Erişilebilirlik

Açlık Grevindekiler Artık Yürüyemez Noktada


Nuriye Gulmen, a literature professor, and Semih Ozakca, a primary school teacher, who have been on hunger strike after they both lost their jobs in a crackdown following a failed July coup against President Tayyip Erdogan, take part in a protest against

Türkiye’de olağanüstü hal (OHAL) kapsamında ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, cezaevi koşullarında artık yürüyemez hale gelmelerine rağmen açlık grevi eylemini ve hukuk arayışlarını sürdürüyor.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve beraberindeki avukatlarca yapılan açıklamada, açlık grevi eyleminde 106’ncı gündeki Gülmen ve Özakça’nın ciddi nabız düşüklüğü bulunduğu, yürüyemediği ve konuşmakta zorlandığı duyuruldu.

Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça ve annesi Sultan Özakça da, açlık grevi eyleminde 30. günde. Ancak eş ve anne Özakça’nın sağlık koşullarındaki gerileme Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’e kıyasla hızlı gerçekleşiyor.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Esra Özakça, Nuriye Gülmen’in dünkü nabız ölçüsünü 39, eşininkini ise 40 olarak ifade etti. Eşini geçtiğimiz Pazartesi günü gördüğünü ve o gün yürüyerek görüşme odasına geldiğini kaydeden Esra Özakça, ancak dün itibariyle Semih Özakça’nın da Gülmen gibi tekerlekli sandalye ile hareket edebildiğini dile getirdi.

Esra Özakça, Başbakan Binali Yıldırım’ın önceki günkü açıklamalarına ise tepkili. Özakça, Yıldırım’ın, “Başbakan Yardımcımız Nurettin Canikli'yi görevlendirdim. Arkadaşların aileleriyle buluştu görüştü. Eylemi sonlandırmalarını istedi. Burada olumlu bir yaklaşım göremedik. Aileler aksine biz bu eylemlerden gurur duyuyoruz asla da bırakmayı düşünmüyoruz gibisinden tutum içine girdiler. İstedikleri şu, herhangi bir itiraz komisyonuna girmeden göreve iade edilsinler. Biz de dedik ki komisyona girsinler titiz şekilde değerlendirilir dedik. Başka ne yapabiliriz. Örgüt ilişkisi yüzünden bir gözaltı yapılmış” sözleriyle gerçeği aktarmadığı görüşünde. Özakça, “Başbakan’ın ağzından yalan ifadeler duyuyoruz, üzülüyoruz. Başbakan’ın aksine aileler olarak 69. günde Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ile olumlu bir görüşme yapılmıştı. Başbakan’ın söylediği gibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun mektup yazmasından önce oldu bu görüşmemiz. Canikli ile görüşmede, Nuriye ve Semih’in OHAL Komisyonu’nun ilk konusu olması yönünde söz verilmişti. Hatta Nuriye Hoca’nın çeviri yaptığı kitaplardan söz edildi ve Canikli ile çok dostane bir görüşme oldu. Ama görüşmeden 6 gün sonra Hükümet’in yanıtı Nuriye ve Semih’i tutuklamak oldu” dedi.

Gülmen ve eşi Özakça’nın 23 Mayıs’ta tutuklandığını anımsatan Esra Özakça, Gülmen ve eşine yöneltilen “örgüt üyeliği” suçlamasını da reddederek, öncesinde “adli sicil temiz kaydı” sahibi olduklarını hatırlattı.

Başbakan’ın aksine olumlu yanıtlar aldıkları görüşmede Başbakan Yardımcısı Canikli’nin kendilerine OHAL Komisyonu’nun en kısa sürede göreve başlayacağını ifade ettiğini belirten Özakça, “Ancak OHAL Komisyonu’nun göreve başlama tarihi sürekli ileriye atılmakta, şimdi 1 Temmuz’da denildi. Canikli ile görüşmemizden sonra yani Kılıçdaroğlu’nun Başbakan’a mektup göndermesi sonrasında Hükümet ile kesinlikle bir görüşmemiz olmadı. O ilk ve tek görüşmeye rağmen Nuriye ve Semih’in tutuklanması sonrasında kendilerinden hiçbir yanıt alınmadı. İhraç edilmemiz zaten hukuksuzluktu ve bu devam ediyor” diye konuştu.

OHAL’in FETÖ yapılanmasıyla mücadele için ilan edildiğini ve Kanun Hükmünde Kararname’lerde (KHK) kamu görevinden ihraç gerekçesi olarak FETÖ üyeliği denildiğini belirten Özakça, “Bizim kesinlikle FETÖ bağlantımız yok. Bu nedenle hukuksuz şekilde ihraç edildik kamu görevlerimizden. Biz sadece işimizi geri istiyoruz” görüşünü aktardı.

Esra Özakça, eşi Semih Özakça gibi öğretmenlik görevinden 7 Şubat tarihli KHK ile ihraç edildi. Özakça ailesi, şu anda üyesi oldukları KESK’e bağlı Eğitim-Sen’in verdiği destek yardımıyla geçimini sağlıyor. Esra Özakça, kamudan Hükümet’e muhalif görüşlere sahip kişiler oldukları için ihraç edildiklerini ancak OHAL’in gerekçesi olan FETÖ ile kesinlikle bağlantıları bulunmadığını vurguluyor.

Özakça, ayrıca kendisiyle birlikte 30 gündür açlık grevi yürüten anne Sultan Özakça’nın sağlığındaki kötüleşmeye de dikkat çekti ve kadın hastalıkları kapsamındaki sorunu nedeniyle kullanması gerekli antibiyotik tedavisini alamayan Sultan Özakça’nın durumunu anımsattı.

Sanatçılar Hükümet’e çağrı videoları paylaşıyor

Bu arada Hükümet’in, bu açlık grevi eylemini sonlandıracak adımlar atması için sanatçılar Twitter aracılığıyla çağrılar yapmayı sürdürüyor.

Tiyatro-sinema sanatçısı Füsun Demirel, “Nuriye ve Semih yaşasın, onlara hayatlarını verin. Yetkililere sesleniyorum, bu sizin elinizde, lütfen yaşasınlar” videolu mesaj paylaştı. Sanatçı Halil Ergün de, “Sevgili kardeşlerimiz, insanlarımız Nuriye ve Semih ölmesinler. Herkesi ama herkesi bu konuda biraz duyarlı olmaya çağırıyoruz” mesajını yayımladı.

XS
SM
MD
LG