Erişilebilirlik

ABD’nin Çekilme Kararı Bölgede Dengeleri Nasıl Değiştirir?


ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den askeri varlığını çekme kararının ardından bazı çevrelerde bu gelişmeden en çok Türkiye, Rusya, Şam rejiminin kazançlı çıkacağı, PYD-YPG’nin ise kaybeden taraf olacağı değerlendirmesi yapılıyor.

Trump’ın 19 Aralık’ta Suriye’de artık IŞID’in yenilgiye uğratıldığını söyleyerek, ABD’nin askeri varlığını geri çekeceğini açıklaması ve bunun nasıl uygulanacağı Türkiye’de yakından takip ediliyor. Uzmanlar, ABD’nin sahadan çekilmesiyle birlikte Suriye’de Rusya başta olmak üzere Türkiye, Esad yönetiminin etkili olacağını, gelişmenin PYD-YPG aleyhine işleyeceğini belirtiyor.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han’a göre karardan Türk – Amerikan ilişkileri olumlu etkilenecek, ABD’de de kazançlı çıkacak. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Esen ise; Amerika’nın geri adım atmasıyla Suriye’de çok ciddi bir değişiklik olacağını ve kazananlar tarafında ABD yer almayacak. Her ikisi de PYD-YPG’nin bu karardan dolayı “kaybeden” olduğunu söylüyor.

“Türkiye sahada somut adım görmek isteyecektir”

Prof. Dr. Han, VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bu kararı tam anlamıyla yorumlayabilmesi için uygulamayı ve somut adımları görmek isteyeceğini söyledi. Han, “Bugüne kadar ABD Başkanı’nın ağzından benzeri laflar edildi. Fakat açıklamalar sonrasında somut adımlar gelmedi. Bugün de Amerikan karar alma merkezlerince koordineli ve hemfikir davrandıklarına dair şüpheler var. Bu şüphelerin haksız olduğu düşünülemez. Pentagon’un ilgili birimleri ve ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından da Başkanın iradesine uygun biçimde benimsendiği ve bu iradeyi dönüştürecek etkilerin üretilmediği bir ortamda bu işin olduğunu görmemiz gerekir” dedi.

Ahmet Kasım Han
Ahmet Kasım Han

Bu karardan dolayı Türk – Amerikan ilişkilerinde olumlu gelişmeler beklenebileceğini işaret eden Han, ABD’nin kaybettiği görüşünde değil. Han, “Bundan dolayı ABD kazanacaktır, karmaşık dünyada Türkiye ile müttefiklik ilişkisini yenilemesini sağlayacaktır. İkinci kazanını Batı ittifakının genel sağlığı olacaktır. Bu yönde yorum yapmak için bundan sonraki gelişmeleri beklemek lazım. Özellikle Türkiye’nin Rusya’dan hava savunma sistemi alıp-almayacağına ve yerini hangi sistemle ikame edeceğine de bakmalı. Üçüncü kazanacak Türkiye’dir. Önemsediği ve beka sorunu olarak kabul ettiği Fırat’ın doğusundaki PKK-YPG yapılanmasının sürdürülebilirliği bu kararla birlikte pek mümkün olmayacaktır. Dolaylı olarak da Şam yönetimi kazanacaktır. Şam yönetimi, arkalarında ABD olmayan gruplarla müzakere edecektir ama bölgede nasıl otorite kurulacağına bakmak lazım. Kim kaybeder? PKK-YPG kaybedecektir” diye konuştu.

“Bu kararda iç politika ve Rusya – Türkiye ile pazarlıklar rol oynamış olabilir”

Doç. Dr. Esen de, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Bu karar Suriye krizinde tabii ki çok oyun değişikliğine yol açacak. Trump yönetiminin böyle bir kararı gözden geçirdiğine dair bir haber gündemi de yoktu. Dolayısıyla bölgeyi takip eden uzmanlar açısından çok büyük bir sürpriz oldu. Neden böylesi hızlı bir karar alındığı konusunda aklıma birkaç neden geliyor. Son dönemde Trump yönetimi çok ciddi yolsuzluk ve soruşturma iddiaları ile uğraşıyor. Kongre seçimlerini Demokratlar kazandığı için iç siyasette zayıfladığını görüyoruz. Gündem değiştirme ve Trump’ın kendisi için daha elzem gördüğü konulara odaklanmak için bu kararı aldığını düşünüyorum. Hem Rus yönetimi ile hem de Erdoğan yönetimi ile yapılan pazarlıkların bir sonucu olarak da gerçekleşmiş olabilir” dedi.

“Trump'ın Kararında Rusya -Türkiye ile Pazarlıklar Rol Oynamış Olabilir"
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:06:34 0:00

“ABD ile Türkiye arasındaki pazarlıklarda sizce neler konuşuldu” diye sorduğumuz Esen, kamuoyuna şeffaf bilgilendirme yapılmadığı için ancak tahminler yürütülebileceğini vurguladı. Esen, “Ne yazık ki iki ülke, daha önce görmediğimiz oranda kendi Dışişleri Bakanlıklarını süreç dışında bırakıp liderler üstünden son derece kişisel bir müzakere yönetiyorlar. Dolayısıyla yapılan pazarlığı ben sadece Trump ve Erdoğan ile etrafındaki dar bir kadronun bildiğini tahmin ediyorum. Büyük ihtimalle Rusya burada önemli bir rol oynamıştır. Benim tahminim Erdoğan’dan belli konularda Trump yönetimi taviz elde etti. Belki S-400’lerin alınmasında sürecin geciktirilmesi olabilir. Patriot füzelerinin Türkiye’nin alması ve tekrar Amerika tarafından askeri anlamda yanaşması olabilir. Rahip Brunson’ın kongre seçimleri öncesinde Ekim ayının sonunda bırakılması bence bu işin parçasıydı. Bununla birlikte sanırım Türkiye’nin giderek Rusya’ya yanaşıyor olması Trump yönetimini ve genel olarak Amerikan yönetimini belli oranda kaygılandırmıştır” diye konuştu.

Esen, Suriye’de kim kazançlı, kim zararlı konusunda ise, “Yaklaşık 3,5 senedir Amerikan yönetiminden ciddi siyasi ve askeri destek alarak Kuzey Suriye’de etkinlik alanlarını arttırmış PYD-YPG’nin çok açık kaybeden” olduğunu söyledi. Esen, “Kürtler tarihi olarak yaşadıkları bölgelerin çok ötesine geçen bir nüfus alanı yakalamışlardı.Bu karar konusunda PYD-YPG’nin çok ciddi bir kaybeden olduğunu söyleyebiliriz” görüşünde.

Suriye’den çekilmeyi Amerika için de ciddi bir geri adım atma hamlesi olarak yorumlayan Esen, “Birçok Amerikalı siyasetçi ve Trump yönetiminden isim Amerikan askerlerinin bölgede kalmaya devam edeceğini söylüyorlardı. Dolayısıyla bu, Amerika’nın bölgedeki etkinliğini çok ciddi olarak kısıtlayacaktır ve bundan sonra bölgede Amerika ile ittifak kurmayı düşünen grupları da tekrar düşünmeye sevk edecektir” ifadelerini kullandı.

Esen, kararın Şam yönetimi, Türkiye ve Rusya’nın ise elini güçlendirdiği düşüncesinde.

ABD sonrasında Suriye’nin geleceği nasıl şekillenecek?

Her iki uzman isim de öncelikle ABD’nin çekilme sürecini ve ardından sahadaki gelişmelere bağlı olarak bunun yorumlanabileceğini belirtiyor.

Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, bu noktadan sonra Şam hükümetinin Suriye’nin büyük bölümü üzerinde konsolidasyonunu hızlandıracağı ve hatta bunun İdlib üzerinde belirli etkileri olacağı beklentisinde. Han, “Türk – Rus – Amerikan ilişkileri ve Şam ile ilişkileri bağlamında günün sonunda her şey teraziye konacak diye düşünmek lazım. Suriye’nin geleceğinde Türkiye’nin söz söyleme etkisini arttıracaktır. İronik bir biçimde İran üzerindeki baskıyı da hafifletecektir” dedi.

Yard. Doç. Dr. Berk Esen, “Kritik nokta Amerikan güçleri çekildikten sonra PYD-YPG güçlerinin nasıl adım atacağı konusu. Büyük ihtimalle Türkiye’yle bir anlaşmaya girmeyeceklerdir. Esad yönetimine ne tip bir taviz verecekler ve bunun karşılığında Esad asgari bir çözüm olmadan orada ne tip bir politik yönetimi tekrar kurmaya çalışacak? Dolayısıyla büyük ihtimalle Suriye’deki yeni yönetimi ile Esad ve etrafındaki dar bir kadro kuracaktır. Zaten İran ve Rusya desteklediği için o eski yapının tekrar devam edeceğini düşünüyorum. Amerika artık yavaş yavaş burada denklem dışına çıkıyor” diye konuştu.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG