Erişilebilirlik

ABD BM İnsan Hakları Konseyi'ne Geri Döndü


Eski Başkan Donald Trump'ın 2018 yılında İsrail'e karşı önyargılı olduğu ve gereken reformların yapmadığı gerekçesiyle Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nden çıkardığı ABD, tartışmalı yapıya yeniden katıldı.

BM Genel Kurulu bugün (Perşembe) 47 üyeli İnsan Hakları Konseyi'ne 18 yeni üyenin katılımı konusunda oylama yaptı. ABD, konseyde sandalye elde etmek için salt çoğunluk oyu alması gereken ülkelerden biriydi. Hiçbir ülkenin kendi bölgesel grubu içinde rekabetle karşı karşıya olmaması nedeniyle adayların konseye girmesinin önünde engel bulunmuyordu. 193 üyeli Genel Kurul'da yapılan gizli oylamada 168 üye ülkenin oyunu alan ABD, 3 yıl sürecek üyeliğine 1 Ocak'ta başlayacak.

BM İnsan Hakları Konseyi üyeleri, eşit temsil ilkesi kapsamında coğrafi bölgelere göre seçiliyor. Üyeler, art arda iki dönemden daha uzun süre konsey üyeliği yapamıyot. Genel Kurul, bugünkü oylamada Kazakistan, Gambia, Benin, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya, Paraguay, Honduras, Lüksemburg, Finlandiya, Karadağ ve Litvanya’yı yeni üye olarak konseye seçti. Kamerun, Eritre, Somali, Hindistan ve Arjantin ise konseye yeniden seçildi. ABD, 144 oy alan Eritre’den sonra en düşük oyu alan ikinci ülke oldu.

"Bu yılın İnsan Hakları Konseyi oylamasında rekabetin olmaması 'seçim' kavramıyla alay edilmesi anlamına geliyor" diyen İnsan Hakları Gözlem örgütünün BM Direktörü Louis Charbonneau, "Kamerun, Eritre ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ciddi insan hakları ihlallerinde bulunan ülkelerin konseye seçilmesi, BM üyesi ülkelerin konseyin temel misyonu olan insan haklarını koruma konusunu ciddiye almadığı gibi çok kötü bir mesaj veriyor" ifadelerini kullanmıştı.

Charbonneau, BM üyelerine, gerekli yeterliliğe sahip olmayan adaylara oy vermemeleri çağrısında bulunmuştu.

”ABD'nin Biden yönetiminin insan haklarını iç ve dış politikalarının merkezinde konumlandırma konusunda ne kadar ciddi olduğunu kanıtlama fırsatı olacak” diyen Charbonneau, "Şimdiye kadar atılan yanlış adımlar göz önüne alınırsa konseydeki üyeliklerini hem dost hem de düşmanları arasında insan haklarını teşvik etmek için kullanmalılar" şeklinde konuştu.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield da Washington'un öncelikle "Afganistan, Burma, Çin, Etiyopya, Suriye ve Yemen gibi ülkelerdeki acil ihtiyaçları olan ülkeler için nelerin başarılabileceğine odaklanacağını" söyledi.

Büyükelçi Thomas-Greenfield, yaptığı açıklamada, "Hedeflerimiz net: insan haklarını savunanların yanında yer almak insan hakları ihlallerine karşı koymak" ifadelerine yer verdi.

Öte yandan Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nun kıdemli Cumhuriyetçi Partili üyesi Senatör Jim Risch, Başkan Biden'ın BM İnsan Hakları Konseyi'ne yeniden katılma kararını eleştirdi.

Senatör Risch, "ABD; Çin, Venezuela ve Küba gibi insan haklarını çiğneyen ülkeleri kapsayan bir kuruma meşruluk kazandırmamalıdır" dedi.

BM İnsan Hakları Konseyi'ne katılan ülkelerin hem kendi içlerinde hem de dışarıda "insan haklarının teşviki ve korunmasına yönelik en yüksek standartları sağlaması" bekleniyor.

Konsey neden eleştiriliyor?

BM İnsan Hakları Konseyi, hem olumlu hem de olumsuz bir imaja sahip. Diplomatlar, konseyin Suriye gibi ülkelerdeki savaş suçları konusunda önemli ve güçlü raporlar hazırladığını, Kuzey Kore, İran ve Myanmar'daki insan hakları ihlallerine dikkat çektiğini kaydediyor. Ancak konsey, İsrail'e odaklanması, Çin, Rusya ve Pakistan gibi üye ülkelerin kötü insan hakları sicillerine sahip olması nedeniyle sık sık eleştiriliyor.

BM İnsan Hakları Konseyi, işlevini yerine getiremediği gerekçesiyle lağvedilen BM İnsan Hakları Komisyonu'nun yerine 2006 yılında oluşturulmuştu. Eski ABD Başkanı George W. Bush, ABD'nin yeni kurulan konseye üye olması arayışına girmemişti. ABD, Bush'tan sonraki Başkan Barack Obama döneminde, 2009'da konseye dahil oldu. Obama o dönemde konseyin içeriden iyileştirilmesi görüşündeydi. Obama'dan sonra ABD Başkanı seçilen Trump ise 2018'de ABD'yi konseyden çıkardı.

XS
SM
MD
LG