Erişilebilirlik

AB Büyükelçisi: "Türkiye’den Vazgeçilmedi Ama İdam Cezası Avrupa Değeri Değil"


Türkiye ile Avrupa Birliği arasında gerginleşen ilişkilerde, Brüksel tarafınca “üyelik sürecine devam” mesajı ön plana çıkmakla birlikte gelecek günlerdeki en sıkıntılı konu “idam cezası” olacak görünüyor.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Türkiye’den vazgeçilmediğini, Türkiye için en iyi seçeneği AB üyeliği olarak gördüğünü söylerken, “Avrupa’nın bağlı olduğu belli politikalar, değerler var ve çok açık ki idam cezası bunlar arasında yer almıyor” dedi.

Brüksel’den sert sesler yükseldiğinde Ankara ile ilişkileri canlı tutma çabasındaki AB Türkiye Delegasyonu, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) konseriyle özel bir resepsiyon daveti verdi. Konserde Türkçe eserler yanı sıra İspanyolca, Fransızca dillerinde şarkılar senfoni eşliğinde seslendirildi. Ankara’daki Türkiye tarafı protokolü, CSO konserine ve AB davetine pek ilgi göstermedi. Türkiye’yi AB Bakanlığı Müsteşar Vekili Büyükelçi Selim Yenel temsil etti ve davette Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu da yer aldı.

Davet sonrasında Amerika’nın Sesi ile Sputnik Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan AB Büyükelçisi Berger, Türkiye tarafına sıcak ve olumlu mesajlar vermeye çalıştı. AB Bakanı Ömer Çelik’in bugünkü Brüksel temaslarını anımsatan Berger, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini’nin “Biz ekonomik olarak güçlü, istikrarlı ve demokratik bir Türkiye’den yanayız. Bunun için birbirimizle konuşmamız gerekiyor” sözünü hatırlattı. Berger, “Türkiye halen AB üyeliğine aday ülke konumunda. AB üyeliği için kriterler belli, Türkiye o kriterleri karşılamış değil, dolayısıyla oturup birlikte geleceği tartışmamız gerekiyor. Önümüzdeki süreçte birçok görüşme olacaktır. Ortada yakın bir ilişki mevcut ve birbirimizle konuşarak, birbirimizi anlayarak birlikte ilerleyebileceğimiz kanaatindeyim. Bunu da çok yakın zamanda, umuyorum farklı bir atmosferde görürüz diye düşünüyorum” dedi.

“İdam cezası” uygulamasını geri getirme konusunda ise, Berger’in temkinli yaklaşımı ve bunun AB açısından sıkıntılı bir başlık olacağı vurgusu dikkat çekti. Berger, “Ortaya bir tasarı, bir öneri çıkmadan bir tahminde bulunmak istemiyorum. Bence Avrupalı siyasetçilerin vurguladıkları şu; Avrupa’nın, hepimizin bağlı olduğu belli değerleri var. Avrupa Konseyi’nin, AB devletlerinin de taraf olduğu sözleşmeler ve protokoller bulunuyor. Avrupa’nın bağlı olduğu belli politikalar, değerler var ve çok açık ki idam cezası bunlar arasında yer almıyor” diye konuştu.

AB, Türkiye’den vazgeçmeye hazır mı?

Berger, Türkiye siyasetinde sıkça dillendirilen AB’nin aslında Türkiye’yi hiçbir zaman üyeliğe kabul etmeyeceği yönündeki yaklaşımı sorduğumuzda ise karşı çıktı. Berger, “Kimse Türkiye’den vazgeçtik diye bir şey söylemedi. Tersine, AB Komisyonu Başkanı’nın (Jean-Claude Juncker) açıklamalarına baktığınızda Türkiye’nin AB’ye aday ülke olduğunu, Türkiye’nin AB’ye yakınlaşması, AB’den uzaklaşmaması gerektiğini söylüyor. Son altı aydaki tartışmalara baktığınızda şunu görürsünüz, biz Türkiye’yi önemsiyoruz. Bu da devam edecek” görüşünü aktardı.

AB Büyükelçisine, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Direktörü Johannes Hahn’ın Türkiye ile üyelik yerine ekonomiye dayalı bir ortaklık modeli kurulabileceği sözleri hatırlatıldı. Berger, buna karşılık olarak “Tam üyelik bence en iyi seçenek olarak görünüyor. Türkiye’ye en başında teklif edilen, Türkiye’nin de istediği halen bu. Cumhurbaşkanı ve AB Bakanı’nın da aralarında bulunduğu yetkililer de halen Türkiye’nin tam üyelik isteğini sürdürdüğünü belirttiler. İki tarafın bir araya gelip bu hedefe nasıl ulaşılabileceğini konuşmaları gerekiyor. Bu diyalog sonucunda nasıl bir sonuç alınır, bilemiyoruz ancak Türkiye üye olma isteğini sürdürüyor ve halen aday ülke olma niteliği de devam ediyor” diye konuştu.

Avrupa, Anayasa’nın uygulamasını izleyecek

AB–Türkiye ilişkilerinde Ankara’nın Partili Cumhurbaşkanlığı’na geçiş yönündeki adımı da tartışmalardan birisi. Anayasa değişikliğine ilişkin Avrupa’nın “tek adam rejimi” uyarısı yaptığını anımsattığımız Berger, “Anayasa’nın uygulanmasını görmeliyiz” mesajı verdi.

Berger, “Öncelikle başından beri her ülkenin siyasi sistemini seçme hakkı olduğu söylemiştik. Avrupalı siyasetçiler, AB Komisyonu Başkanı ve Bayan Mogherini bunu dile getirmişti. Türkiye de seçimini yaptı. Bunun yanında Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi gibi kuruluşlar bu anayasa değişikliğiyle ilgili çeşitli açıklamalar yaptı ve önerilerde bulundu. Türkiye’nin bu kuruluşlarla diyalog içinde olacağını ve bu kuruluşların önerilerini dikkate alacağını umuyoruz. Anayasa değişikliklerin nasıl uygulanacağını da görmek gerekiyor. Bildiğimiz gibi değişikliklerin tüm maddeleri hemen yürürlüğe girmedi. Bu değişikliklerin uygulama şeklini de görmemiz gerekiyor” dedi.

Berger, Ankara ile yaşanan gerilimler nedeniyle istifa kararı alarak Türkiye’den ayrılan Hansjörg Haber’in yerine gelmişti. Berger’in Ankara’ya gelişinden beri ise 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin etkileri ve anayasa değişikliği gibi tartışmalar sürüyor. Buna rağmen AB Büyükelçisi, selefi Haber gibi konumundan dolayı pek şikayetçi değil.

Berger, “Türkiye’de çok iyi zamanlarım oldu. Burası harika bir ülke. Çeşitli bakanlıklardaki arkadaşlarla etkileşimimiz de çok iyiydi. Buraya ilk geldiğimde Türkiye ile AB’nin ortak yürüttüğü proje ve programların ne kadar çok sayıda olduğundan etkilendiğimi söylemem gerekiyor. Sosyal etkinliklerden terörle mücadeleye kadar hayatın birçok alanında ortak projeler yürüyor. Birkaç gün önce Türkiye’nin İran sınırındaydım, burada Türkiye, AB ve BM ile ortaklaşa mayından arındırma faaliyeti yürütüyor. Yani hayatın her alanında ortak bir proje görebiliyorsunuz. Bu da bizim ilişkilerimizin gücünü gösteriyor ve bu da devam edecektir” açıklaması yaptı.

XS
SM
MD
LG