Erişilebilirlik

Erdoğan: 'Güvenli Bölgeyi ABD'yle Müzakere Ediyoruz'


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Amerika Başkanı Trump'la telefon görüşmesi hakkında bilgiler verdi

ABD Başkanı Donald Trump’ın “Türkiye, Kürtlere saldırırsa ekonomik açıdan Türkiye’yi mahvederiz” sözleri muhalefet liderlerince sert tepkiyle karşılandı. Buna rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’la güvenli bölge gibi konuları müzakere edecekleri mesajını verdi.

Trump’ın, 14 Ocak’ta Twitter aracılığıyla Türkiye’ye yönelik yaptığı açıklamaları bugün Ankara’da siyasetin gündemindeydi. Trump’ın, “Eğer Türkiye Kürtlere saldırırsa, ekonomik yönden mahvederiz. 20 millik (32 kilometre) güvenli bölge oluşturulabilir. Aynı zamanda Kürtlerin Türkiye’yi provoke etmesini istemiyorum” sözleri tartışılmaya devam ediyor.

Erdoğan Trump'la görüşmesini hatırlattı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin grup konuşmasında, Trump’la dün akşam yaptığı telefon görüşmesi için ‘müspet’ değerlendirmesini yaparak ABD tarafıyla güvenli bölge başta olmak üzere ekonomi de dahil ikili ilişkileri müzakere edeceklerini söyledi. Ancak Erdoğan’ın Trump’la görüşmesi dolayısıyla ABD’yle “diplomatik görüşme” mesajı verdiği açıklamasına karşın muhalefet Washington yönetimine sert tepki gösterdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, en kısa sürede Fırat’ın doğusuna askeri operasyon başlatılması çağrısı yaptı.

Erdoğan, Trump’ın seçilmesi sonrasında Suriye meselesinde Barack Obama yönetiminden farklı yaklaşımlarda olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, ama Trump’ın kendi görüşlerini Suriye’de sahaya uzun süre yansıtmadığını söyledi. Sonrasında ABD Başkanı’nın 19 Aralık’ta Suriye’den Amerikan askerlerini geri çekme kararı aldığını işaret eden Erdoğan, 23 Aralık’ta Trump ile yaptıkları telefon görüşmesini anımsattı ve “Geçtiğimiz ay sahaya çıkmak üzere hazırlıklarımızı son kez gözden geçirirken Sayın Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Suriye’den askerleri tümüyle çekeceklerini ve DEAŞ artıklarını da Türkiye’ye bırakacaklarını net bir şekilde ifade etti. Biz de Fırat Kalkanı’nda mücadelelerimizi hatırlatarak DEAŞ’la mücadele elimizden geleni yapacağımızı söyledik” diyerek aralarındaki konuşmayı aktardı.

Erdoğan: 'Trump'la Müspet Bir Görüşme Yaptık'
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:07:12 0:00

"Trump'la müspet bir görüşme"

Ancak aradan geçen sürede Trump’ın açıkladığı ABD’nin Suriye’den çekilmesi kararına ilişkin Washington yönetiminden farklı açıklamalar gelmesini ‘çatlak sesler’ diye eleştiren Erdoğan, Pazar günü Trump’ın Twitter aracılığıyla Türkiye aleyhine yaptığı açıklamalardan üzüntü duyduğunu söyledi. Bunun üzerine dün akşam Trump’la yeniden bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, “Gayet müspet bir konuşma oldu. ABD askerlerinin Suriye’den çekilme kararını bir kez daha teyit etti. Obama döneminden beri benim vurguladığım güvenli bölge konusu da kendisi tarafından ifade edildi. Bu da 20 mil yani 30 kilometreyi aşkın bir bölge. Gündemimizdeki tüm konularda ekiplerimizin görüşmesine karar verdik. Önceliğimizin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele etmek olduğunu vurguladık. Bizim Suriye'de hiçbir etnik ve dini grup gözetmeden herkese kucak açtığımızı, buna rağmen YPG/PYD'nin herkese zulmettiğini ifade ettik. Belgelerini de kendi danışmanlarına ulaştırdığımızı da söyledik. Bu terör örgütlerinin neler yaptıklarından bilgisi yoktu ki bizim bu aydınlatmamızdan memnun olduğunu söyledi. İkili ticaret hacmimizi 75 milyar dolara çıkarma konusunda daha kapsamlı çalışılması hedefini de görüştük. Suriye meselesiyle başlayan süreci ekonomi alanına taşıma perspektife taşıyacağımızı umut ediyorum. Türkiye bu meseleyi müttefiklik ruhuyla çözmek için üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir. Yeter ki bizim hassasiyetlerimize riayet edilsin. Bu yapılırsa dostlarımızla yürümekten çekinmeyiz. Sayın Trump ile dün akşam bu konuda bir anlayış birliğine de vardığımızı düşünüyorum.” dedi.

Türkiye, ABD ile “güvenli bölge” müzakeresi yürütecek

Erdoğan, ayrıca TBMM’de gazetecilere “güvenli bölge” konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte ABD’nin güvenli bölge kapsamında hava sahası kontrolünü ele alabileceği ve Türkiye’nin ise diğer güvenlik önlemlerini alabileceğini önerdiklerini kaydeden Erdoğan, önceki ABD Başkanı Barack Obama döneminde güvenli bölge önerisinde bulurarak, buradaki insanların yaşam koşullarını iyileştirmek istediklerini kaydetti. Obama’nın bu konuda gerekli adımı atmadığını belirten Erdoğan, şimdi Trump’ın ise 30 kilometre derinlikli bir yaklaşımı olduğunu söyleyerek, “Benim de olumlu baktığım bir konudur. Bu konu üzerinde çalışılabilir hatta 20 mil daha da uzatılabilir. Bu konu üzerinde çalışılabilir. Bu bölgede böyle bir adım atılabilir. Bu özellikle biz TOKİ olarak bu işin içerisine gireriz. Ama bu konuda koalisyon güçleri maddi destekleri de bize verirlerse bu insanların güvenliğini de korumak kaydıyla güvenli bölgeyi halletmiş oluruz. Bu göçü de tamamiyle engeller. Suriye kültürüne de uygun olarak 500’er metrelik bahçesi olan, içinde iki kat zemin artı bir gibi konutlar yapılabilir. Etrafında da bahçesi olur, onlar için yeni bir hayat başlayabilir” dedi.

Geçmişte Suriyelilere konutlar yapılmasını da içeren güvenli bölge önerisini Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüştüğünü anlatan Erdoğan, ancak o dönem koalisyon güçlerinden de ciddi destek gelmediğini dile getirdi. Erdoğan, “YPG böyle bir proje içerisinde yer alabilir mi? Onlar terörist. Biz güvenlik bölgeyi teröristlere terk edebilir miyiz? DEAŞ’ın durumu neyse YPG de PYD de aynıdır. ‘İlgili birimlerimiz çalışıp, terör örgütlerine karşı ne tedbirler alınması gerekiyor?’ dediğin zaman tüm o bölgeyi terörden temizleyeceksin. Değişebilir, üzerinde tekrar değerlendirmeleri yaparız. Lojistik destek dediğimiz zaman çok değişik şeyler var içinde. Bunun içinde çalışmaları yaparız. Onlar lojistiği nasıl tanımlarlar? Biz nasıl tanımlarız? Onlar problem değil, bunları aşarız. Güvenli bölge diyorsak, nasılı, niçini beraber bulmak. Biz koalisyon güçlerinin içindeyiz. Astana süreci de ilave edilebilir. Etraflıca konuşmadan kararını vermek doğru değil” diye konuştu.

Bu noktada Erdoğan, ABD ile Türkiye arasında bunun görüşüleceğini belirterek, 23 Ocak’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinde de güvenli bölge konusunu ele alabileceklerini işaret etti.

Bahçeli: ''Twitter bekçisi, mecnun, travmatik kişilik''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup konuşmasında Trump’ı sert sözlerle hedef alarak, “Anlaşılan odur ki, ABD’nin Türkiye’yle bir zoru vardır. Bay Trump travmatik bir kişilik bozukluğuna savrulmuş, deyim yerindeyse gözünü nefret bürümüştür. Zannederseniz ki, Twitter başında bitmek bilmeyen bir nöbete girmiştir. ABD Başkanı Türkiye’nin tehditlere aldırmayacağını, Türk milletinin hiçbir zulmete eyvallah etmeyeceğini ya unutmuş ya da hafızasının ve etrafının oyununa gelmiştir. Biz diyoruz ki, zalimle gelen düğün bayram. İp inceldiği yerden kopacaksa, varsın kopsun. Korkak her gün, kahraman ise bir gün ölür. ABD Başkanı yine şaşırmış, yine sinirleri germiştir. Paylaştığı Twitter mesajı tam anlamıyla düşmanlık ötesidir” dedi.

MHP lideri Devlet Bahceli
MHP lideri Devlet Bahceli

ABD Başkanı’nın PKK/PYD/YPG’yi Kürt olarak görmesini “cehalet mihverliği ya da canilik mihmandarlığı” olarak yorumlayan Bahçeli, “Teröristlere bırakınız Kürt demeyi, insan demek bile ihanettir. Trump’ın PKK/PYD/YPG’yi Kürtler diye tarif etmesi su katılmamış alçaklık, küstahlıktır. Şu işe bakar mısınız, teröristler mücadele edersek Bay Trump ekonomik olarak Türkiye’yi mahvedermiş. Senin doların varsa Türk milletinin imanı var. Senin bara baronların varsa, sermaye çetelerin hazırsa, ekonomik tetikçilerin emir bekliyorsa, bilesin ki Türk milletinin eğilmez başı, bükülmez bileği var. Elinden geleni ardına koyma, ne biliyorsan onu yap. Senin tehditlerine tamam diyen senin gibi olsun. Türkiye’yi mahvetmek senin ne haddine?” diye konuştu.

Türkiye’nin artık Fırat’ın doğusuna yönelik askeri operasyon düzenlemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, Trump için ‘'Twitter bekçisi mecnun'’ ifadesini kullanarak, Türkiye – ABD arasındaki müttefiklik ilişkisini yoğun bakımda gördüğünü kaydetti.“NATO ittifakı da komadadır. Teröristleri Türkiye’ye tercih eden bir ABD Başkanı bizim nezdimizde yok hükmündedir” diyen Bahçeli, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu belirterek, Suriye’nin kuzeyinde tampon/güvenli bölge kurulması önerisine de şiddetle karşı çıktı.

Akşener: ''Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi devlet adamlığına yakışmıyor''

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise ilk önce Trump’a seslenerek, “Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, ‘Dostum’ dediği Amerika Başkanı Trump’ın, Türkiye’nin operasyon ihtimaline karşı, sosyal medyadan yaptığı açıklama büyük talihsizliktir. ABD Başkanı diyor ki Kürtlere saldırırlarsa, Türkleri ekonomik olarak mahvedeceğiz. Sayın Trump’a seslenmek isterim. Türk devleti, Kürtlerle değil, teröristlerle mücadele ediyor. Yıllarca, Ortadoğu’daki kaoslarda, per perişan yollara düşen mazlumlara, hep Türkiye kucak açmıştır Türk milleti ve Türk devleti saldırmaz, katletmez. Türkiye bölgeye girerse, milli güvenliğini tehdit eden teröristlere haddini bildirmek için girer” dedi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener

Akşener, halka da Suriye konusunda AKP hükümetini şikayet ederek, Erdoğan’ın dün akşam Trump ile telefon görüşmesini de “devlet adamlığı duruşuna aykırı” olarak değerlendirdi. Akşener, ekranlarda ABD Başkanı ve Avrupa liderlerine atar-gider yapıldığını ancak sonrasında düşman ilan ettikleri ne isterse yerine getirildiğini söyledi.

Akşener, “Devlet adamlığı nedir, bir örnek vereyim. 1964 yılında, Türkiye Kıbrıs’a harekat hazırlıklarına başlar. Bunun üzerine Haziran ayında ABD Başkanı Johnson, Başbakan İsmet İnönü’ye bir mektup yazar ve der ki ‘Kıbrıs’a harekat yapamazsınız.. Verdiğimiz NATO silahlarını da kullanamazsınız’. Başbakan İnönü, bu mektuba diplomatik bir dille yanıt verir, ve sonunda da noktayı koyar; ‘Bay Başkan, Yeni bir dünya kurulur, ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur’. Peki bugün ne oluyor? Fırat’ın doğusuna harekat hazırlığına başlayan Türkiye’ye, yine bir ABD Başkanı Trump, ‘Suriye’de güvenli bölge oluşturacağız.. Türkiye Kürtlere saldırırsa, ekonomisini mahvederiz' diye tehdit ediyor. Türkiye’den açıklamalar peş peşe geliyor, ‘Güvenli bölge falan yok. Tehdide pabuç bırakmayız.’ Peki aynı akşam ne oluyor? Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Trump’la telefonda görüşüyor. Sonuç? Açıklama net: ‘Trump ve Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge oluşturulması konusunda görüş alışverişinde bulundu.’ Başka? ‘Türkiye’yle Amerika’nın ekonomik ilişkilerinin devamı konusunda fikir birliği sağlandı.’ Yani 55 yıl önce Amerika Başkanı’na had bildiren bir devlet geleneği, bir devlet duruşu var Türkiye’nin. 55 yıl sonra bugünse, hem de aynı gün içinde, tehdit edenin istediği noktaya gelen bir iktidarı var, Türkiye’nin. Yakışmıyor sayın Erdoğan, emin olun yakışmıyor” diye konuştu.

Akşener, en kısa sürede Suriye’nin kuzeyine kara harekatı yapılması çağrısında bulunarak, “Bu konu bir seçim malzemesi yapılamayacak kadar hayatidir. Türk devleti ‘Gireceğim’ demişse girer. Tarih şahittir ki, Mehmetçiğin postalının değdiği yerde gül biter. Fırat’ın doğusu batısı demeden girilsin ve terör yuvaları yerle bir edilsin.” dedi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG