Erişilebilirlik

ABD’yle Kriz Türkiye’de Piyasaları Nasıl Etkiledi?


Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında pazar günü gelişen “vize restleşmesi” sonrası Dolar/TL kuru cuma gününe göre %2,5 civarında değişim gösterdi.

Haftanın son günü 3,61’den kapanan TL-Dolar kuru, dün gece yarısı 3.80’i gördükten sonra 3,70-3,72 aralığında gidip geliyor.

Borsa İstanbul’da açılışının ardından %3,5 değer kaybetti.

Başbakan Yardımcısı Şimşek: Makro ekonomik istikrarı koruyacağız

Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanmakta olan “vize restleşmesi” sonrası hükümet cephesinden ekonomiyle ilk açıklama Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’ten geldi

Twitter hesabından açıklama yapan Şimşek, “Ülkemiz son on yılda birçok badireyi atlattı. Ekonomimiz de şoklara karşı dirençli olduğunu kanıtladı. Makro ekonomik istikrarı koruyacağız” dedi.

Piyasaya itidal çağrısı yapan bir başka açıklama Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’den geldi. Zeybekçi de twitter hesabından yaptığını açıklamada “Ekonomimiz spekülatif operasyonlardan etkilenmeyecek büyüklük ve sağlamlıkta olduğunu defalarca ispat etti. Türkiye, (kendisine) güvenenlere kazandırır” dedi.

TÜSİAD: Beklentimiz sıkıntılar diyalogla hafifletilmesi

Türkiye ile ABD arasındaki sorunları Türk iş dünyası da yakından takip ediyor.

Yazılı bir açıklama yayınlayan TÜSİAD “Dün gece başlayan vize krizini itidal içinde çözecek diplomatik süreçler bir an evvel başlatılmalı” çağrısında bulundu:

“Uluslararası ilişkilerde müttefik ülkeler arasında, belirli konular üzerinde anlaşmazlık ya da öncelik farklılıklarının bulunması doğaldır. Ancak bu anlaşmazlık ve farklılıklar, sağduyulu diplomasi ile çözüme kavuşturulmalıdır.

ABD Büyükelçiliği tarafından alınan bu karar ve mütekabiliyet ilkesinin doğurduğu sonuçlar çerçevesinde, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların esas sorumlusu olmayan vatandaşlar ve de ülkeler arasındaki ekonomik, sosyal, kültürel ve akademik ilişkiler zarar görecektir. Bu krizin ikili ilişkilerin temellerini sarsmadan, karşılıklı güven ve yapıcı diyalog eşliğinde hafifletilmesi, akabinde de yaşanan anlaşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesi öncelikli beklentimizdir.”

Kuyumcuoğlu: Ya harcamaları kısmak ya da faizi arttırmak gerekiyor

Piyasayı izleyen uzmanlar ise Türk Lirası’nın bir süredir dolar karşısında değer kaybettiğinin altını çiziyor. Ancak bir taraftan İdlib’de operasyona hazırlanan diğer taraftan faizi baskı altına almaya çalışan hükümetin önümüzdeki günlerde daha da zorlanacağı görüşü ağırlık kazanıyor.

Amerika’nın Sesi’ne değerlendirmelerde bulunan yatım bankacılığı uzmanı Hakan Kuyumcuoğlu’na göre Türkiye’nin faizi arttırmak ya da harcamaları kısmak gibi iki seçnekle karşı karşıya kaldığı kanısında.

Kuyumcuoğlu, “Bütçedeki rakamlar tutmuyor. Harcama politikası devam ediyor. Bunlar olurken FED, faizi arttıracağı işareti veriyor. Bu arada Türkiye’nin İdlib’de bir operasyon yapacağı iyice belli oldu. Üstüne ABD ile vize meselesi yaşandı. Dövizin yükseleceği zaten belliydi, malumun ilamı oldu. Türkiye’nin önünce iki seçenek var. Ya daha az harcayacak, ya da daha fazla borçlanacak. Bankalardaki mevduat kredilere yetmiyor. Şöyle örnek verebiliriz. ‘Sürahideki su belli, bardak sayısı belli. Bardak sayısını arttırılıyor. Su yetersiz ve herkes eldeki suya herkes hücum ediyor. Dışarıdan borçlanmak o kadar kolay değil. Siyasi risk algısı hakim olduğundan maliyetler artıyor. Ya harcamayı kısmak gerek ya da faizi arttırıp ateşi azaltacaksın” dedi.

Şu anda ABD’yle büyük bir kriz yaşanmadığı görüşünü savunan Kuyumcuoğlu, uçak alım ihalesinin iptal etmek gibi hamlelerin sıkıntıyı arttırabileceğini düşünüyor.

Ayan: Türkiye’nin restorasyon dönemine girmesi gerek

90’lı yılların başına İMKB’nin en büyük aktörlerinden olan medya günlüğü internet sitesi yazarı Nasrullah Ayan ise Türkiye’nin 400 milyar dolarlık borç yükünün büyük kambur oluşturduğunu söylüyor.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Ayan, Türkiye olarak çok ciddi bir borç yükü altındayız. Borçları altyapıya yatırdık. Bunun geri dönüşü zor. Bir bölümünü de tüketime verdik. Bizim döviz kazandırıcı eylemimiz yok. Bir tır domates satıp teknolojik ürün alıyoruz. Üstelik o domatesi de Rusya’ya satamıyoruz. KGF (Kredi Garanti Fonu) ile piyasaya verilen parayla aslında bankaların kötü kredilerinin şekli değiştirildi. Baskın erken seçimler ya da 2019 seçimleri öncesinde hükümet bir tek borsanın durumuyla halka gidebilir. O da çökerse elde pek bir şey kalmaz. Türkiye’nin yeniden restorasyon dönemine girmesi lazım. 400 milyar dolar borç var ve dolar matbaası yok. Bu da sizi her türlü krize açık hale getiriyor” dedi.

XS
SM
MD
LG