Erişilebilirlik

ABD Kongresi’nde Türkiye’yi Hedef Alan Tasarı


Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Corker

ABD Senatosu’nda aralarında hem Cumhuriyetçi hem Demokrat senatörlerin bulunduğu bir grup, “Türk hükümeti haksız biçimde hapiste tuttuğu ABD vatandaşlarını serbest bırakıncaya kadar” Türkiye’nin uluslararası mali kuruluşlardan borç almasını kısıtlamaya yönelik bir tasarı sundu.

Tasarı, Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda, komisyonun başkanı Cumhuriyetçi senatör Bob Corker ve kıdemli Demokrat üyesi Bob Menendez’in yanı sıra komisyon üyesi diğer senatörler Cumhuriyetçi Thom Tillis ve James Lankford’la Demokrat Jeanne Shaheen ve Bill Nelson tarafından sunuldu.

Altı senatör yaptıkları açıklamada, hapiste tutulmaya devam eden rahip Andrew Brunson’la beraber diğer ABD vatandaşları, Amerikan konsolosluklarının yerel çalışanları ve onbinlerce Türk vatandaşının da hala Türk hükümetinin “kabul edilemez tacizleri ve insan hakları ihlalleriyle” karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Komisyon Başkanı Corker yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki Amerikan vatandaşlarının tutukluluğu ve tacize uğramaları devam edemez. Türkiye Kongre’nin iyi niyetli çabalarını reddetmeyi sürdürürken, Türkiye’deki vatandaşlarımız ve çalışanlarımızın haklarına saygı gösterilinceye kadar yeni adımlar atmalıyız” dedi.

Senatör Menendez de, Türk-Amerikan ilişkilerinin, Ortadoğu’da istikrardan NATO’nun dayanıklılığına ve her iki ülkenin ekonomik refahına kadar uzanan ortak hedefleri temel alması ve güçlü olması gerektiğini ancak Türk hükümetinin tutuklamaları sürdürdüğü sürece bu ilişkileri ileriye taşımanın ve ortak hedefler üzerinde çalışmanın zor olduğunu belirtti.

Menendez, “ABD – Türk hükümeti siyasi piyon olarak kullanmak amacıyla Amerikan vatandaşlarını hedef almayı ve tutuklamayı sürdürdükçe - Türkiye’ye uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmesini desteklemeye devam edemez” ifadesini kullandı.

Senatör Tillis de, “Türk hükümeti şunun farkında olmalı ki, rahip Brunson ve diğer masum Amerikan vatandaşlarını haksız şekilde hapiste tutmaya devam etmesi Kongre’den karşılıklar görecek” dedi.

Shaheen de, rahip Brunson, diğer Amerikan vatandaşları ve yerel çalışanların tutukluluk hallerinin devam ettirilmesinin, hem insanlık dışı hem de mesnetsiz olduğunu, ailelerine ve sevdiklerine olağanüstü acılar çektirdiğini kaydetti. Shaheen, “Türk yetkililer Amerikalıları serbest bırakarak şu anda bunu sona erdirebilir. ABD ve Türkiye NATO müttefikiler ve müttefiklerin yaptığı gibi birlikte çalışmalıyız. Ancak Amerikan çalışanlarının haksız biçimde hapiste tutulması devam edemez dolayısıyla Kongre’nin onların serbest bırakılmasını talep etmek için adım atması bir zorunluluk” değerlendirmesinde bulundu.

Lankford da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, rahip Brunson ve diğer “suçsuz” Amerikalıları “uydurma” suçlamalarla demir parmaklıklar arasında tutarak iki ülke arasındaki güveni ihlal etmeyi sürdürmekle suçladı. Lankford, “Türkiye tekrar bir NATO müttefiki gibi davranmaya başlayıncaya kadar, yaptırım ve borç kısıtlamaları gibi tedbirleri gündeme geçirmeyi sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

Nelson da, “Erdoğan Türkiye’nin demokrasisini baltalamayı, gazetecileri baskı altına almayı ve insan haklarını ihlal etmeyi sürdürüyor. Rahip Brunson’a tamamen temelsiz suçlamalarla tutmaya devam ediyor. Bu haydutça davranış karşılıksız kalmamalı” dedi.

Senatörlerin sunduğu “Türkiye Uluslararası Mali Kuruluşlar Yasası” adlı tasarı, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) ABD icra direktörlerine, insani amaçlar dışında Türkiye’ye Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC) ve EBRD tarafından gelecekte kredi sağlanmasına karşı çıkması talimatı veriyor. Bu talimatın, ABD yönetimi Kongre’ye Türkiye’nin “çifte vatandaşlar dahil Amerikan vatandaşlarını ya da Türkiye’deki Amerikan misyonlarının yerel çalışanlarını artık keyfi olarak gözaltına almadığı ve hareket özgürlüklerini kısıtlamadığı” yönünde bildirimde bulununcaya kadar geçerli olması öngörülüyor.

Tasarı, IMF dahil diğer tüm uluslararası mali kuruluşların ABD icra direktörlerini de, diğer kilit ülkelerle birlikte çalışarak, Türk hükümetiyle gelecekteki temaslar ve kredi sağlama konusunda, ülkedeki insan haklarını geliştirecek şekilde uyumlu bir politika yaklaşımı geliştirmekle görevlendiriyor.

Türkiye hem IFC, hem de EBRD’nin kredilerinden yoğun biçimde yararlanıyor. 2017’de IFC’nin tüm alıcıları arasında 927 milyon dolarlık uzun vadeli yeni kredi taahhüdüyle ikinci sırada yer alan Türkiye, aynı yıl EBRD’nin de 1,8 milyar dolarlık yeni taahhütle en büyük alıcısı konumunda bulunuyor.

XS
SM
MD
LG