Erişilebilirlik

27 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


27 Ağustos Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:03 0:00

Washington Post, 40 yıl önce küresel krizlere çözüm aramak amacıyla oluşturulan G-7'nin son zirve toplantılarının, üye ülkeler arasındaki bölünmeleri öne çıkararak sona erdiğini yazıyor. Gazete, Başkan Trump'ın ticaret, iklim değişikliği ve Rusya'nın provokasyonları gibi kilit meselelerde diğer liderlerden farklı tavır sergilemesinin bu konularda anlaşmaya varılması olasılığını azalttığı yorumu yapıyor. Habere göre Trump, üç günlük zirvenin büyük kazanımlarla sona ermemesinden ötürü memnun görünüyordu. Çin'e bir yandan saldıran, diğer yandansa övgüler yağdıran Trump, müzakere yapma tarzını savunarak, ”Kusura bakmayın, ben böyle müzakere yaparım. Bu tarz yıllar boyunca benim işime çok yaradı, ülkemizin işine şimdi daha çok yarıyor,” dedi. 1975 yılından bu yana her yıl toplanan G-7 liderleri, toplantıların sonunda bir bildirge yayınlıyor. Bu yılki zirveyse yayınlanan bir sayfalık kısa bildirgeyle sona erdi. Gazete, daha fazla ülkenin içine çekildiği yüksek maliyetli ticaret savaşları, Kuzey Kore'nin füze denemeleri, Güney Kore ve Japonya arasındaki gergin ilişkiler, Avrupa'da yaklaşmakta olan ekonomik gerileme ve Brexit'in zirvede sadece yüzeysel olarak ele alındığını kaydediyor. Zirveden çıkan tek somut gelişme olan Amazon yangınlarına müdahale fonunun Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsanaro tarafından kınanması bile gazeteye göre bu yılki toplantıların verimliliği konusunda fikir vermeye yetiyor.

New York Times ise Amazon yağmur ormanlarındaki yangınların uluslararası arenada adeta infiale yol açtığını, ancak bölgede yaşayan yerel halkın tavrının çok daha farklı olduğunu yazıyor. Habere göre Brezilya'nın birçok bölgesinde olduğu gibi Amazon bölgesinde de Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun Amazon ormanlarına ilişkin politikaları büyük destek topluyor. Bolsonaro, Amazonlar'da ekonomik kalkınmayı çevre koruma çabalarının önünde tutuyor. Çok sayıda Brezilyalı, yangınların ve ağaç kesimlerinin sığır ve soya üretim ve ihracatı açısından gerekli, dünyanın en büyük yağmur ormanlarına verilen hasarınsa nispeten az olduğuna inanıyor. Brezilyalılar'ın kendi topraklarını nasıl kullanacaklarına karışılması ve uluslararası toplum tarafından ormanların korunmasının dayatılmasıysa Brezilya kamuoyunda ”kolonici yaklaşım” olarak kabul ediliyor ve öfkeyle karşılanıyor. Dünyanın en büyük yağmur ormanları olan Amazonlar, dünyadaki tatlı su rezervlerinin beşte birine sahip. Büyük miktarda karbondioksit emilimi sağlayan Amazonlar, küresel ısınmanın kontrol altında tutulmasında hayati rol oynuyor. Bu nedenle Amazonlar'ın dünya mirası olarak korunması gerektiği görüşüyse gerek bölgede yaşayanları, gerekse aşırı sağcı lider Bolsonaro'yu rahatsız ediyor. Brezilyalı tarihçi Andre Pagliarini, Amazonlar'ı korumaya yönelik uluslararası baskıların, zengin ülkelerin Brezilya'nın kalkınmasını önleme girişimi olarak algılanması durumunda bu çabaların geri tepeceği uyarısında bulunuyor.

Wall Street Journal ise Oklahoma eyaletinde bir yargıcın tıbbi malzeme, ilaç ve tüketici ürünleri firması Johnson and Johnson'ı Amerika'daki opioid bağımlılığı krizine katkıda bulunduğu gerekçesiyle 572 milyon dolar para cezasına çarptırdığını yazıyor. Habere göre morfin etkisi yaratan ve bağımlılık yapan ağrı kesici opioid ilaçlar, 2000'li yılların başından bu yana kamuoyunun dikkatini çekmeye başlamıştı. Eyalet ve yerel yönetimlerin ilaç imal eden firmaları ve perakende ilaç satan eczane zincirlerini opioid bağımlılığı salgınından sorumlu tuttuğu dava sayısı, 2 bini aştı. Açılan çok sayıda dava, Adalet Bakanlığı'nın aşırı dozda opioid ilaç yazan doktorlara yönelik soruşturmasıyla aynı döneme denk geldi. Oklahoma eyalet mahkemesi yargıcı Thad Balkman, Johnson and Johnson'ın pazarlama kampanyasının, opioid ilaçların kronik ağrı tedavisine uygun, bağımlılık yaratma riskininse az olduğunu iddia ederek kamuoyunu yanlış yönlendirdiği kararına vardı. Yargıç Balkman'ın yazdığı karar metninde, ”Oklahoma'da opioid bağımlılığı ve aşırı doza bağlı ölüm vakalarındaki artışın opioid ilaç satışlarındaki artışa paralel seyretmesi tesadüf değildir,” ifadeleri yer aldı. Yargıç ayrıca 1994-2006 yılları arasında Oklahoma'da reçeteyle satılan opioid miktarının dört kat arttığını, sadece 2015'te eyalette 326 milyon adet opioid hapı satıldığını kaydetti. Johnson and Johnson'ın ödeyeceği 572 milyon dolarlık cezanın bağımlılık tedavisi ve doz aşımını engelleme programlarına ayrılması bekleniyor. Gazete, Oklahoma'daki kararın, bundan sonra görülecek opioid davaları ve uzlaşı görüşmeleri üzerinde baskı oluşturabileceği yorumunda bulunuyor. Johnson and Johnson aleyhine opioidlerin yanı sıra üreticisi olduğu bebek pudrası, pelvik organ sarkması tedavisinde kullanılan tıbbi malzemeler ve kalça protezlerinin yarattığı zararlar nedeniyle açılan binlerce dava, halen devam ediyor.

XS
SM
MD
LG