Erişilebilirlik

Amerika ile Türkiye son yıllarda ikili ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla hem resmi hem de özel sektör düzeyinde adımlar atıyor. Bunun sonucu olarak kısa süre öncesine kadar 16 milyar Dolar seviyesinde olan ikili ticaret 20 milyar Dolar’a ulaştı. Taraflar bu rakamın daha da yükseltilebileceği görüşünde ve bu doğrultuda çalışmalarını sürdürüyor. Melek Çağlar, TÜSİAD’la ortak bir Türkiye çalışma grubu kuran Amerika Ticaret Odası’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Peter Rashish’le ikili ekonomik ilişkileri konuştu.

Melek Çağlar -
Öncelikle bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Gerek Türkiye’de gerekse Amerika’da politikacılar ve yöneticiler, ikili ekonomik ilişkilerin, askeri ve siyasi alandaki işbirliğinin gerisinde kalmasından şikayetçi, sizce neden ekonomik işbirliğinde diğer alanlara göre geride kalındı?

Peter Rashish
- Bu doğru bir tespit. İkili ekonomik ilişkilerde diğer alanlardaki işbirliği seviyesinin yakalanamamış olmasının birkaç nedeni var. Örneğin, Türkiye tarafından bakarsanız, ekonominin Avrupa’yla çok yakından bağlantılı olduğunu görürsünüz. Hem Avrupa’dan hem de Türkiye’den karşılıklı yapılan yatırımlar var. Amerika açısından bakarsanız da Amerikalı şirketlerin daha çok BRIC ülkeleri olarak tanımlanan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin üzerinde yoğunlaştığını görmek mümkün. Yani bir anlamda Amerika’da Türk şirketlerinin değeri tam olarak anlaşılamamıştı, ama bu son zamanlarda değişiyor. Artık Amerika’da Türkiye hem bir pazar olarak hem de bölgesel bir ekonomik güç olarak daha iyi algılanıyor.

Melek Çağlar
- Amerikan şirketleri Türk pazarına girme konusunda hangi alanlarda zorlandı ve zorlanıyor?

Peter Rashish
- Türkiye’de başarılı olan çok sayıda Amerikan şirketi var ve bu şirketler Türkiye’deki büyüme potansiyelinden, Türkiye üzerinden diğer ülkelerle iş yapma potansiyelinden çok memnunlar. Ama diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de şeffaflık ve yasal çerçevenin ne şekilde değişebileceğini öngörme konusunda sorunlar var. Yine de ticaret seviyesinin 20 milyar Dolar’a çıktığı düşünülürse, ikili ekonomik ilişkilerde cesaret verici bir ilerleme olduğu rahatlıkla söylenebilir. Eğer yasal uygulamalar konusundaki belirsizlik giderilebilirse ekonomik ilişkiler daha da ilerleyebilir.

Melek Çağlar
- Ticaret rakamlarından bahsetmişken, Türk tarafı ikili ticaretin Amerika lehine artmasından çok hoşnut değil. İleride artan ticareti iki taraf açısından da daha dengeli hale getirmek mümkün olabilecek mi?

Peter Rashish - Türk tarafının bu konudaki kaygısını anlıyorum. Ancak Türk ihracatçıları bugüne kadar hep Avrupa pazarına odaklandı. Bu yüzden de Türk şirketleri ve malları Amerika’da değil daha çok Avrupa’da tanınır durumda. Amerika büyük bir Pazar, bu yüzden de büyük yatırımlar gerektiriyor. Rekabetin de çok fazla olması nedeniyle Amerika’da kar marjları düşük. Bu yüzden Amerika’da başarılı olmak isteyen Türk şirketlerinin büyük yatırımları göze alması gerekiyor. Ayrıca bu pazardaki potansiyeli kullanabilmek için lojistik merkezler kurmaları, deneyimli uzmanlardan yararlanmaları da gerekli.

Melek Çağlar
- Amerikan pazarına girişte Türk firmalarını zorlayan diğer unsurlar neler?

Peter Rashish -
Türk şirketlerinin yasalar ve uygulamalar konusunda Amerika’da bir sıkıntısı olduğunu sanmıyorum. Burada asıl zor olan doğru ölçekli yatırım yapmak, doğru marka stratejisi oluşturmak ve yaratıcı reklam kampanyaları yapabilmek.

Melek Çağlar
-TÜSİAD ile bir çalışma grubu kurdunuz. Bu grubun amacı ve şu ana kadar gerçekleştirdiği hedefler neler?

Peter Rashish
- Çalışma grubumuz Türkiye’deki potansiyel alanları daha iyi belirlemek ve Amerikan şirketlerinin bu pazarda elde ettikleri başarıyı örnekleme amacı taşıyor. Aynı şekilde, özel sektörler ve resmi makamlar arasında daha derin bir diyalog oluşturmayı da amaçlıyoruz. G20 çerçevesindeki konular, Euro bölgesinin geleceği gibi ortak noktalar üzerindeki görüş alışverişini de genişletmeyi umuyoruz.

Melek Çağlar
- Amerika Ticaret Odası’nın sitesinde Türkiye için “doğru politikalar ve yasal uygulama zemini oluşursa, ikili ekonomik ilişkilerin artması ihtimali yüksek” değerlendirmesi yapılıyor. Bunu biraz açar mısınız, nedir burada beklenen doğru politika ve yasal uygulamalar?

Peter Rashish
- İlk olarak mesela 20 yıl öncesinin ikili yatırım anlaşmasına yeniden bakmak gerekiyor. O dönemde Türk ekonomisi bugünkünden çok farklıydı. Her iki tarafın da ekonomik ilişkiler konusundaki taahhütleri de 20 yıl öncesine göre bugün çok farklı. Eğer yeni bir yatırım anlaşması yapılırsa belki karşılıklı güven artar.

Melek Çağlar - Sizce Türk ve Amerikan şirketleri iş kültürü bakımından birbirlerini tanıyor, anlıyor mu? Bu alanda eksiklikler varsa, nasıl giderilir?

Peter Rashish
- Her iki taraf da geçmişte birbirlerini görmezden geliyordu, diyebilirim. Türkiye’nin odağında Avrupa, Amerika’nın odağında BRIC ülkeleri vardı. Bu yüzden de Amerikan ve Türk şirketleri birbirlerini, markalarını ve her iki pazarın sunduğu fırsatları çok iyi tanımıyor. Kurduğumuz çalışma grubuyla bu durumu değiştirmeyi umuyoruz. Zaten taraflar birbirlerini daha iyi tanımaya ve anlamaya başladı, bundan sonra da bu çabayı sürdürmemiz gerekiyor.

  • 16x9 Image

    Melek Çağlar

    Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

XS
SM
MD
LG