Erişilebilirlik

‘ABD Türkiye’ye Karşı Orantısız Güç Kullandı’


ABD ile Türkiye arasında yaşanan vize krizi iki ülke arasındaki ticaret alanında etkisini göstermeye başladı. MÜSİAD ABD (Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı Mustafa Tuncer, İstanbul Ticaret Odasına bağlı bir heyetin ABD’de yatırım yapmak için çeşitli görüşmelerde bulunmak için planladığı ziyareti iptal ettiğini söyledi.

Tuncer, ABD’nin Türkiye’ye karşı almış olduğu vizeleri askıya almanın orantısız bir güç kullanımı olduğunu ifade etti.

İki ülke arasında yaşanan vize krizi sonrasında, Amerika’nın Sesi’ne konuyla ilgili görüşlerini açıklayan Tuncer, “Amerika’nın almış olduğu bu karar orantısız bir güç kullanımıdır. Türk vatandaşı olan Metin Topuz’un terör örgütüyle ilişkisi nedeniyle göz altına alınması. Türk hükümetinin elindeki delillerin karşılığında bu kişiyi tutuklamasının karşılığını bütün bir Türk toplumunun ödememesi gerekir. “ diye konuştu.

‘İstanbul Ticaret Odası heyeti ziyaretini iptal etti’

Tuncer, Türkiye’nin de mütekabiliyet esasıyla benzer bir uygulamayı Amerikan vatandaşlarına karşı yapmış olduğunu, bu durumun mutlaka iki ülke arasında ticari anlamda olumsuz etkileri olacağını belirterek, “ Önümüzdeki hafta buraya gelecek İstanbul Ticaret Odasına bağlı bir heyet maalesef son gelişmeler sonrasında bu ziyaretini iptal etmek durumunda kaldı. Belki bu ticaret heyeti burada bazı yatırımlara imza atacaktı. ABD’nin kararı ağır oldu. Amerika’nın daha önce arasında kriz yaşamış olduğu farklı ülkelerde bile bu tür durumlar yaşanmadı. Türkiye gibi NATO üyesi bir ülkeye karşı alınan bu kararın bu yüzden orantısız bir güç kullanımı olduğunu düşünüyorum. “ dedi.

‘Hükümetler krizi kendi aralarında çözmeli’

Tuncer, on bin Türk öğrencinin Amerikan yüksek okullarında okumakta olduğu vurgulayıp, “ Sadece bu öğrencilerin Amerikan ekonomisine katkıları 600 milyon doların üzerinde. Ülkemizden buraya Amerikan hastanelerine gelen vatandaşlarımızın bu ülkenin ekonomisine katkısı da yüz milyon doların üzerinde. Hem iş hem spor hem de kültür alanlarında pek çok ilişkimiz var bunların her iki ülkeye de ekonomik katkıları var. İki ülke hükümetlerinin anlaşamadıkları ya da uzlaşamadıkları noktaların faturasının ticaret dünyasının, sanat dünyasının kültür dünyasına çıkartılmaması gerekir. Hükümetlerin bu krizi kendi aralarında bürokratik teamüllere göre çözmeleri gerekir.” dedi.

‘Sağduyulu bir yaklaşımla kriz çözülebilir’

İki ülke arasında yaşanan krizin çözülmesi için bazı temaslar gerçekleştirdiklerini belirten Tuncer, “ Biz MÜSİAD Amerika olarak buradaki yaklaşık 80’ den fazla düşünce kuruluşuna görüşlerimizi bildiren açıklamalar yaptık. ABD’nin Türkiye ile ilişkilerinde bu tür anlık kararlarla hareket edemeyeceğini savunduk. Bu noktada sağduyulu bir yaklaşımla iki dost ve müttefik ülkenin bu krizi aşabileceğini savunduk. Yaşananlar Türk Amerikan ilişkilerinde hiç arzu etmediğimiz şeyler. Bu noktada Amerika’ya Türkiye’nin bölgedeki ulusal güvenlik noktasındaki hassasiyetlerini hatırlatma ihtiyacı duydum. ABD terörle mücadele eden önemli ülkelerden birisi. Ulusal güvenlik noktasında Amerika’nın da kendine ait bazı hassasiyetleri var. ABD’nin bu Türkiye’nin bu hassasiyetlerini bilip empati kurması gerekir. Türkiye ile ABD arasında hassas ‘FETÖ’ konusu var. ABD keşke bu vize çıkışını yapmadan Türkiye’deki hukuksal süreci bekleseydi. ABD ile Türkiye arasındaki bu krizi tırmandıran etkenlere baktığınız zaman, S-400 füze anlaşması var Türkiye kendi ulusal güvenliğini koruma noktasında alternatif arayışlara gitmek durumunda bırakıldı. ABD’nin füze satışını kongrenin onayına bağlaması hem de daha yüksek fiyatlarda bir maliyet çıkartması. Belki Amerika’da bir kanat bölgede kendisi açısından yeni güç dengelerini taraflı olarak görme ihtiyacı olarak hissediyor ama bölgede oluşması imkansız yeni yapılanmaların Türkiye gibi güçlü bir müttefike tercih edilmemesi gerekiyor. Hükümetler belirli dönemler için ülkelerini yönetirler. Halkların bu şekilde cezalandırılmaması gerekir. Hükümetler karşılıklı olarak halklarının barışçıl bir şekilde yaşamaları için adımlar atmalıdır. Sağduyulu ve akılcı olmalıdır. “ dedi.

‘İhtilaflı konular değil uzlaşılan konularla ortak hareket edilebilir’

Karşılıklı ihtilaf konuları değil de birlikte ortak hareket edilebilecek konularda uzlaşılması gerektiğini savunan Tuncer, “ Ortak konulardan biri terörle mücadele. IŞİD’ in bir terör örgütü olduğu konusunda ortak bir uzlaşma sağlanmıştı.Amerika’nın anlayabileceği bir nokta var. Bu noktada ulusal güvenliği tehdit eden terör örgütlerine karşı mücadele. Amerika 11 Eylül yaşadı. 11 Eylül’ü yaşamış bir ülke olarak ulusal güvenlik noktasında ‘Patriot Act’ dediğimiz kanunlar çıkartarak zaman zaman ABD içerisinde tartışmalara konu olsa da bazı güvenlik tedbirleri aldı. Özgürlüklerin kısıtlandığı ifade edildi ancak ulusal güvenlik söz konusu olduğunda bazı konularda gevşek davranılamayacağını kendi uygulamalarıyla gösterdiler. Türkiye açısından baktığınız zaman kendi ulusal güvenliğini tehdit eden ‘FETÖ’ denilen bir yapılanma karşı karşıya ve bununla bir mücadele ediyor. Bununla mücadele ederken de hukuksal bir mücadele veriyor. Bu mücadeleyi Amerika’nın anlaması gerekiyor. Bunu anlatabilmek ve ABD’nin anlamasını sağlamak için yeni argümanlar geliştirmek gerekiyor” dedi.

XS
SM
MD
LG