Erişilebilirlik

ABD İnsan Ticareti Raporunu Açıkladı 


Amerika Dışişleri Bakanlığı 2018 İnsan Ticareti Raporu’nu açıkladı.

Her ülkenin ayrı ayrı değerlendirildiği raporda ülkeler insan ticaretiyle mücadele konusundaki çabaları temelinde dört kategoriye ayrıldı. Türkiye, önceki yıllarda olduğu gibi en üst grubun bir altında, ikinci grupta yer aldı.

Raporda, bu gruba dahil edilen ülkelerin, “insan ticaretini önlemede asgari standartları tam olarak karşılamadıkları, ancak bunun için önemli düzeyde çabalar gösterdikleri” kaydedildi.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Başkan Donald Trump’ın kızı ve danışmanı Ivanka Trump tarafından kamuoyuna açıklanan raporun Türkiye kısmında, Türk hükümetinin insan ticaretini önleme konusunda bir önceki raporlama dönemine göre çabalarını arttırdığı gözlemine yer verildi.

Raporda, hükümetin daha fazla sayıda insan ticareti mağdurunu tespit ettiği ve onlara yardım sağladığı kaydedildi. Geçen yılki raporda, tespit edilen insan ticareti mağdurlarının sayısı 181’ken, son raporda bu sayı 303’e çıktı.

Ayrıca hükümetin, mağdur merkezli adli kovuşturmaları geliştiren çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiği ve insan ticaretiyle mücadelede ana kuruluş olan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün personel sayısını yükselttiği de raporda belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı’nın raporunda, Türk hükümetinin, ilk müdahale ekipleri, yargıçlar ve savcıların eğitimi için uluslararası işbirliğini sürdürdüğü tespiti de aktarıldı.

Bununla birlikte, hükümetin birkaç kilit alanda asgari standartları karşılamadığı ifade edilen raporda, bazı ilk müdahale çalışanlarının insan ticareti konusunda yeterli anlayışa sahip olmadığı, ayrıca mağdurları belirlemede tutarsızlıklar olduğu şeklinde haberler geldiği, bunun da mağdurların gözaltında tutulması ya da sınır dışı edilmesine neden olmuş olabileceği belirtildi.

Ayrıca kurumlar arası koordinasyonda sorunlar yaşanmaya devam ettiği ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL döneminde görevden almalar yüzünden kolluk kuvvetleri ve adli kaynakların darlık içinde olduğu kaydedildi.

Sivil toplumun insan ticaretiyle mücadele çabalarından büyük ölçüde dışlandığı ifade edilen raporda, mağdurlar için özel destek hizmetlerinin de, STK idaresindeki çok sayıda barınağın 2016’da kapatılmasından sonra devlete ait bir barınakla sınırlandırıldığı kaydedildi.

Raporda, sivil toplumun bu alanda giderek azalan rolünün, mağdurların tespiti ve özel bakımını sekteye uğrattığı yönündeki iddia ve eleştirilere işaret edildi.

ABD Dışişleri raporunda, son beş yıl içindeki raporlarda da belirtildiği gibi, Türkiye’nin, fuhuş ticareti ve zorla çalıştırmaya maruz kalan kadın, erkek ve çocuklar için varış ve transit ülke ve daha düşük bir seviyede de kaynak ülke olduğu kaydedildi.

Türkiye’deki insan ticareti mağdurlarının büyük kısmının Orta ve Güney Asya, Doğu Avrupa, Suriye, Endonezya ve Fas’tan geldiği belirtildi. 2017’de tespit edilen 303 insan ticareti mağduru içerisindeki en büyük grubun Suriyelilerden oluştuğu aktarıldı. Buna göre bu kişilerin 86’sının Suriyeli, 31’inin Kırgız, 25’inin Faslı, 21’inin Afgan, 20’sinin Moldovalı ve 19’unun Özbek olduğu bilgisi verildi.

Türkiye’deki bazı gençlerin, net olmayan koşullar altında, hem Türkiye hem ABD tarafından terör örgütü olarak tanınan PKK’ya katıldıkları yönündeki raporlara da işaret edildi.

Bakanlığın raporunda, Türkiye’nin yüksek sayıda sığınmacı nüfusuna sahip olduğuna ve bu sığınmacıların insan ticaretine karşı giderek daha korunmasız hale geldiklerine dikkat çekilirken, rapor hazırlandığı sırada ülkede tahmini 3,5 milyon yerlerinden edilmiş Suriyeli, 145 bin Afgan ve 140 bin Iraklı bulunduğu kaydedildi. Suriyeli sığınmacı ve diğer çocukların sokak dilenciliği yaptıkları, ayrıca tarımda, lokantalarda, tekstil fabrikalarında, pazarlarda, dükkanlarda ve diğer iş yerlerinde, zaman zaman ailelerinin geçimini tek başına sağladıkları belirtildi. Bu çocukların bazılarının zorla ve olumsuz koşullarda çalıştırıldıkları da kaydedildi.

Suriyeli sığınmacı ve diğer kızların da fuhuş şebekelerinin kurbanı olduğu, bazılarının evlenmeye zorlanarak hizmetçilik ya da fuhuş yaptırıldığı yönünde haberlerin bulunduğu ifade edildi.

Rapordaki genel tespitler

Yıllık raporda, ailelerinden ayrılan ve kurumsal bakım altına alınan çocukların insan ticaretine kurban gitmede daha büyük risk altında oldukları tespiti yapıldı.

Rapordaki bu tespitin, Trump yönetimini “iki yüzlülük” suçlamalarına açık hale getirdiği yorumları yapılıyor. Zira Trump yönetiminin göçmenlik konusunda izlediği “sıfır tolerans” politikası nedeniyle, 2 binin üzerinde göçmen çocuk sınırda ailelerinden koparılmıştı. Olay ülke genelinde büyük infial uyandırdı.

Raporda, “bir çocuğun ailesinden alınması yöntemine, sadece geçici ve son seçenek olarak başvurulması gerektiği” belirtildi. Bakanlığın raporunda, “devlete ait tesislerde tutulan çocukların insan ticareti yapanlar için kolay hedef olabileceği” tehlikesine dikkat çekildi ve bunun nedeni olarak da, çocukların, sosyal izolasyona maruz kalma sonucunda fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeleri gösterildi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Amerika’nın politikasıyla insan ticareti raporu arasındaki kopukluğun sorulması üzerine, raporun 1 Nisan 2017-Mart 2018 sonu arası dönemi kapsadığına dikkati çekti. ABD yönetimiyse sıfır tolerans politikasını bu yıl Mayıs’ta uygulamaya başlamıştı. Yetkili, rapordaki tavsiyelerin ABD’yi de kapsadığını söyledi. İnsan hakları grupları da ABD’nin kendi tavsiyesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. ABD raporda, insan ticaretiyle en etkili mücadele eden ülkelerden oluşan birinci kategoride yer alıyor.

Pompeo raporun sunumunda yaptığı açıklamada, “İnsan ticaretiyle mücadele etme ve bunu sona erdirme kararlığımız muazzam derecede güçlü. Tüm dünya şunu bilmeli ki, insan ticareti geçmişteki bir sorun haline gelene kadar durmayacağız” diye konuştu.

Ivanka Trump da, törende insan ticaretiyle mücadeleye katkı sağlayanlara ödül verdi ancak herhangi bir açıklama yapmadı.

Raporda ülkeler listesinin en sonunda Myanmar yer aldı. Myanmar’ın Arakan’da yüz binlerce Rohingyalı Müslüman’ı Bangladeş’e kaçmaya zorlanan askeri operasyonlarına atıf yapıldı. Üçüncü ve en alt kategorideki diğer ülkeler de Çin, Kuzey Kore ve İran oldu.

Üçüncü gruptaki ülkeler, insani olmayan yardımların askıya alınması, IMF ve Dünya Bankası’yla anlaşmaların askıya alınması gibi yaptırımlara maruz kalabiliyor ancak ABD başkanları ülkenin ulusal çıkarları ya da cezaların korunmasız grupları ters etkileyebileceği gerekçesiyle bu yaptırımları uygulamama yetkisine sahip.

XS
SM
MD
LG