Erişilebilirlik

ABD-Çin Ticaret Savaşı Küresel Ekonomiyi Etkiliyor


ABD ve Çin arasındaki ticaret geriliminin tırmanması küresel ekonomi açısından oldukça talihsiz bir döneme denk geldi. Bu durumun küresel ekonomiler için yavaş büyüme dönemini durgunluk yani resesyon dönemine çevirmesinden endişe ediliyor.

Geçen hafta Başkan Donald Trump 300 milyar dolarlık Çin ithal ürününe yeni gümrük vergileri uygulayacağını açıklamıştı. Pekin ise buna ABD’den tarım ürünü almayı durdurarak ve para birimi Yuan’ın değerini son 11 yılın en düşük seviyesine çekerek yanıt verdi.

Başkan Trump’ın yanıtıysa Çin’i “manipulatör” ilan etmek oldu. Bu durumun gelecekte yeni gümrük vergileri gibi sonuçları beraberinde getirebileceği sanılıyor.

California’daki Loyola Marymount Üniversitesi’nden ekonomist Sung Won Sohn’a göre ticaret savaşındaki gerilimin hızlı tırmanışı piyasaların güven ve beklentilerini gölgeledi.

Pazartesi günü Dow Jones endeksi 767 puanlık yani yüzde 2,9’luk düşüş yaşamasının ardından Salı günü toparlandı.

Mayıs ayı ortasında varılması umulan ticaret anlaşmasına an itibariyle yakın gelecekte varılacağı öngörülmüyor.

Sohn’a göre Başkan Trump’ı öngörülemez olarak değerlendiren Pekin’in Trump döneminde bir anlaşmaya varma umudu kalmadı.

Şirketler küresel ticaret politikalarına olan güveni yitirdiğinde yatırım, genişleme ve istihdam gibi planlarını da erteliyor. Zaman içinde bu eğilimlerin ciddi bir ekonomik çöküşe neden olmasından endişe ediliyor.

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşının etkileri şimdiden küresel düzeyde hissedilmeye başlandı.

Avrupa’nın önde gelen sanayi üreticilerinden Almanya’da üretim Haziran ayında son üç ayda ikinci düşüşünü yaşadı. Bunun nedeni de Çin’e yapılan ihracatın azalması. Çin ekonomisi yavaşladığı için Almanya’dan daha az üretim malzemesi ithal ediyor.

Japonya’nın ihracatı da birbirini takip eden yedi ay boyunca azaldı. Japon fabrikaları Çin’e akıllı telefon ve diğer teknoloji gereçlerinin üretiminde kullandığı elektronik parçalarla yarı iletkenleri ihraç ediyordu.

Yaklaşık bir ay önce Trump ve Çin lideri Xi Jingping arasında barış ilan edilmiş ve ticaret müzakereleri yeniden başlatmıştı.

Ancak Trump, geçen hafta 12. tur görüşmelerin anlaşmazlıkları aşmaya yardımcı olmadığından şikayet ederek 1 Eylül’den itibaren 300 milyar dolarlık Çin ithal ürününe gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı.

ABD Çinli teknoloji şirketlerinin devlet sübvansiyonlarıyla haksız şekilde desteklendiğini belirtiyor, bu şirketleri siber hırsızlık ve fikri mülkiyet hırsızlığıyla suçluyor.

Trump’ın gümrük vergisi listesinde oyuncak, giysi, akıllı telefon gibi tüketici ürünleri yer alıyor.

Dünya genelinde üreticiler üretimi yavaşlatarak stoklarını tüketici talebiyle aynı seviyeye çekmeye çalışıyor.

JP Morgan’ın küresel üretim endeksi Temmuz ayında üçüncü kez düşerek 2012’den bu yana en düşük seviyesine geriledi. Moody’s yatırımcı Hizmetleri küresel otomobil satışlarının bu yıl yüzde 3,8 düşeceğini öngörüyor.

Boris Johnson’ın Başbakan olmasıyla İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden anlaşmasız ayrılması olasılığı da Avrupa’nın ekonomik hedeflerini de tehlikeye düşürüyor.

Japonya’nın ise Ekim ayında tüketici vergilerini arttıracak olması ekonomisini olumsuz etkileyebilir.

Trump’ın yurt dışından ithal edilen çelik, alüminyum, bulaşık makinesi, güneş paneli ve Çin ürünlerine vergileri arttırmasıyla diğer ülkelerin de buna misilleme yapması küresel ticaret yatırımlarını da donma noktasına getirdi. Şirketler bu tartışmaların ne yönde ilerleyeceğini görmek için şu an beklemede.

Oxford Economics’in araştırmasına göre şirketler arasında kötümserlik artıyor.

12 Temmuz ve 1 Ağustos tarihleri arasında yapılan anket şirketlerin keskin bir küresel ekonomik gerileme riskini yüzde 56 düzeyinde gördüklerini gösteriyor. Bahar ayında bu oran yüzde 32’ydi.

Ticaret savaşı denklemine eklenen yeni değişken ise para kuru oldu.

Başkan Trump ABD Dolar’nın Yuan, Euro ve diğer para birimleri karşısında değerinin düşmesini istiyor, bu nedenle de merkez bankası FED’e faiz oranlarını düşürmesi için baskı uyguluyor.

Ancak Dolar ve Yuan’ın dahil olduğu bir kur savaşının etkisinin ABD ve Çin’le sınırlı kalmayacağı düşünülüyor.

Çin ve ABD’li ihracatçıların kur avantajına sahip olduğunun düşünülmesi halinde diğer ülkeler de kurlarını aşağı çekmeye mecbur hissedebilir.

XS
SM
MD
LG