Erişilebilirlik

ABD’de Bugünlerde Türkiye’ye Bakış Nasıl?


Uluslararası ilişkiler alanında uzman Berk Esen’e göre, ABD’de en son Türk Büyükelçiliği Konutu önünde yaşanan olaylar Türkiye’ye karşı olumsuz yaklaşımı arttırdı. Başkan Donald Trump’ın Ortadoğu politikasında Ankara’ya şimdilik önemli bir rol de verilmiyor.

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Esen, Türk–Amerikan ilişkilerini, Erdoğan’ın Washington ziyareti ile Pazar günü Trump’ın Suudi Arabistan’daki konuşması çerçevesinde değerlendirdi.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Berk Esen, 18 Mayıs’ta ABD Dışişleri’nin Türk Büyükelçisi Serdar Kılıç’a nota vermesini, buna karşılık Türk Dışişleri’nin ABD Büyükelçisi John Bass’a nota vermesini de yorumladı. Esen’e göre, Türkiye karşı nota girişimiyle yanıt alamayacak.

“ABD içinde devlet yönetimindeki önemli kesimler Türk hükümetine uzun süredir eleştirel yaklaşıyordu. Bu yaşanan kavga görüntüleri, eleştirel bakış açılarını güçlendirdi. Türkiye’den önemli bir siyasetçi ABD’ye gittiğinde protestolar yaşanır. Kaldığı otel veya elçilik önünde protestolar olur. Ancak benim hatırladığım kadarıyla böylesi bir kavga daha önce hiç gerçekleşmemişti. Bundan daha önemlisi kamuoyuna bu derece görüntülü şekilde yansımamıştı. Cumhuriyetçi Parti içerisinde önemli bir yere sahip ve Senato’da 6’ıncı döneminde olan Senatör John McCain, canlı yayında Türkiye’yi eleştirdi. Sadece ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türk Büyükelçisi’ni kınamak üzere bakanlığa çağırmasından öte, kamuoyu önünde Türkiye çok sert eleştirilere maruz kaldı. Bu durum ABD’de Türkiye ile ilgili negatif havayı daha da arttırdı. İlk defa Türkiye’nin ABD’deki devlet görevlileri için mesela Türk Büyükelçisi için sınır dışı edilmesi seçeneği masaya yatırıldı. Hatta ABD basınında tartışıldı.”

Türkiye’nin notasında ABD polisini suçlaması ve soruşturma talebine Washington’dan yanıt alıp alamayacağını sorduğumuz Esen, ABD’de her zaman Amerikan siyasetçilerine yönelik de protestolar gerçekleştiğini anımsattı. Esen, “Ancak o gün Türk Büyükelçiliği önünde toplanan protestocuların taşıdığı pankartlar ve sloganlar radikal ve kabul edilemeyecek olsa bile bunu tabii bütün kitle için söylemiyorum. ABD’de bu tarz protestolar çok sık yaşanır. Mesela ABD Başkanı Trump’ın bugün yaşam ve çalışma mekanı olan Beyaz Saray’ın önünde de bu tarz protestolar yapılır. O yönüyle gerçekten fazla sayıda ABD polisi orada değildi. Muhtemelen böylesi bir protestonun kontroldan çıkacağını ya da kavgaya dönüşeceğini öngörmemişlerdi. ABD tarafınca bu notaya olumlu cevap verileceğini zannetmiyorum” dedi.

Trump’ın politikasında Türkiye’ye başat rol yok mu?

ABD Başkanı Trump’ın, Riyad’daki Müslüman ülkelere seslenişinde nasıl bir Ortadoğu politikasını çizdiğini sorduğumuz Esen, Trump’ın konuşmasındaki önemli unsurları şöyle özetledi:

“Suudi Arabistan, Mısır ve Yemen’e sıcak mesajlar verdi. Ortadoğu’da Trump yönetimi döneminde yeni bir düzen kurulurken bölgedeki başat aktörlerin, Suudi Arabistan, Mısır gibi otoriter rejimlerle yönetilen ülkeler olacağını söyleyebiliriz. Trump, çok açık bir şekilde İran’ı bölge içerisinde tehdit unsuru olarak gösterdi ve İran’ın kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Bu yönüyle İran’a karşı bir Sünni bloğu oluşturmaya çalışan ifadeler kullandı. İran konusunda da Obama döneminden ciddi politika farklılıkları içeren bir konuşma yaptı. Trump’ın 40 dakikalık konuşmasında Türkiye sadece bir cümlede geçti. Türkiye’nin izlediği bir politikaya övgü olmaktan ziyade Lübnan ile birlikte Türkiye’ye Suriyelilere kapı açtığı için teşekkür etti. Bunun dışında Türkiye’ye değinmedi. Türkiye’nin Mısır’daki darbe nedeniyle kriz yaşadığı Sisi hükümetine çok daha ılımlı yaklaştı. O yönüyle de Türkiye için olumsuzdu. Ortadoğu’da bölge halklarının terör gruplarından kötü etkilendiğini anlatırken, birkaç ülkedeki saldırılardan bahsetti ama bunlar içerisinde Türkiye yoktu.”

Bu noktada, Trump’ın bölgedeki denklemde Türkiye’nin durumunu sorduğumuz Esen, “Türkiye, Riyad’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu düzeyinde temsil edildi. Trump’ın Ortadoğu’ya siyasi ajanda sunduğu bir toplantıda Türkiye’den söz etmediğini görürken; Türkiye’nin de devlet veya hükümet başkanı düzeyinde temsil edilmediğini görüyoruz. Türkiye’nin denklemde nerede olacağını görmek için önümüzdeki sene olayları incelemek lazım. Trump’ın konuşması itibariyle Türkiye’nin, İran karşısında çıkartmaya çalıştığı Sünni blok dışında kaldığını söyleyebiliriz. Bu blokta ana aktörler Suudi Arabistan ve belli oranda Mısır. Belki yanına Ürdün’ün eklenmesi mümkün. AKP hükümeti aslında Sünni blokta lider ülke olmak isteyecektir ancak Trump’ın konuşması itibariyle bunun çok zor olduğu görünüyor” dedi.

“İlişkiler kriz döneminden geçiyor”

Esen, Erdoğan-Trump’ın ikili zirvesinde ABD’nin Türkiye’ye sadece 20 dakika ayırmasıyla da mesaj verdiği görüşünde. Esen, “Türk-Amerikan ilişkileri kriz döneminden geçiyor. Türkiye’nin terör örgütü demesine karşın YPG için bölgeye ağır silahlar da gönderildi. Rakka Operasyonu’nun da Türk güçleriyle yürütülmeyeceği de kamuoyuna açıklandı. Fethullah Gülen’in iadesi talebi Türkiye’nin istediği şekilde hızlıca gerçekleşmemesi de sıkıntı yarattı. Erdoğan–Trump görüşmesinde sıkıntılı konular aşılamadı. Görüşmeye çok kısa süre ayrılması da muhtemelen ABD’nin bu konuları pek açmak istememesinden kaynaklandı” ifadelerini kullandı.

XS
SM
MD
LG