Erişilebilirlik

23 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


23 Ağustos Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:27 0:00

Washington Post, Brezilya'nın sağcı lideri Jair Bolsonaro'nun Amazon ormanlarında devam eden yangınların kendisini kötü bir lider olarak göstermek için kasten çıkarıldığı iddialarıyla ilgili haberi aktarıyor. Habere göre Bolsonaro, hafta içinde yaptığı açıklamada, Amazon ormanlarındaki yangınların stratejik noktalarda kasten çıkarıldığını, kimilerinin bölgeye çekim yapmak için gidip sonra yangın çıkardığını iddia etti. Küresel ısınmayı kontrol altında tutmada hayati öneme sahip olan Amazon ormanlarındaki yangınların nedeni hakkındaki en temel verilerin bile tartışılması, gazeteye göre bu dev çevre krizinin çözülmesini engelliyor. Brezilya'da giderek büyüyen tarım sektörü, kontrolsüz ağaç kesimi, kuraklık ve iklim değişikliği, Amazon yangınlarının önde gelen nedenleri. Ancak seçim kampanyası sırasında yağmur ormanlarını tarım ve hayvancılığa açma sözü veren Bolsonaro devlet başkanı olduktan sonra giderek hız kazanan yasadışı ağaç kesimi, Amazon ormanlarını tehdit eden en ciddi unsur. Bolsonaro'nun Brezilya'yı yıllardır süren ekonomik durgunluktan çıkarma planları ve bu planlara Amazon ormanlarını da dahil etmesi, uluslararası arenada büyük tepki topluyor. Almanya ve Norveç'in Brezilya'ya yaptıkları on milyonlarca dolarlık yardımı kesmesi, bu tepkinin bir parçası. Bolsonaro, Almanya Başbakanı Merkel'e ”kendi işine bak” yanıtı verdi, Norveç'iyse balina avlamakla suçladı. Dün ise ülkesinin Amazon yangınlarıyla mücadele edecek mali kaynaklara sahip olmadığını söyleyen Bolsonaro, sivil toplum örgütlerinin yangınların çıkmasındaki ”en büyük şüpheli” olduğunu iddia etti. Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Ocak ayından bu yana Amazon ormanlarında 75 binden fazla yangın çıktı.

Wall Street Journal ise Yemen'in ayrılıkçıları desteklemekle suçladığı Birleşik Arap Emirlikleri'nin isyancılara karşı savaşan Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyondan çıkarılmasını talep ettiğini yazıyor. Habere göre Yemen'in talebi, Amerika'nın koalisyon içinde yaşanan kopuklukları tamir etme çabalarını sekteye uğratacak nitelikte. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyona, İran destekli Husi isyancılarının başkent Saana'yı ele geçirmesinden sonra, 2015 yılı başında katılmıştı. Suudi Arabistan'ın başını çektiği koalisyon, Yemen Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur Hadi'yi destekliyor. Ancak koalisyon içinde yer alan ülkelerin Yemen'le ilgili emellerinin farklılıklar göstermesi, son dönemde bölünmelere yol açtı. Hadi Hükümeti'nin Birleşik Arap Emirlikleri'nin koalisyondan çıkarılması talebi ise Emirlikler'in koalisyon içinde desteklediği Yemenli bir grubun bu ay ülkenin güneyindeki liman kendi Aden'in kontrolünü ele geçirmesi üzerine geldi. Geçtiğimiz hafta Aden'in doğusundaki Abyan'da iki askeri üssü ele geçiren Geçici Güney Konseyi adlı bu grup, aynı zamanda Yemen'in güneyinde bağımsız bir devlet oluşturmayı amaçlıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin koalisyona dahil edilmesini ilk başta destekleyen Yemen Hükümeti'yse şimdi Emirlikler'i, Aden'deki darbeye destek vermekle suçluyor. Hükümet ayrıca Birleşmiş Millerler ve başka uluslararası platformlarda Emirlikler'in Yemen'deki insan hakları ihlallerini ifşa etme tehdidinde bulunuyor. İnsan hakları örgütleri, Birleşik Arap Emirlikleri'ni uzun zamandır Yemen'in güneyinde gizli gözaltı merkezleri kurmak ve buralarda işkence uygulamakla suçluyordu. Ancak Yemen Hükümeti, bu tür bir suçlamayı ilk kez uluslararası kamuoyunun önünde yapıyor.

New York Times ise iki yıl önce Myanmar'ın yürüttüğü etnik temizlik kampanyası nedeniyle ülkeden kaçmaya başlayan ve Bangladeş'e sığınan 730 bin Arakanlı Müslüman'ın durumuyla ilgili habere yer veriyor. Gazete, gerek Myanmar gerekse Bangladeş'in Arakanlı Müslümanlar'ın ülkelerine kısa süre içinde dönmelerinin sağlanacağını taahhüt ettiğini, ancak bunun yerine getirilmediğini kaydediyor. Habere göre Myanmar'a dönmenin güvenli olduğu teminatına rağmen ülkelerine dönen Arakanlılar'ın sayısı, yok denecek kadar az. Myanmar Hükümeti, son olarak 3 bin 450 Arakanlı Müslüman'ın dönüşünün bu hafta başlayacağını duyurmuştu. Ancak sınırda hiçbir hareketlilik kaydedilmedi. 2018 yılı başından beri yapılan başka geri dönüş planları da gerçekleştirilmemişti. Gazete, geri dönüşlerin her an gerçekleşeceği şeklindeki kurgunun hem Myanmar hem de Bangladeş'in işine yaradığı yorumunda bulunuyor. Birleşmiş Milletler'in soykırım suçuyla yargılanması gerektiğini savunduğu Myanmar, insan haklarını ihlal eden bir ülke olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. Yoksulluk ve aşırı nüfus yoğunluğuyla mücadele eden Bangladeş ise vatandaşlarına, zaten kısıtlı olan kaynakların mültecilere aktarılmadığı güvencesini vermek istiyor.

XS
SM
MD
LG