Erişilebilirlik

ABD Basınında Türkiye Seçimleri-22 Haziran


Amerikan basını, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine çok az süre kala Türkiye'yle ilgili haber ve yorumlar yayınlamaya devam ediyor.

New York Times, bugünkü ana sayfasında fotoğrafını paylaştığı ve internet sitesinde bol fotoğraflarla ayrıntılarını verdiği Carlotta Gall imzalı haberde, Kanal İstanbul projesini mercek altına alıyor. Gall'a göre 24 Haziran'daki seçimler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın inşaat çılgınlığının vereceği bir sınav niteliğinde. Seçimlerin 15 yıllık Erdoğan iktidarını oya sunduğunu kaydeden Gall, Erdoğan'ın altyapı projelerinin ve inşaat yatırımlarının hemen her kente damgasını vurduğunu yazıyor. Ancak kamuoyunun Erdoğan'ın başını çektiği inşaat çılgınlığından artık yorulduğu yönünde açık işaretler de var. Kanal İstanbul, Erdoğan'ı bir vizyoner olarak görenlerle, inşaat sektörünü kendisi ve etrafındakileri zengin etmek için kullandığını savunanları en çok karşı karşıya getiren projelerden biri. İnşaatları her seçim mitinginde ön plana çıkaran Erdoğan, her defasında, karşıtlarının AKP'nin inşa ettiği herşeyi yıkacakları uyarısında bulunuyor. Gall'ın haberine göre Erdoğan'ın ilk kez yedi yıl önce ortaya attığı ve çılgın proje olarak tanımlanan Kanal İstanbul fikri, Erdoğan'ın güç sembolleri oluşturma ve Osmanlı sultanları ya da Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir Türk lideri olarak tarihte kendine yer açma arzusunun bir göstergesi. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Akarca, Kanal İstanbul fikrinin iyi manada çılgın olduğunu, kanalı kullanan gemilerin ücret ödeyeceği için projenin para kazandıracağını söylüyor. Oysa çevre uzmanları kanalın ekosisteme büyük zarar vereceğini, İstanbul ve çevresinin yaşanmaz hale geleceğini kaydediyor. Arkeologlar çok önemli bir Eski Taş Çağı alanının yok edileceğini, iktisatçılarsa projenin finansmanının mümkün olmadığını söylüyor. AKP kurucularından olan ancak 2008'de partiden ayrılan Abdüllatif Şener, Erdoğan'ın inşaata dayalı ekonomi düzeninin ve ülkeyi yönetme şeklinin, kendisine ve yakın çevresine kazanç sağlamayı amaçladığını kaydediyor. Bilkent Üniversitesi'nden ekonomi profesörü Refet Gürkaynak ise Türk ekonomisinin acılı bir gerileme içine gireceğini, ekonominin şimdiden tökezlemeye başladığını, böyle bir iklimde Kanal İstanbul projesinin son derece anlamsız, finansmanınınsa imkansız olduğunu kaydediyor. Carlotta Gall ayrıca 1936 Montrö Anlaşması uyarınca İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan geçişin gemiler için ücretsiz olduğunu ayrıntısını hatırlatıyor. Gall, yetkililerin kanalın kar yapacağı konusunda ısrarlı olduğunu, ancak Refet Gürkaynak ve diğer uzmanların sadece birkaç kilometre uzakta ücretsiz İstanbul Boğazı varken gemilerin ücretli Kanal İstanbul'u kullanmasının mantıklı olmayacağını söylediğini kaydediyor. Bir başka ayrıntı ise yeni petrol ve doğalgaz boru hatlarının boğazlardaki tanker trafiğini hafifletmesi. Ancak belki de en büyük mesele, projenin, İstanbul'un en büyük su kaynağının zarar görmesine, köy ve kasabaları tahrip etmesine ve Marmara Denizi'ndeki ekosistemin yok olmasına yol açması kaygıları.

Wall Street Journal ise David Gaulthier-Villars imzalı haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerini kazanması olasılığının yüksek olduğunu, ancak muhalefetin birleşmesinin ve ekonomideki sorunların Erdoğan'ın liderliğini tehdit ettiğini bildiriyor. Habere göre Pazar günkü seçimlerle 15 yıllık iktidarını uzatmayı amaçlayan Erdoğan, Rusya'dan Macaristan ve Mısır'a, liderlerin oy sandıklarını otoriter rejimlerini pekiştirmek için kullandıkları modeli izliyor. Ancak Türk seçmenleri bekleyen ekonomik meseleler, Erdoğan'ın kazandığı takdirde beş yıllık cumhurbaşkanlığı dönemine, yanında parlamentonun tam destek garantisi olmadan girebileceği olasılığını güçlendiriyor. Erdoğan'ın tek adamlık arzusu, seçimlerle ilgili yetkiler dahil tüm devlet kurumları üzerinde daha önce eşi benzerine rastlanmamış bir kontrol sağlamasına yol açtı. Ancak Rus lider Putin'in Mart ayında yüzde 77 gibi bir oy oranıyla seçilmesinin tam tersine Türk anketçilere göre daha bölünmüş bir sonuç çıkacak. Enflasyonun iki haneli rakamlara ulaşması ve liranın değer kaybetmesi, AKP'ye olan güveni sarstı. Gazeteye göre Erdoğan'ın yeniden seçilmesi, yasama-yürütme-yargı üzerinde çok daha genişletilmiş bir yetki alanına sahip olması anlamına gelecek. Ancak milletvekilliği seçimlerinde muhalif güçlerin kazanımları, Erdoğan'ın otoritesi karşısında bir engel oluşturabilir. Muhalefetin ilk kez ortak bir cephe oluşturması, seçim güvenliğini sağlamak ve yapılacak hilelere müdahale etmek için organize olup işbirliği yapması, Erdoğan'ın işini zorlaştırabilir.

Washington Post ise Amberin Zaman'ın kaleme aldığı bir köşe yazısına yer veriyor. Türkiye için bir dönüm noktası olan seçimlerde Kürt oyların dengeleri değiştirebileceğine dikkat çeken Zaman, Türk seçmenlerin önünde Pazar günü iki seçenek olduğunu, seçmenlerin çok farklı iki yoldan birini seçeceğini kaydediyor. Bunlardan ilki daha çok otoriterleşen, etnik ve mezhepsel ayrışımların daha da derinleştiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temsil ettiği yol. Diğeri ise muhalefetin temsil ettiği, milli uzlaşı potansiyeli taşıyan, parlementer demokrasiye dönüşü ve Batı'yla gerginlikleri azaltmayı öneren yol. Amberin Zaman, seçim sonuçlarının Türk halkını etkilemekle kalmayacağını, Ortadoğu'nun kritik güçlerinden, NATO'nun da önemli üyelerinden biri olan Türkiye'nin NATO'dan uzaklaşıp uzaklaşmayacağını da belirleyeceğini kaydediyor. Zaman ayrıca AKP'nin meclis çoğunluğunu yitirmesi olasılığından bahsediyor ve böyle bir durumda Erdoğan'ın işinin zorlaşacağını öngörüyor. Yazara göre ilk turda cumhurbaşkanlığını alamaması ise Erdoğan'ı 8 Temmuz'da en güçlü rakibine, büyük ihtimalle de Muharrem İnce'ye karşı mücadele etmek zorunda bırakacak. Zaman, Erdoğan'ın böylesi zor bir durumdan ancak HDP'nin yüzde 10'luk barajı aşamaması sayesinde kurtulabileceğini belirtiyor. Kamuoyu yoklamalarının HDP'nin barajı kıl payı aştığını göstermesi, Zaman'a göre Erdoğan'ı hileye başvurmaya zorlayabilir. Zaman, Erdoğan'ın sosyal medyaya sızdırılan ve HDP'nin baraj altı bırakılmasının önemini anlattığı görüntü kaydına da değiniyor. Mühürsüz oyların da yeni bir kararla geçerli sayılacağının açıklanması ve bazı sandıkların yerlerinin değiştirilmesi, Kürt seçmenlerin ağırlıkta olduğu Güneydoğu'da hile yapılmasını kolaylaştıran etkenler. Zaman, ekonominin zayıflaması ve yolsuzluk suçlamaları karşısında Erdoğan'ın iktidarını pekiştirmek için büyük olasılıkla her yolu deneyeceğini öngörüyor. Erdoğan'ın kendisine sadık binlerce silahlı yandaşı olduğuna dikkat çeken Zaman, Erdoğan'ın seçimi kaybetmesi durumunda barışçı bir geçiş süreci yaşanması olasılığının gün geçtikçe azaldığına dikkat çekiyor. Zaman'a göre Türkiye'yi demokrasi rayına sadece bir liderlik değişimi geri oturtabilir. Bunun için de Kürtlerle kalıcı ve adil bir barış yapılmasının gerçek anlamda yollarının aranması şart.

XS
SM
MD
LG