Erişilebilirlik

Avrupa Birliği, 17 ülkeyi vergi cenneti olarak tanımlayan bir liste yayınladı. Birlik, vergi kaçakçılığı meselesinin üzerine gitmedikleri takdirde 47 ülkeyi daha bu listeye alacağını açıkladı. AB'nin açıkladığı kara liste, 10 ay süren diplomatik çekişmelerden ve yürütülen soruşturmalardan sonra belirlendi. Ancak şeffaflık talebinde bulunan çevreler, listenin yeterince kapsamlı olmadığı görüşünde.

Liste, Avrupa'dan herhangi bir ülke içermese de eski İngiliz kolonileri arasında yer alan Barbados, Grenada, Trinidad ve Tobago gibi Karayip ülkelerini vergi cenneti olarak tanımlıyor. Uzmanlar, bu durumu, İngiltere'nin AB'deki siyasi nüfuzunun zayıflamasının bir yansıması olarak yorumluyor.

AB maliye bakanları, Brüksel'de toplandıktan sonra yaptıkları açıklamada, Amerikan Samoası, Bahreyn, Guam, Güney Kore, Makao, Marshall Adaları, Moğolistan, Namibya, Palau, Panama, Saint Lucia, Samoa, Tunus ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin adının geçtiği kara listeyi açıkladı. Listede adı geçen bu ülkelerin AB fonlarına erişimi kesilebilir. AB'nin aldığı karara göre bu ülkeler ayrıca daha sonra belirlenecek yaptırımlara da maruz kalabilir.

Lüksemburg Maliye Bakanı Pierre Gramegna, ”Kara listede olmak çok kötü. Bunun, bu ülkeler için bir sonucu olacak” şeklinde konuştu. Yaptırımların ilk etkileriniyse kara listede adı geçen ülkelerde iş yapan çok uluslu firmalar hissedecek. Bu firmalar, mali durumlarını açıklamak zorunda kalacakları ek şartlarla karşı karşıya kalacak.

AB'nin hazırladığı ve vergi kaçakçılığıyla mücadele çabalarının bir parçası olan liste, Cennet Belgeleri (Paradise Papers) olarak bilinen belgelerin açıklanmasından yaklaşık bir ay sonra gündeme geliyor. Yaklaşık yüz medya kuruluşunun yürüttüğü araştırmanın sonucu olan Cennet Belgeleri, iki off-shore hizmet sağlayıcısından sızdırılan 13,4 milyon dosya içeriyor.

İngiliz yetkililer, Cayman Adaları ve Bermuda'nın adının listede yer almaması karşısındaysa rahatlamışa benziyor. Ancak Cayman Adaları ve Bermuda'nın vergi cenneti kapsamı dışında tutulması, şeffaflığı savunan örgütlerin büyük tepkisiyle karşılaştı. Bu çevrelere göre bu iki ülkenin faaliyetleri örtbas ediliyor. Oxfam gibi örgütler, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Malta ve İsviçre gibi AB bünyesinde yer alan ülkelerin de çok iyi yapılanmış vergi cennetleri olduğunu ve bu ülkelerin adlarının da kara listeye alınması gerektiğini savunuyor.

AB, dün 47 bölgeyi de ”gri liste”ye aldığını açıkladı. Bunlar arasında İngiltere'ye bağlı olan Man Adası ve Kanal Adaları'ndan Jersey de bulunuyor. Maliye bakanları, daha önce vergi kurallarını değiştireceklerine dair resmi taahhütte bulunan Man ve Jersey adalarının şu anda AB standartlarıyla uyumlu olmadığı sonucuna vardı.

Vergi kaçakçılığı ve yolsuzluklarla mücadele eden Vergi Adaleti Ağı adlı grup, Avrupa Birliği'nin vergi cennetleri sınavını veremediğini, sınıfta kaldığını ve iyi bir fırsat kaçırdığını bildiriyor.

Grup, kara listenin siyasi amaç güttüğünü, sadece ekonomik açıdan zayıf, siyasi açıdansa sağlam bağlantıları olmayan ülkelerin içerildiğini savunuyor. Listeyi ciddiye almanın zor olduğunu kaydeden örgüt, Hollanda, İrlanda ve Lüksemburg gibi AB üyesi ülkelerin küresel vergi kaçakçılığının en önemli oyuncuları oldukları halde listeye alınmadıklarının altını çiziyor.

Avrupa Ekonomik ve Mali İşler Komiseri Pierre Moscovici ise bu şikayetlerin üzerinde durmuyor ve yeni açıklanan listeyi hayati bir ilk adım olarak değerlendiriyor.

Moscovici, ”Bu liste çok ciddi ilerlemeyi temsil ediyor. Listenin tek başına varlığı bile ileriye yönelik önemli bir adım. Bu, AB'nin çıkardığı ilk liste olduğu için küresel çaptaki vergi kaçakçılığı faaliyetleri karşısında yetersiz kalıyor” dedi.

Estonya Maliye Bakanı Toomas Tõniste ise AB'nin bu girişiminin şimdiden değerini gösterdiğini, bazı ülkelerin AB kriterlerine uyum sağlamak amacıyla gereken taahhütleri yerine getirmek üzere belirlenen takvime uymaya başladıklarını kaydetti.

Listeye dahil edilme riski altındaki ülkeler son birkaç hafta içinde reform sözü vermeye başladı. Bu ülkelerin kara liste dışında kalabilmeleri için Brüksel'in ”adil vergi kuralları” olarak tanımladığı kurallara uymaları ve elde ettikleri kazancın yerini değiştirmeye çalışan şirketlere öncelikli muamele yapmama sözü vermeleri gerekiyor. Bu ülkelerin ayrıca Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD'nin uluslararası şeffaflık standartlarına da uymaları şartı aranıyor.

Panama, Samoa, Guam ve Marshall Adaları'ndan yetkililer, listenin açıklanmasına birkaç saat kala kara listeye alınmamak için yeterli adım attıklarını düşündüklerini bildirdi. Listede yer alan bazı Karayip ada ülkeleriyse bu yılki kasırga felaketlerinde büyük hasar gördükleri gerekçesiyle listeden çıkarılmaları talebinde bulundu. Kasırgaların etkilediği başka bazı Karayip ülkelerinin durumuysa Şubat ayında yeniden görüşülmek üzere şartlı olarak askıya alındı.

Öte yandan İngiltere'deki muhalif siyasetçiler, İngiliz hükümetini vergi kaçıranların üzerine gitme konusunda zayıf olmakla suçladı ve Londra'nın AB maliye bakanlarını Karayip ülkelerine ayrıcalıklı davranmaları konusunda başlattığı diplomatik girişimleri eleştirdi. Liberal Demokratlar lider Vince Cable, hükümeti, süper zenginlerin nakit paralarını saklamalarına yardımcı olmakla suçladı.

Vince Cable, konu vergi cennetleri olduğunda İngiliz hükümetinin hep ayak sürüdüğünü, kendisi de hükümetteyken hiçbir adım atılmamasına tanık olduğunu kaydetti. Cable, ”Bazı Karayip adaları, kimi zaman İngiliz Hükümeti'ni bedel ödemek durumunda bırakacak şekilde, son derece düşük standartlar uyguluyordu” dedi.

İngiliz yetkililerse bu suçlamaları reddetti ve Londra'nın vergi uygulamalarında şeffaflığı sağlama ve vergi kaçakçılığını önleme çabalarında ön saflarda yer aldığını bildirdi.

XS
SM
MD
LG