Erişilebilirlik

'İran’la Nükleer Anlaşmadan Çekilmeyelim’


Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer anlaşmaya uyduğunu tasdik edip etmeme kararını açıklaması beklenirken, konu Kongre’nin de gündeminde. Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda “İran’ın Tehditlerine Karşı Koymak” başlıklı bir oturum düzenlendi.

Oturumda konuşan komisyon başkanı Cumhuriyetçi milletvekili Ed Royce, Amerika’nın, çekilmek yerine anlaşmayı “çok sıkı biçimde” uygulaması gerektiğini söyledi.

Royce, “Anlaşmayı, taşıdığı kusurlara rağmen çok sıkı biçimde uygulamamız gerektiğine inanıyorum” dedi. Bu bağlamda Royce, uluslararası müfettişlerin olası nükleer tesislere daha iyi erişime sahip olması ve temel eksikliklerin giderilmesi için müttefiklerle beraber çalışmaları gerektiğini belirtti.

Kongre’de 2015 yılında geçen yasa uyarınca Amerikan başkanları her 90 günde bir, İran’ın anlaşmaya uyup-uymadığı ve bunun ulusal çıkarlara uygun düşüp-düşmediği konusunda Kongre’ye rapor sunmakla yükümlü. Daha önce iki kez anlaşmayı onaylayan Trump’ın bu sefer onaylamayarak konuyu Kongre’ye aktaracağı tahmin ediliyor. Böyle bir durumda Kongre’nin önünde, Tahran’a yönelik ABD yaptırımlarını tekrar yürürlüğe koyup koymamaya kadar vermek için 60 gün süresi olacak. Trump’ın 15 Ekim Pazar gününe kadar kararını açıklaması gerekiyor.

Royce, Trump’ın alacağı kararın nedenlerini ayrıntılı biçimde izah etmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyetçi milletvekili, “Ne karar verirse versin, buna dair olguları ortaya koyması kritik önemde. Bu kararın ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini anlatmalı. Sonrasında da başkanın, İran’ın oluşturduğu tüm tehditlerle başa çıkmada izlenecek sorumlu bir yolu tanımlayacağını umuyorum” diye konuştu.

Anlaşmadan çekilmeye karşı çıkmasına rağmen, Obama yönetimini anlaşmadaki “kusurlardan” dolayı eleştiren ve anlaşmanın bir “kumar” olduğu görüşünü dile getiren Royce, şöyle konuştu:

“Bu, İran’ın sorumlu bir rejim, halkının refahı ve güvenliğine odaklanan bir ülke olmayı seçeceğine dayanan bir kumardı. Maalesef ve tahmin edildiği gibi, Tahran rejimi kendisini hala, komşularını istikrarsızlaştırmak, ABD ve İsrail başta olmak üzere diğer ülkeleri tehdit etmek için ideoloji ve şiddeti kullanan bir hareket olarak görüyor.”

Royce, nükleer anlaşmanın İran’ın bomba yapımında kullanılacak malzeme üretmesini kısıtlamış olabileceğini ancak bu kısıtlamaların on yıldan az bir süre içinde kalkmaya başlayacağını söyledi. Royce, İran’ın bu sürede nükleer savaş başlığı dizaynı gibi karmaşık ama kolayca gizlenebilen çalışmalar yürütebileceğine dikkati çekti.

Royce ayrıca, Tahran’ın, Hizbullah’a sağladığı destek ve balistik füze programı gibi diğer faaliyetlerine karşı da bir stratejinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Eliot Engel de, Trump’ın anlaşmadan çekilme yolunda ilk adımı atmasının ağır bir hata olacağını savunarak, ABD’nin verdiği söze sadık kalması gerektiğini vurguladı.

Engel de Royce gibi, çekilmek yerine anlaşmanın daha sıkı uygulanmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, “Eğer anlaşmadan şimdi çekilirsek, İran programları üzerindeki kısıtlamalardan ve davetsiz denetimlerden kurtulacak” dedi.

Oturuma konuşmacı olarak davet edilen Washington Enstitüsü’nden James Jeffrey de, İran’ın artık ABD’nin bölgedeki birinci önceliği olması gerektiğini kaydetti. Jeffrey, “Anavatandaki terör saldırılarından ayrı olarak, dikkatimizi ve kaynaklarımızı hemen hemen bitmiş IŞİD kampanyasından İran’a çevirmeliyiz” ifadesini kullandı.

Amerika’da bir önceki yönetimin başkan yardımcısı Joe Biden’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan da, Amerika’nın anlaşmaya bağlı kalmaya devam etmesi gerektiğini savunurken, “dünya Amerika’ya güvendiğinde” İran’a karşı uluslararası toplumla işbirliğinin de daha kolay olacağını belirtti.

Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Başkanı David Albright da, Trump’ın anlaşmayı onaylamaması halinde, hatta onaylasa dahi, Kongre’nin yasal düzenleme yoluyla anlaşmayı “onarma” üzerinde düşünmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu.

XS
SM
MD
LG