Erişilebilirlik

ABD Konsolosluğu Çalışanı Tanık Olduğu Davaya Getirilmedi


Yaklaşık 17 ay ev hapsinde kaldıktan sonra 25 Haziran’da serbest bırakılan ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Nazmi Mete Cantürk ile eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser Cantürk, bugün üçüncü kez İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısında çıktı.

Cantürk’ün FETÖ’ye üyelik suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla hapis istemiyle yargılandığı dava 19 Mart’a ertelenirken mahkeme, Mete Cantürk’ün eşi ve çocuğunun duruşmalardan vareste tutulmalarına karar verdi.

Davanın bugünkü celsesini ABD İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell, ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier ile bazı konsolosluk yetkilileri de takip etti.

Hakkında zorla mahkemeye getirilme kararı verilmiş olan Metin Topuz, izleyici sıralarında arandı

Davanın bugünkü duruşmasında bir başka ABD Başkonsolosluğu çalışanı olan ve casusluk suçlamasıyla Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 2 Ekim’deki celsede hakkında ‘zorla mahkemeye getirilme’ kararı verilen Metin Topuz’un ifadesine başvurulacaktı.

Ancak duruşma başladıktan sonra mübaşir, halen Silivri Cezaevi’nde olan Metin Topuz’u önce izleyici sıralarında aradı, ardından da koridorda ismini anons etti. Gazetecilerin Topuz’un cezaevinde olduğunu hatırlatması üzerine mübaşir, mahkeme heyetine bu yönde bilgi verdi.

Mahkeme de Metin Topuz’un davanın 19 Mart’ta yapılacak dördüncü celsesine zorla getirilmesi yönünde karar verdi.

Cantürk, tanık beyanını kabul etmedi

Mahkeme başkanı, Zaman gazetesinden 2014 Şubat’ında istifa etmiş olan Salih Zengin’in tanık ifadesini de duruşmada okudu.

Başkan, Zengin’in ‘‘Zaman Gazetesi'nde 1998'de çocuk sayfası editörü olarak çalışmıştım. Nazmi Mete Cantürk'ün çocukları da şiir çalışmalarını mektupla yollamıştı. Bu nedenle tanıştık. Bana ABD Konsolosluğu'nda çalıştığını, vize konusunda yardımcı olabileceğini söylemişti. Daha sonrasında gazetede çalışan birçok kişiden ABD ülkesine gitmek maksadıyla vize müracaatında bulunduklarında ‘Fethullah Gülen’i ziyarete gidiyorum' şeklinde beyanda bulunanların vize işlemlerinde kolaylık sağlandığını duydum. Ama sanık Nazmi Mete mi, yoksa Metin Topuz mu yardımcı olmuştu bilmiyorum. Sanık Nazmi Mete'nin örgütsel davranışı olduğuna şahit olmadım’’ dediğini aktardı.

Tanık ifadesi sonrası söz alan Nazmi Mete Cantürk, ‘‘Tanıkla bir fuarda tanışmıştık, sonra birkaç kez gördüm. 20 senedir de hiç görmedim. Neden böyle konuştuğunu bilmiyorum. Beyanlarını kabul etmiyorum’’ dedi.

Cantürk ailesinin avukatları, tanığın ifadesinin celse arasında alındığı için soru soramadıklarını, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını belirterek görüşlerini esas hakkında savunmaları sırasında aktaracaklarını belirttiler.

Bir sonraki duruşmaya davet edilen kişi duruşma salonunda çıktı

Duruşmada bir başka ilginç ayrıntı daha vardı.

Mahkeme, iddianamede mesajı bulunan 053X XXX XX 17 no’lu telefonu kullanan kişinin bir sonraki duruşmaya gelmesine hükmetti.

Ancak bu sırada bir kişi el kaldırarak söz konusu kişinin duruşma salonunda olduğunu söyledi. Bunun üzerine Tuğba E., huzura gelerek söz konusu telefonun kendisine ait olduğunu söyledi. Mahkeme başkanının, ‘‘Bu duruşmadan nasıl haberdar oldunuz?’’ sorunu üzerine Tuğba E., ‘Telefon eşimin üzerine kayıtlı, onun işyerine celp geldi’’ yanıtını verdi.

Tuğba E.’nin ifadesine başvurmayan mahkeme heyeti, 19 Mart’ta yapılacak bir sonraki duruşmaya gelmesi yönünde karar verdi.

XS
SM
MD
LG