Erişilebilirlik

'ABD Körfez'de Çözüm Çabalarını Destekleyecektir'


Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında bulunduğu bazı Arap ülkelerinin Katar’la ilişkilerini kesmesi, Körfez bölgesinde son yıllarda görülen en büyük diplomatik krize yol açtı.

Mısır "ikinci bir emre kadar" Katar uçaklarına hava sahasını kapattı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Yemen de Katar’la tüm hava, kara ve deniz trafiğini kesmeye hazırlanıyor. Ayrıca Katarlı diplomatlara kendi ülkelerine dönmeleri talimatı verildi.

Tüm bu yaşananlar Washington’daki Ortadoğu Enstitüsü uzmanı Gerald Feirstein için sürpriz değil, çünkü kriz, bölge ülkeleri arasında giderek tırmanan gerilimin doğal bir sonucu: ”Bu talihsiz bir olay. Katar’la bazı bölge ülkeleri arasında farklı görüşler olduğu çok açık. Örneğin Mısır gibi. Özellikle siyasi İslam, Müslüman Kardeşler gibi konularda. Amerika’nın yıllardır duruşu; bu faklılıkların, tartışılarak müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği yönünde olmuştur. Bu ülkelerin ve Amerika’nın ortak görüşü aşırıcılıkla mücadele ve İran’ın bölgede etkisini arttırmasının önüne geçmek. Bu krizin temeli çok uzun yıllara dayanıyor, yeni bir mesele değil. Birleşik Arap Emirlikleri’yle Katar ya da Suudi Arabistan’la Katar arasında hep görüş farklılıkları vardı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudiler bu konuda hep çok açık ve net oldular. Ve Katar’ın Müslüman Kardeşler örgütüyle ilişkilerini ve Mısırlı cihatçılara evsahipliği yaptığını ortaya koydular. Yani eskilere dayanan bir mesele ama bugün bu noktaya taşınmasının nedeni Mayıs ayında Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamid es-Sani'nin yaptığı bir konuşma oldu. Her ne kadar Katar ülkesinin siber saldırıya kurban gittiğini, çıkan haberlerin yalan olduğunu ve olayın soruşturulduğunu açıklasa da olay bu noktaya geldi.’’

Katar’a mesafe koyan Körfez ülkeleri özellikle Doha’nın Mısır’daki Müslüman Kardeşler’e verdiği desteğe karşı çıkıyor. Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Müslüman Kardeşler’i terör örgütü olarak görüyor ve yasaklıyor.

Uzmanlara göre, krizin körüklenmesinde İran’ın rolü de büyük. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani, Riyad zirvesinden sadece birkaç gün önce, Bağdat’a sürpriz bir ziyaret yaparak İran’ın etkin isimlerinden General Kasım Süleymani’yle görüşmüştü. Katar hükümeti, buluşmayla ilgili haberleri yalanlamadı:

”Körfez ülkeleri arasındaki farklılıklar aslında çok geniş bir yelpazede. Ama bugüne kadar bu ülkeler tüm farklılıklara rağmen beraber çalışmayı başardı. İran’ın bölgedeki etkisini arttırmasını engelleme konusunda hemfikir oldular ve birlikte hareket ettiler. Katar, Yemen sorununun çözümü için oluşturulan koalisyona katılarak, Suudi Arabistan’ı destekledi. Başka bölgelerde de beraber hareket ettiler. İşbirliğinin bu denli iç içe olduğu körfez ülkeleri arasında atılacak ters bir adım, yaşananları daha da karmaşık hale getirir ve olumlu gelişmeler yaşanmasına engel olur.”

Trump yönetimi, Körfez ülkeleri arasında tırmanarak diplomatik krize dönüşen gerilimin bölgede dengeleri değiştirmeyeceği inancında olsa da bu konudaki duruşu merak konusu. Özellikle de Trump’ın Riyad ziyareti sırasında Suudi Arabistan’la 110 milyar dolarlık silah satış anlaşması imzalamasının ardından: ”Geçmişte buna benzer olaylar yaşandığında Amerika hep çok etkin bir rol oynadı ve bölgedeki dostlarını sorunu tartışarak çözmeleri konusunda teşvik etti. Daha önce yaşanan ihtilafların dışında kalan Körfez ülkeleri de oldu, Umman ve Kuveyt gibi. Umarım bir kez daha Kuveyt ve Umman sorunun çözümü yönünde olumlu bir rol oynar. Şeyh Tamim geçen hafta Kuveyt’e gitti. Bence bu ziyareti anlaşmazlıkların çözümü için gerçekleştirdi. Amerika da bir kez daha bu çabaları destekleyecektir.’’

Ortadoğu Enstitüsü uzmanı Gerald Feirstein uluslararası topluma da seslendi ve yaşanan krizin terörle mücadeleyi engellemesinin önüne geçmek için birlik çağrısı yaptı: ”Körfez ülkeleri arasında derin görüş ayrılıkları ve farklı akımlar var. İslam ülkeleri ve Arap toplumu sınırları içindeki bu ihtilafın bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak için kurulan koalisyonu zayıflatmasına izin vermemeliyiz.’’

ABD bölgede sözü geçen bir ülke. Bu yüzden de Başkan Donald Trump’ın Körfez ülkelerinin Katar’a karşı aldığı izolasyon kararını destekler yöndeki açıklamaları bölgede suların bir süre daha durulmayacağının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

XS
SM
MD
LG