Erişilebilirlik

ABD ve İngiliz Gazetelerinde Türkiye’nin Yeni Hükümeti


New York Times, Türkiye'yi konu alan haberinde, küresel ekonominin belirsizlik sürecine girdiği bu dönemde Türkiye'nin belki de en çok risk altında olan ülkelerden biri olduğunu yazıyor. Gazete, Peter Goodman imzalı haberinde, Türkiye'nin kritik önem taşıyan hükümet kurumlarını ve temel aritmetik hesaplamaları göz ardı etmesinin mali kriz riskini arttıran etkenler olduğunu vurguluyor. Habere göre ticaret savaşlarından yükselen petrol fiyatlarına, küresel ekonominin giderek kaygı verici bir dönemece girdiği bu süreçte Türkiye, belki de ekonomisi en kritik, en çok alarm veren ülkelerin başında geliyor.

Haber şöyle devam ediyor: ”Cumhurbaşkanı olarak yemin edip dün göreve başlayan Erdoğan, borç seviyesini tehlikeli bir düzeye yükseltmişti. Şimdiyse kendisine verilen ek yetkilerle ekonomik gerçekliğin sınırlarını daha da zorlaması bekleniyor. Türk Lirası, bu yıl beşte bir oranında değer kaybına uğradı. Erdoğan'ın yeni açıkladığı kabinesinde ekonominin dizginlerini damadına vermesiyse liranın değerini daha da düşürdü. Piyasalar, bu hamleyi, Erdoğan'ın ekonomide daha sorumlu bir yaklaşım benimsemeye yakın gelecekte niyeti olmadığı şeklinde algıladı. Ekonomik felaket korkuları, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri konumunda olan bir ülke için yersiz gibi gelebilir. Türk ekonomisi geçen yıl yüzde 7,4 oranında büyüdü. Ancak bu büyüme, gerek kamu gerekse özel sektörde sürdürülmesi mümkün olmayan borçlanmayla sağlandı. Şimdi birçok Türk firması, bankaları ve diğer kredi kuruluşlarını, kendilerine yardım eli uzatmaya ikna etmeye çalışıyor. Borç krizine girmemesi için Türkiye'nin yabancı yatırımcılara güvence vermesi gerekiyor, ki bu da giderek zorlaşıyor. Türkiye, faiz oranlarını yükseltmeye devam ederek borç para çekmeyi başarabilir. Ancak bu hamle, ekonomik büyümeyi bastırır, emlak ve inşaat sektörlerini krize sokar. Ya da liranın değerinin daha da düşmesine, enflasyonun yükselmesine seyirci kalarak büyümeyi sürdürebilir. Ancak bu da kritik önem taşıyan şirketleri nakit krizine sürükler ve hükümeti IMF'den borç almaya zorlar.”

New York Times'ın görüş aldığı uzmanlardan iktisatçı Marie Owens Thomsen, ”Türkiye, çözülmeye uğrayan bir sonraki ülke olabilir,” diyor. Gazeteye göre Türkiye'nin alışılmadık tarzdaki mali politikaları, ekonomiyi savunmasız hale getiren etkenlerin başında geliyor. Haberde, ”Erdoğan, enflasyonun yüksek faizin bir sonucu olduğunu iddia etti, bu, kemoterapinin kansere neden olduğunu söylemeye eşdeğerdir. Seçimlerden önceyse Merkez Bankası'nın dizginlerini eline alıp faiz oranlarını düşürme tehdidinde bulundu. Bu da yatırımcıları kaçırdı, liranın değerini düşürdü,” şeklindeki ayrıntılara yer veriliyor.

Wall Street Journal gazetesiyse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın bağımsızlığını erozyona uğratacağı, daha gevşek mali ve para politikalarını benimseyeceği şeklindeki kaygıların Türk Lirası'nı krize sürükleyebileceğini kaydediyor. Gazete, gelişmekte olan ekonomilerin doların değer kazanması, Amerika'daki faiz oranlarının artması ve küresel ticarette gerginliklerin tırmanması gibi yeni baskılar altına girmeye başladığı bir dönemde Erdoğan'ın para politikaları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmasının yatırımcıları kaygılandırdığını kaydediyor.

Haber şöyle devam ediyor: ”Yatırımcıların Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesinden önce satış yoluna gitmesi üzerine lira, değerinin beşte birini yitirdi. Yüksek faiz oranlarını 'tüm kötülüklerin anası ve babası' olarak tanımlaması, Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın lirayı desteklemesini ve enflasyon sorununa çözüm arayışlarını engelleyebileceği korkularını körükledi. Yeni yayınlanan kanun hükmünde kararnamelerle Cumhurbaşkanı'nın Merkez Bankası Başkanı'nı ve yardımcılarını atama yetkisini eline alması, yardımcıların on yıllık deneyime sahip olma ve atanabilmeleri için Merkez Başkanı'nın tavsiyesini alma zorunluluğunun kaldırılması, bu korkuları daha da arttırdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na Erdoğan'ın damadının getirilmesi ve Mehmet Şimşek'in kabine dışı bırakılması da yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.”

Gazetenin görüş aldığı iktisatçı Christian Maggio, piyasaları, Türk ekonomisinin tek kişi tarafından yönetilmediğine ikna etmenin son derece zor olacağını söylüyor. Ancak kimi yatırımcılarsa bekle gör politikası izleme yolunu seçiyor. Bu taktiğin ardında Erdoğan'ın yeni kabinesinin kimlerden oluşacağı ve nasıl bir politika benimseyeceğini anlamak, ekonomiden sorumluların yukarıdan baskı olmadan işlerini yapabilme özgürlüğüne sahip olup olmayacaklarını görmek yatıyor.

Dış yatırımcıların Berat Albayrak endişesi

Hükümetin açıklandığı dakikalarda TL’nin düşüşü ve bugünün İngiliz gazetelerinde yazanlar, aradaki sebep-sonuç ilişkisine açıklık getiriyor.

Seçim öncesi Erdoğan’ın İngiltere ziyaretinden beri hızla değer kaybeden TL, bu kez Hazine ve Maliye’nin başına getirilen Bakan Berat Albayrak’ın adı açıklanınca Amerikan Doları karşısında %3,8 oranında değer kaybetti.

Financial Times, “Erdoğan Türkiye’de maliyenin başına damadını getirdi,” diyor ve ekliyor, “Berat Albayrak'ın yeni rolü, yatırımcıları kaçırınca TL eridi.” Gazetenin internet sitesinde her yarım saatte bir yeni başlıklar görmek mümkün. Bir diğeri “Erdoğan Merkez Bankası’nın müdürünü atayacak güce erişti,” altında da “Açıklanan yeni kararlar piyasaların cesaretini kırdı.” Gazete, ekonomiden sorumlu eski bakan Mehmet Şimşek’in yeni kabinede görev almamasının da bu konuda önemli bir neden olduğunu dile getiriyor. Onunla ilgili başlık da şöyle, “Mehmet Şimşek veda etti, yeni hükümete başarı diledi.” Erdoğan’ın İngiltere ziyaretinde yemekli Bloomberg buluşmasına da katılan analistlerden gelen yorumlar da var Financial Times’da. Hollanda merkezli ABN Amro Bank’dan Nora Neuteboom “Yeni kabine piyasa değil, Erdoğan dostu,” dedi.

BBC, web sayfasında “Erdoğan hanedanlık endişeleri arasında damadını maliye bakanı yaptı,” diyor. Hemen altında yer alan satırlarda ise: Berat Albayrak'ın atanması, iktidarın üst kademelerindeki aileyi kayırmacılık kaygılarıyla beraber piyasaları çınlattı,” deniyor.

The Guardian Erdoğan’ın yemin törenini anlatan geniş bir haber var. Dönemin yakın tarihinden özetlere yer verilmiş. Başarısız darbe girişimi, devletten, medyadan akademilerden kovulan 130 bin kişi, tutuklanan gazeteciler, var haberde. Yeni bakanlar kurulunun açıklandığını söylüyor ancak “Hazine ve Maliye’nin başına damadını atadı” bilgisinin tek başına altını çiziyor.

Guardian yemin törenine davet edilen yabancı devlet görevlilerinin arasında gelişmiş batılı bir ülkeden kimse olmamasına da dikkat çekiyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

ABD Silahlı Şiddete mi Teslim? - 5 Temmuz
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:33 0:00
XS
SM
MD
LG