Erişilebilirlik

AB: ‘Türkiye İle Aramızda Yanlış Anlamalar Var’


Türkiye’deki bir Avrupa Birliği (AB) yetkilisi, ilişkilerde yanlış anlamalar ve algılar bulunduğunu vurguladı ve vize serbestliği konusunda Ankara’nın tarih beklentisine karşın görüşmeleri sürdürdüklerini ifade etti.

Brüksel – Ankara hattında; Suriyeliler, vize serbestisi, Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik talebi ve OHAL’in kaldırılması gerektiği görüşü gibi konularda son aylarda gerilim atmosferi yaşanıyor. Ancak Türkiye’deki AB kaynakları ise, ilişkilerden yana umudunu koruyor.

Türkiye’deki bir AB yetkilisi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun son açıklamasında Brüksel’e iyi ilişkiler için koyduğu “terörle mücadelede samimi işbirliği, vize serbestliği uygulamasına geçilmesi ve üyelik müzakeresinde yeni fasıllar açılması” şartlarını değerlendirdi.

Yetkili, “Türkiye ile AB arasında halihazırda çok güçlü ve iyi ilişkileri bulunuyor. Bazı anlaşmazlıklar bulunmasına karşın ilişkiler güçlü niteliği koruyor. Fakat bizler bunun üstesinden gelmek zorundayız” görüşüyle öncelikle umutlu olduğunu vurguladı. Yetkili, “Türkiye ve AB arasında çok zengin bir diyalog ve temas bulunuyor. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, bu yılın ilk aylarında Türkiye ile bir zirve yapılacağını açıkladı. Yani aramızda üst düzey siyasi diyalog mevcut. Enerji, ulaşım, birçok alanda diyalog süreçleri var. Bununla birlikte birçok yanlış anlaşılma ve yanlış kanılar da mevcut. Bu diyalog süreçleri, yanlış anlaşılmaları aşmamızı sağlayacaktır” diye konuştu.

AB’nin terörle mücadeledeki tutumunu “gayet samimiyiz” diye açıklayan yetkili, “Türkiye kadar yoğun bir şekilde olmasa da bizler de terör mağduruyuz. Terörle mücadele için AB ve Türkiye’nin işbirliği çok önemli, terörle mücadele, istihbarat paylaşımı gibi alanlarda işbirliğimiz bulunuyor. Eminim ki Brüksel’deki AB yetkilileri de terörle mücadele konusunda Türkiye’yle daha fazla işbirliği yapmayı arzu ediyorlar” dedi.

Brüksel’de yeni müzakere fasılları açılmasını her iki taraf açısından olumlu görenler bulunduğunu kaydeden yetkili, “Tabii Avrupa Parlamentosu’nun kararında gördüğümüz gibi yeni fasılların açılmaması gerektiğini düşünen kesimler de var. Bu tartışma devam edecektir. Genişleme süreci devam edecekse bir noktada bu fasıllar açılmak zorunda. Açılan müzakere fasılları da yine bir noktada kapatılmalı. Bunun ne zaman olacağını konusunda bir fikrim yok” yorumunda bulundu.

Vize serbestisinde tarih yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türk hükümeti, AB ile Türkiye arasındaki 18 Mart 2016 tarihli Geri Kabul Antlaşması uyarınca en kısa sürede vize serbestisine geçilmesi yönündeki tepkileri de gündemdeydi.

Brüksel – Ankara hattında bunun süredir tartışıldığını kaydeden AB yetkilisi, “Yılbaşından önce bu konuda Brüksel’de görüşmeler gerçekleştirildi, bundan sonra da bu görüşmeler sürecek. Yani süreç halen işliyor. Bu, ne zaman hayata geçebilir bilemiyorum ama süreç devam ediyor. 18 Mart’ta üzerinde uzlaştığımız Mülteci Mutabakatı gayet güzel şekilde çalışıyor. Bu durumun değişeceğine dair bir gösterge yok. Vize serbestisi üzerinde görüşmeler durmuş değil, halen devam ediyor. Vize serbestisi için üzerinde anlaşılan kriterlerin çok büyük bir kısmını Türkiye yerine getirdi” dedi.

AB tarafınca vize serbestisi uygulamasına geçilmemesindeki en önemli nedenlerden birisi ise, Türkiye’nin terörle mücadeleye ilişkin mevzuatını AB ile uyumlu hale getirmemiş olması olarak gösteriliyor.

Bu noktada, Türkiye’deki mevcut ortamda Terörle Mücadele Yasası’nda değişiklik yapılamayacağı yönündeki yaklaşımı bildiklerini kaydeden Yetkili, “Türkiye’nin yoğun bir şekilde terörle mücadele ettiğinin farkındayız. Fakat bu konuyla ilgili gerek Avrupa Konseyi bağlamında, gerek AB yasalarında mevcut belli düzenlemeler var. Tüm bunları Türkiye’yle tartışmayı sürdürüyoruz. Vize serbestisi ne zaman gerçekleşecek; bunu bilmiyorum, görüşmeler sürüyor. Fakat önemli olan da bu, görüşmeler halen devam ediyor. Kesintiye uğraması gibi bir durum yok” diye konuştu.

AB’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne ilişkin tavrı ve PKK konusundaki tutumuyla ilgili Türkiye’de yanlış anlamalar olduğunu söyleyen yetkili, ancak öte yandan HDP’li milletvekillerine yönelik tutuklamalarla ilgili de AB’de görüşler bulunduğunu kaydetti. AB yetkilisii, “Bu konular üzerinde samimi ve iyi niyetli bir diyalog sürecine ihtiyaç var ve bu yanlış anlaşılmaların üstesinden gelinmesi için hem AB hem de Türkiye tarafında bu iyi niyeti görüyorum. Şurası açık ki iki tarafın da birbirine ihtiyacı var. İki taraf farklı risklerle karşı karşıya ve bunların çözülmesi için birbirimize farklı düzeylerde yardım edebiliriz” görüşünü aktardı.

Ayrıca AB ile Türkiye arasında yakın zamanda Gümrük Birliği anlaşmasıyla ilgili yapılacak güncelleme dolayısıyla pozitif diyalog kurulmasından karşılık yarar sağlanacağını belirten Yetkili, dolayısıyla ikili ilişkilerde olumlu gelişmeler de sağlandığını anlattı.

AB, Suriyelilere yardımda gecikiyor mu?

Bu arada bugün Türk hükümetinden AB’yi suçlayıcı yeni açıklamalar geldi.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AB tarafını Suriyelilere yapılacak yardım konusunda vadettiği 3 milyar Euro’luk yardımı Ankara’ya hızlı şekilde göndermemekle suçladı. Kaynak, AB destekli şekilde Suriyeliler’e içerisinde aylık para yardımı olan Kızılay Kart verilmesiyle ilgili törende konuştu. Kaynak, “Geri Kabul Antlaşması’nın imzalandığı tarihten önce düzensiz göçmen sayısı 494 bin kişi iken bu anlaşma umuduyla bu sayı 2016 yılında 37 bin 136’ya düşmüştür. Bu anlaşma uyarınca AB 3 milyon Avro yardım vaadinde bulundu. Geldiğimiz noktada, 2 milyar 240 bin Avro’nun kararı verilmiştir. Kızılay kartları haricinde Türkiye’ye intikal eden 222 milyon Avro’dur. AB karar vericileri, bu parayı kasalarından çıkmış görüyorlar biz de kasamıza girmemiş olarak görüyoruz. İnsanlar dram içerisindeyken biz prosedürlere takılamayız. İnsanlara ne diyeceğiz 1 yıl daha bekleyin AB bize yardım mı yapacak?” dedi.

Başbakan Yardımcısı Kaynak, törendeki isimlerden birisi olan AB Türkiye Delegasyonu Büyükelçisi Christian Berger’dan süreci hızlandırması için çaba beklediğini de söyledi.

Türkiye’nin maddi yardımda yaşanan gecikmeye tepkisini anımsattığımız AB Yetkilisi ise, “Evet, bu konuda bir bürokrasi süreci mevcut. Süren bir insani felaket var, bu konuda hızlı olmamız gerektiğini de kabul ediyorum. Ancak ben AB’nin yeterince hızlı olduğunu düşünüyorum. Sürecin işleyişine bakarsanız esasen hızlı işlediğini görürsünüz. Aslında Suriyeliler, Türkiye gibi bir komşuları olduğu için çok şanslılar, çünkü Türkiye onlar neye ihtiyaç duyuyorlarsa sağlıyor. Biz hem Türkiye ile hem de BM’nin ilgili organlarıyla bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” yorumunda bulundu.

XS
SM
MD
LG