Erişilebilirlik

AB Büyükelçisi Berger: ‘Suriyeli Kayıp Nesil Oluşmasını Göze Alamayız’


AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, VOA Türkçe muhabiri Yıldız Yazıcıoğlu'yla

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla “Suriyeli çocukları okullu yapmalıyız. AB, Türkiye ve Birleşmiş Milletler, (BM) kayıp nesil oluşmasını, 15-20 yaşlarında ne yapacaklarını bilmeyerek radikal organizasyonlara katılabilecek gençler olmasını göze alamayacağımız konusunda aynı görüşte” diye konuştu.

AB Türkiye Delegasyonu, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü arifesinde, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılardan yaşam koşullarını değiştirerek, sosyal uyum örnekleri haline gelen 10 hikayeyi anlatan “Her Şey Çok Gerçek” isimli üç boyutlu kitabı tanıttı ve ilgili fotoğraf sergisini açtı.

Büyükelçi Berger, CerModern’deki açılış sonrasında gazeteciler sohbet toplantısında, AB’nin eğitim başta olmak üzere sığınmacılar konusunda Türkiye’ye mali desteği konusunda bilgi verdi. AB, Türkiye ve BM’nin gelecek günler açısından stratejik ortak çıkarı için anahtar meseleyi eğitim olarak gördüklerini vurgulayan Berger, AB’nin yerel yönetimlerle de işbirliği halinde sığınmacılara eğitim olanakları sağlayan projeleri desteklediğini ifade etti. Suriyeli çocukları eğitim süreçlerine kazandırmak gerektiğini anlatan Berger, “AB, Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM), kayıp nesil oluşmasını, 15-20 yaşlarında ne yapacaklarını bilmeyerek radikal organizasyonlara katılabilecek gençler olmasını göze alamayacağımız konusunda aynı görüşte. Bütün sığınmacı çocukların okula gittiğinden emin olmalıyız. Şu anda 250 ila 300 bin çocuk henüz okullu değil. Kuşkusuz onlara eğitim yerleri sunmalıyız. Ama aynı zamanda ailelere de gelir imkanı sunmalıyız çünkü okula gitmeyen çocuklar çalışmak zorunda oldukları için gitmiyorlar ya da daha kötü nedenlerle. Bu konuda Türkiye’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışıyoruz” dedi.

Eğitim yanı sıra sığınmacılara sağlık hizmeti verilmesi gerektiğini anımsatan Berger, örneğin Ankara’da da sağlık merkezi kurulmasına mali destek sağladıklarını dile getirerek, “Şimdi iki hastane yapımını üstleniyoruz. Kilis ve Hatay’daki yapılacak yeni devlet hastaneleriyle sağlık alanında destek sağlamak istiyoruz. Geçen hafta iki hastane inşaatı konusunda Sağlık Bakanlığı ile anlaşmamız imzalandı” bilgisini aktardı.

“Sosyal uyumu sağlamak da çok önemli”

Türkiye’de yaşayan Suriyeliler açısından sadece eğitim ve sağlık hizmetleri sunulmasıyla sorunlara çözüm getirilemeyeceğini işaret eden Büyükelçi Berger, bu noktada “sosyal uyum” meselesini vurguladı. Bunun için sığınmacılara mesleki yetenekler edinmeleri konusunda yardımcı olmak gerektiğini anlatan Berger, mesleki bilgilerini Suriye’ye geri döndüklerinde de kullanabileceklerini kaydederek, “Özellikle dil meselesi önemli. Yerel iş piyasasında iş bulabilmeleri için Türkçe konuşmaları gerekiyor. Ama aynı zamanda Arapça’yı da unutmamaları ve öğretilmesi gerekiyor çünkü evlerine döndüklerine ülkeyi yeniden inşa edecekler. Dolayısıyla hem (Türkiye içerisinde) sosyal uyumu sağlamak hem de dönüş için hazırlık gerekiyor. Mesela UNHCR’nin verilerine bakıldığında mülteciler için kalmak veya kendi ülkesine dönüş kararı vermek ortalama 15 yıl sürebiliyor, dolayısıyla uzun süreden söz ediyoruz. Bu uzun süre kayıp bir zaman olmamalı” diye konuştu.

Suriyeliler için Türk hükümeti, BM kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere üç önemli ayak ile çalıştıklarını da anlatan Berger, ayrıca geri dönüşler olup olmadığını da değerlendirdi. Berger, Türk medyasındaki bazı haberlerde bundan söz edildiğini ve keza Avrupa’dan da aile bireyleriyle yeniden buluşmak için geri dönüşler olduğunu kaydederek, ama kitlesel dönüşler olması için Suriye’de güvenlik ve istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı.

AB içerisinde sığınmacılar konusunda iç tartışmalar yapıldığını da kaydeden Berger, AB’de ulusalcı akımlar dolayısıyla sığınmacılara nasıl yaklaşılacağı yönündeki soru üzerine ise, Almanya’nın halen en fazla sayıda sığınmayı kabul eden ve mali yardımı destekleyen ülke olduğunu hatırlattı. İtalya’da ise Akdeniz üzerinden kıyılarına çok sayıda mülteci ulaşması ve kurtarma operasyonları yaşanması nedeniyle farklı bir tartışma ortamı olduğunu belirten Berger, özellikle Türkiye ile AB’nin sığınmacılar konusunda anlaşma sağlamasıyla Akdeniz’de yaşanan sığınmacı akınına büyük oranda son verildiğini ve bunun başarı olduğunu da sözlerine ekledi.

XS
SM
MD
LG