepki geliştirmemesi, adeta boyun eğmesi, kısa vadede bu sorunu aşamayacağımızı göstermektedir. Yargı, memleketin sorunlarını çözmek bir yana, kendisi sorunun bir parçası haline gelmiştir. Türkiye yargısının en kronik sorunu, iktidar bloğu ile zihinsel ve fiziksel yakınlığıdır. Yargı, yürütme karşısında zihinsel ve fiziksel özerkliğini sağlamadığı, en azından bunun çabasını göstermediği sürece bu kaostan kurtulma şansını da bulamayacaktır. Yargıyı özgürleştirmeden, bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamadan memlekete ne demokrasi getirebilirsiniz ne de refah. Bu nedenlerle yürütmeyi, yargı üzerindeki etkisini ve baskısını kaldırmaya çağırıyoruz” dedi.

HDP’li belediyelere kayyum atanmasına tepki gösteren Aydın, sorunların kökeninde Kürt sorununun yattığını söyledi. Aydın, “Türkiye, geçmişte denediği, başarıya ulaşmasa da önemli birikim ve kazanımlar elde ettiği barış arayışlarına acilen geri dönmelidir. Bu dönemin en önemli kazanımlarından biri, hiç şüphesiz Kürt meselesinin şiddet dışı araçlarla çözümü konusunda toplumda yarattığı umuttur. Küllenmiş bu umudu yeniden canlandırmak için çözümün tarafları, Kürtlerle, yaşadığı coğrafyaya bakılmaksızın eşitlikçi ve özgürlükçü bir yöntemle birlikte yaşamanın koşullarını yaratmalıdır. Silahsızlanma da dahil tüm şiddet araçlarını dışarıda tutan bu paradigma, yaşamın her alanını esir alan bu şiddet, kriz ve kaos halinden kurtulmanın yegane yoludur. Temel amaç toplumsal barıştır. Barış, ısrarla ve inatla talep edilmelidir” diye konuştu.

Açıklamadan sonra VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Aydın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törende barolara yönelik söylediği, “İlk çözmemiz gereken meselelerden biri, tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin, temsili demokrasiye uygun hale getirilmesidir" sözlerine yanıt verdi. Bunun bir politik söylem olmasını umduğunu söyleyen Aydın, “Biz bunu daha önce görmüştük. 2014 yılında Metin Feyzioğlu ile yaşadığı krizden hemen sonra yine böyle bir tehdit savurmuştu. Baroların seçim sistemini değiştirme, hatta Türkiye Barolar Birliği’ni kapatma söylemi olmuştu. Bu yürütmenin başındaki bir insan için doğru bir tutum değil. Her hizaya gelmeyen ya da muhalefet eden kurumu tehdit edip parmak sallamak, yasal düzenleme yapmak, kapatmakla tehdit etmek başka şekilde terbiye etmeye çalışmak doğru bir tutum değil. Giden barolar gibi gitmeyen barolar da kendince gerekçe ortaya koydular. Biz gitmeyen baroların tarafındayız. Gitmeyi doğru bulmadık, bulmuyoruz. Yürütmenin çatısı altında bir araya gelmek hukuk örgütlerini, hakim, savcı, yüksek yargı mensuplarını bir araya getirmek yargı bağımsızlığı açısından son derece sorunlu bir mesele. Bu kabul edilebilir bir tehdit değil. Bunu doğru bulmuyoruz. Ben bunun politik bir argüman olarak durmasını umuyorum. Çünkü başka türlü baroları susturursanız toplumu susturursunuz” diye konuştu.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD Bağımsızlık Günü'nü Kutluyor - 4 Temmuz
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:24 0:00
XS
SM
MD
LG