Erişilebilirlik

Başkent Washington İçin Kritik Oylama 


ABD’de polis şiddetinin ve ırkçılığın protesto edildiği gösteriler sırasında federal hükümet ve yerel yönetimler arasında yaşanan gerilim başkent Washington’ın idari statüsüne ilişkin bir girişimi yeniden canlandırdı. Temsilciler Meclisi Beyaz Saray ve federal kurumlara ev sahipliği yapan başkentin Amerika’nın 51. eyaleti olması için bugün oylama yapacak.

Başkent Washington’a eyalet statüsü verilmesi, Temsilciler Meclisi’nde 27 yıl sonra ilk kez oylanacak.

Eyalet statüsü tartışması neden yeniden gündeme geldi?

Temsilciler Meclisi’nde Washington D.C.’yi temsil eden ancak oy hakkı bulunmayan Kongre üyesi Eleanor Holmes Norton, 1993 yılında benzer bir tasarı sunmuş ancak tasarı Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Kongre’de reddedilmişti.

Siyah Kongre üyesi Norton o günden bu yana her yıl aynı tasarıyı Kongre’ye sundu.

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser (solda) ve Kongre üyesi Eleanor Holmes Norton (sağda)
Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser (solda) ve Kongre üyesi Eleanor Holmes Norton (sağda)

Corona virüsü salgını yüzünden ABD Kongresi’nde çok sayıda yasa tasarısının gündeme alınması gecikmiş olsa da, başkentin eyalet olmasını öngören bu son tasarıya yoğun ilgi var.

Bunun nedenlerinden biri, Başkan Donald Trump’ın St. Johns Kilisesi’ne yürüyerek gidip elinde İncil ile poz vermesi öncesinde, Beyaz Saray yakınlarındaki Lafayette Park’taki barışçı göstericilere federal güvenlik güçlerinin müdahale etmesinin ardından gelen eleştiriler.

Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Demokrat Kongre Üyesi Steny Hoyer, başkentte yaşananların ardından, ‘’Washington halkına saygı göstermek adına böyle bir tasarı sunmak için uygun bir zaman olduğunu düşündük’’ dedi.

Corona virüsü salgını ve protestolar sırasında Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’a sık sık meydan okuyan siyah belediye başkanı Muriel Bowser geçtiğimiz haftalarda Demokrat Kongre üyesi Steny Hoyer ile bir araya gelerek kendisine eyaletleri temsil eden 51 yıldızın bulunduğu bir ABD bayrağı vermişti.

ABD’deki yedi siyah kadın belediye başkanından biri olan Bowser, ‘’Washington D.C.’de başka eyaletlerden gelen askerler olmamalı. Federal güvenlik güçleri Amerikalılar’ın üzerine yürümemeli. Yerel bir güvenlik meselesinde Amerikalılar’a saldırmak için onay bekleyen askerler şehrimizin etrafında olmamalı’’ demişti.

Başkan Trump ise Washington Belediye Başkanı’nı Twitter’dan hedef alarak ‘’Bütçesi tamamen kontroldan çıkan ve yardım için sürekli bize gelen Washington D.C.’nin beceriksiz Belediye Başkanı şimdi de Ulusal Muhafız’ı karşısına alıyor’’ diye yazmıştı.

Eyalet statüsü ne anlama geliyor?

ABD’de eyaletler seçimle göreve gelen, Demokrat ya da Cumhuriyetçi Partili valiler tarafından yönetiliyor. Her eyalet nüfusuna oranla belirli bir sayıda Kongre üyesi ve senatör tarafından temsil ediliyor.

Washington D.C. ise eyalet değil bölge statüsünde olduğu için Temsilciler Meclisi’nde oy hakkı olmayan tek bir delege tarafından temsil ediliyor.

ABD’de vergi mükellefleri yaşadıkları eyalete göre federal yönetime yıllık olarak belirli miktarda vergi ödüyor. Başkent Washington eyalet statüsünde olmamasına rağmen burada yaşayanlar da federal yönetime vergi ödüyor.

ABD’deki bu idari statü tartışmasının yansımasını Washington’a kayıtlı araçların plakalarında görmek mümkün. Washington plakalı araçların arkasında ‘’Temsil olmadan vergilendirmeye son’’ yazısı yer alıyor.

1991 yılından bu yana Washington D.C.’yi temsil eden ancak oy hakkı bulunmayan Kongre üyesi Eleanor Holmes Norton, ‘’İnsanlar beni Genel Kurul’da gördüğü zaman çoğu kendilerini temsil eden Kongre üyeleriyle aynı haklara sahip olduğumu varsayıyor. Eğer şöyle bir düşünürlerse Genel Kurul’daki nihai oylamalarda benim olmadığımı görecekler’’ sözleriyle durumu anlatıyor.

Başkent Washington nüfusunun yüzde 46,4’ü siyah, yüzde 45,6’sı beyaz. Kent ağırlıklı olarak Demokrat ve liberal bir seçmen kitlesine sahip.

700 bin nüfuslu başkent, Vermont ve Wyoming eyaletlerinden daha fazla nüfusu barındırıyor.

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada tam da bu konuya dikkat çekerek, başkentteki vergi mükelleflerinin pek çok eyalete kıyasla kişi başına daha fazla miktarda federal vergi ödemesine rağmen Kongre’de temsil edilmediğini hatırlattı.

Belediye Başkanı Bowser, Corona virüsü salgınına atıfta bulunarak son dönemde yaşananların ülkenin dikkatini başkente çektiğini söyledi.

Washington eyalet değil bölge statüsünde olduğu için, salgın yüzünden iş yerleri kapanan kişilere maddi yardım yapılmasını öngören teşvik paketinden yararlanamamış ve kent 700 milyon dolarlık federal destek kaynağından mahrum kalmıştı.

Bir başka deyişle ABD’nin başkenti hem Corona virüsü salgınından olumsuz etkilenmiş hem de ekonomik yardım için ayrılan bütçeden bu statüsü yüzünden pay alamamıştı.

Washington D.C.’de yasaların tümü Kongre bünyesindeki komisyonun incelemesine tabi. Komisyon kanun tekliflerini veto edebiliyor ya da federal tahsisat tasarısına ek yaparak bu teklifleri değiştirebiliyor.

Kongre’de Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu dönemde muhafazakarlar, yabancı madde bağımlıları için enjektör değişimi programları ya da Medicaid adı verilen sağlık sigortası kapsamına kürtajın da alınması gibi liberal girişimleri engellemeye çalışmış ancak çoğunda başarısız olmuşlardı.

2014 yılında eğlence amaçlı marihuana kullanımının yasal olmasını öngören tasarı ezici bir çoğunlukla kabul edilmiş ancak Kongre devreye girerek marihuana satışı için bir yönetmelik ya da vergi sistemi oluşturulması amacıyla bütçeden kaynak aktarılmasını yasaklayarak bu girişimi bir anlamda veto etmişti.

Washington Belediye Başkanı Bowser’ın en son katıldığı ‘’The Late Late Show’’ adlı televizyon programının sunucusu James Cordon, ‘’Washington D.C.’yi temsil eden bir senatör olmadığını ve Temsilciler Meclisi’nde de oy hakkı olmayan tek bir delege tarafından temsil edildiğini yeni öğrendiğini’’ söylemiş, Bowser da ‘’Çok sayıda Amerikalı aynı durumda. Eyalet olmanın ne anlama geldiğini öğrendiklerinde buna destek veriyorlar’’ diye konuşmuştu.

Tasarının Senato’dan geçme şansı var mı?

ABD Başkanı Trump başkan olmadan önce 2015 yılında NBC televizyonundaki Meet the Press programına katıldığında Washington’ın eyalet olması tartışması konusunda ‘’Bölge için ne iyi olacaksa onu yapmak isterim çünkü buranın halkını seviyorum’’ demişti.

Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump geçtiğimiz ay New York Post’a başkente eyalet statüsü verilmesi tartışmalarına ilişkin yaptığı bir açıklamada ise, ‘’D.C. hiçbir zaman eyalet olmayacak çünkü bu büyük olasılıkla iki Demokrat senatörün daha gelmesi demek. Yok, almayayım. Böyle bir şey asla olmayacak’’ ifadesini kullanmıştı.

2016’daki başkanlık seçiminde Washington’un neredeyse yüzde 91’i Trump’ın Demokrat Partili rakibi Hillary Clinton’a oy vermişti.

Kongre üyelerinin açıklamalarına bakılacak olursa, tasarının Temsilciler Meclisi’nden geçmesini sağlayacak yeterli oy sayısı aşılmış durumda.

Ancak tasarı Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi’nde kabul edilse bile, Cumhuriyetçiler’in ağırlıkta olduğu Senato’da şimdiden yoğun bir muhalefetle karşı karşıya.

Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Hoyer de, Washington’a eyalet statüsü verilmesini öngören tasarının Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’da sağlam bir muhalefetle karşı karşıya olduğunu kabul ediyor.

Senato’daki Cumhuriyetçiler’in lideri Senatör Mitch McConnell’a tasarıyı ciddiye alma çağrısında bulunan Hoyer, ‘’Umarım Senatör McConnell ABD Senatosu’nda bu tasarının oylanmasına izin verecek kadar demokrasimizi önemsiyordur. Bu bir siyaset meselesi değil, demokrasi meselesi’’ diyor.

Washington nüfusunun yüzde 46’sının siyah olduğuna dikkati çeken Hoyer, eyalet statüsünü aynı zamanda bir ‘’vatandaşlık hakkı meselesi’’ olarak görüyor.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi de ülkenin başkentinin ‘’eyalet statüsünden mahrum bırakılmasının adaletsiz, haksız, demokratik olmayan ve kabul edilemez bir durum’’ olduğunu savunuyor.

Mitch McConnell ise geçtiğimiz yıl katıldığı bir televizyon programında Demokratlar’ın D.C. için eyalet statüsü çabasının tam bir sosyalizm hareketi olacağını savunmuş, ‘’Senato çoğunluk lideri ben olduğum sürece, bu konuda hiçbir yere varılamayacak’’ demişti.

Senato’daki tasarı karşıtı hava sebebiyle Washington’un eyalet olmasını öngören tasarının yasalaşması beklenmiyor. Ancak yıllar sonra bu konuya ilişkin bir tasarının Temsilciler Meclisi’nde yeniden oylanacak olmasının, Demokratlar’ın siyasi olarak duruşlarını gösterme imkanı vereceği yorumu yapılıyor.

Hukuk ve anayasa tartışması

Bazı hukukçularsa söz konusu tasarının kabul edilmesinin anayasaya aykırı olacağını, böyle bir şeyin ancak anayasa değişikliğiyle mümkün olacağını savunuyor.

Liberal eğilimli düşünce kuruluşu CATO Enstitüsü’nden anayasa hukukçusu Roger Pilon, ‘’Bu şekilde yapılmasının bir sebebi var. Kurucular herhangi bir eyaletin federal hükümet üzerinde aşırı etkili olmasını istemediği için böyle bir düzenleme yapıldığını’’ söylüyor.

XS
SM
MD
LG