Erişilebilirlik

8 Şubat Amerikan Basınından Özetler


8 Şubat Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:28 0:00

New York Times, istihbarat raporlarına erişimi olan Amerikalı ve yabancı yetkililere dayandırdığı haberinde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın 2017'de üst düzey bir danışmanına, Suudi Arabistan'a geri dönmediği ve Suudi yönetimine yönelik eleştirilerine son vermediği takdirde gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı öldürtebileceği söylediğini yazıyor. Gazete, Muhammed bin Selman ve danışmanının yaptığı ve Amerikan istihbarat örgütlerinin ele geçirdiği konuşmanın, Veliaht Prens'in Kaşıkçı'yı ortadan kaldırmayı çok uzun süre önce düşünmeye başladığının en net kanıtı olduğu yorumunda bulunuyor. Habere göre söz konusu konuşma, istihbarat dairelerinin Kaşıkçı cinayetinde parmağı olanlarla ilgili kanıt bulma çabalarının bir parçası olarak, kısa süre önce analiz edildi. Muhammed bin Selman'ın yıllardır yaptığı sesli ve mesajlı haberleşmeleri dinleyen, izleyen ve bunların kaydını tutan Ulusal Güvenlik Dairesi ve diğer Amerikan istihbarat örgütleri, şimdi bu verileri dikkatle taramadan geçiriyor. Habere göre Muhammed bin Selman, 2017'nin Eylül ayında ait konuşma kaydında, danışmanı Turki Aldakhil'e, Kaşıkçı'nın ülkesine dönmeye ikna edilememesi durumunda zorla döndürülmesi gerektiğini söylüyor. Bin Selman, hiçbir yöntemin işe yaramaması durumundaysa Kaşıkçı'nın peşinden ”kurşunla” gideceğini söylüyor. İstihbarat uzmanları, Muhammed bin Selman'ın bu sözünün Kaşıkçı'yı doğrudan öldürtme anlamına gelmeyebileceğini, ancak ülkesine dönmediği takdirde Kaşıkçı'yı öldürtmeye niyet edeceğinin sinyali anlamına gelebileceğini de kaydediyor.

Washington Post ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun muhalefetin organize ettiği 60 milyon dolarlık insani yardım kampanyasını engellemeye çalıştığını bildiriyor. Gazete, durumun, Venezuela halkına bir an önce gıda ve ilaç ulaştırmaya çalışan Amerika destekli muhalefet ve Devlet Başkanı Maduro arasında bir inatlaşmaya dönüştüğünü yazıyor. Habere göre Amerika, Kolombiya, Kanada ve diğer bazı ülkelerin katkılarıyla oluşturulan 60 milyon dolarlık insani yardımın Venezuela'ya girişi, sınırda engelleniyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı Venezuela Özel Temsilcisi Elliott Abrams, Amerika'nın Venezuela halkına yardım ulaştırmaya kararlı olduğunu, ancak Amerika, Brezilya ya da Kolombiya'nın sınırda engellenen yardımı ülkeye güç kullanarak sokmak gibi bir niyeti olmadığını kaydetti. Öte yandan muhalif lider Juan Guaido, Washington Post'a yaptığı kısa açıklamada, 250 ila 300 bin Venezuelalı'nın acil yardım alamadığı takdirde ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Maduro Hükümeti ise yardım konvoylarına karşı propaganda savaşı açtı. Yayınlanan video görüntüleri ve sosyal medya paylaşımlarında muhalefet, Amerika'nın kuklası olarak yansıtılıyor. Maduro ise dün hükümet yanlılarına seslendi ve Amerika'nın, tıpkı Vietnam'da beslediği nefreti Venezuela'ya taşımak, ülkeyi işgal etmek istediğini söyledi. Öte yandan çok sayıda Venezuelalı'nın hükümetin uluslararası yardımları ülkeye sokmaması nedeniyle öfkeli olduğu gözleniyor.

Los Angeles Times ise Demokrat Parti'nin 2020 başkanlık seçimleri öncesinde ortaya koymaya başladığı cesur ekonomik vizyonla ilgili bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, Demokrat Partili 2020 başkan aday adaylarının Cumhuriyetçi Parti'nin ekonomi politikalarına karşı geliştirdikleri stratejilerin, ön seçim iklimine hakim olacağı yorumunda bulunuyor. Habere göre Demokrat Partili aday adayları arasında öne çıkan Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, California Senatörü Kamala Harris ve New Jersey Senatörü Cory Booker'ın ekonomi stratejileri, birkaç ortak paydada buluşuyor. Bunlar, gelir dağılımındaki eşitsizliğin ortadan kaldırılması, sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi, küresel ısınmayla mücadelenin yoğunlaştırılması, siyasi sistemde reform yapılması. Warren, Harris ve Booker ayrıca özellikle düşük ve orta gelirli vatandaşların aldıkları maaşların uzun zamandır artmamasının yarattığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekiyor. Aday adaylarının ekonomi politikalarının bir başka ortak noktasıysa sol kanada daha çok yaklaşmaları ve Batı Avrupa ülkelerindeki sosyal adalet ve demokrasi modelini benimsemeleri. Bazı Demokrat Partili strateji uzmanları, işsizlik oranı düşmesine rağmen seçmenlerin ekonomik kaygılarının ve gelecek nesillerin önündeki fırsat kapılarının kapandığı inancının giderek arttığını söylüyor. Ancak bu uzmanlara göre 2016 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin adayı olan Hillary Clinton, bu gerçekliği görmeyi ve kaygılara gereken yanıtı vermeyi başaramadı. Bu nedenle 2020 seçimleri için siyasi arenada yerini almaya başlayan aday adayları, daha geniş kapsamlı ve cesur adımları şimdiden atmaya başladı.

XS
SM
MD
LG