Erişilebilirlik

Çavuşoğlu’ndan Salgına Karşı ‘‘Küresel Dayanışma’’ Mesajı


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bütün dünyayı etkileyen Corona virüsü salgınına karşı mücadelede ülkelerin bireysel adımlarının yeterli olmayacağını, küresel işbirliği ve dayanışmaya her zamankinden fazla ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, ABD’deki düşünce kuruluşları Atlantik Konseyi Türkiye Programı (Atlantic Council’s Turkey Program) ve Türk Mirası Vakfı’nın (Turkish Heritage Organization) ortaklaşa olarak internet üzerinden video konferans yoluyla düzenlediği ‘‘Yarınları Belirlemek İçin Bugün Neler Yapılmalı?’’ başlıklı programda konuştu.

Salgının tüm dünya açısından bir ‘‘stres testi’’ olduğunu belirterek, ‘‘hem kırılgan hem güçlü olduğumuz tarafları bize gösterdi’’ diyen Çavuşoğlu, ‘‘yavaş, bölük pörçük, bilimsel olmayan yaklaşımların, kafaları karıştıcı ve popülist mesajların işe yaramayacağı’’ uyarısında bulundu.

‘‘Şimdi ağıt yakma ve hiçbir şey yapmama zamanı değil, derinlemesine düşünme ve liderlik gösterme zamanı’’ ifadesini kullanan Çavuşoğlu, ‘‘Bugün küresel çabalar ve çok taraflı işbirliği bağlamında attığımız adımlar yarınları belirleyecek. Önümüzde iki seçenek var. Ya kendi sınırlarımıza kapanırız ya da daha fazla işbirliği ve dayanışmayla birlikte bu krizin üstesinden geliriz. Bireysel adımlar yeterli değil. Küresel sorunlar küresel çabalar gerektirir’’ mesajını verdi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Corona virüsü salgınıyla mücadelede attığı ve atmakta olduğu adımlar hakkında ayrıntılı bilgiler verirken, mülteciler ve korunmasız nüfusların da unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Çavuşoğlu, dünyanın en çok mülteci barındıran ülkesi Türkiye olarak mültecileri salgına karşı korumada ellerinden geleni yaptıklarını vurguladı.

‘‘Küresel sistemde reform ihtiyacı her zamankinden fazla’’


Bu dönemde özellikle G20, NATO, BM gibi uluslararası platformların daha da önem kazandığına işaret eden Çavuşoğlu, ‘‘Ortak sorunlara çözüm bulmak için işbirliği mekanizmaları geliştirmeliyiz’’ dedi. ‘‘Küresel, çok taraflı sistemin zayıf bir durumda olduğunu ve bu alanda reform ihtiyacının her zamankinden fazla olduğunu’’ belirten Çavuşoğlu, salgının çatışmalara sahne olan ve kırılgan ülkeleri daha da etkilediğini, ileriki süreçte başka ülkelerin de bu duruma düşebileceğini, bu durumun herkes için tehdit oluşturduğunu kaydederek, ‘‘Güçlü, dirençli, hesap verebilir, kuralları temel alan bir ulus devletler ağına ihtiyacımız var’’ dedi.

Bakan Çavuşoğlu, bir soru üzerine, başta birçok ülkenin Corona virüsünün yayılmasını yeteri kadar ciddiye almadığını söylerken, ‘‘COVID sonrası dünyada’’ bir çok şeyin farklı olacağı, ancak küreselleşmenin varlığını sürdüreceği tahminini dile getirdi. Çavuşoğlu, ‘‘Bu salgın bizim birbirimize ne kadar bağımlı hale geldiğimizin bir kanıtı oldu. Salgın esasında süregelen gidişatları, yeni güç merkezlerinin ortaya çıkışını daha da hızlandırıyor. Küreselleşmenin jeopolitiğini yeniden şekillendiriyor. Bu Asya merkezli bir küreselleşme olabilir’’ diye konuştu.

‘‘Yeni bir mülteci dalgasından endişeliyiz’’


Çavuşoğlu bir başka soruyu yanıtlarken, Türkiye’nin hem kendi topraklarındaki hem de Suriye’de kontrol ettiği bölgelerdekiler dahil toplamda 9 milyon Suriyeli’den sorumlu olduğuna işaret ederek, salgının İdlib’deki durumu da daha kötüleştirdiğini ve yeni bir mülteci dalgasının patlak vermesinden endişe ettiklerini belirtti. Çavuşoğlu, başta ABD olmak üzere uluslararası toplumun İdlib konusunda ‘‘artık çok geç olmadan’’ destek için harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası teşkilatların bu süreçteki rolleriyle ilgili soruları da yanıtlayan Çavuşoğlu, NATO’nun en etkili platformlardan biri olmaya devam edeceğini, hatta salgın sonrasında etki gücününü daha da artacağını söyledi. BM Güvenlik Konseyi’niyse (BMGK) Corona salgınına karşı harekete geçmede çok ağır kalmakla eleştiren ve bu durumu ‘‘inanılmaz’’ olarak niteleyen Çavuşoğlu, Türkiye olarak BMGK’nın daha kapsayıcı ve adil olma yolunda reformdan geçmesi, küresel zorluklara kendini adapte eden bir yapıya dönüştürülmesi gerektiği çağrılarını yineledi. Çavuşoğlu, AB’nin de ‘‘ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve anti-semitizme esir düştüğünü’’, AB kurumlarında da ‘‘çekirdek değerler yerine ideolojilerin baskın geldiğini’’ savundu.

ABD’ye S400 mesajı: ‘‘Bir müttefikinin bir ihtiyacı olduğunda ortaya ön koşullar koymak doğru değil’’

Çavuşoğlu, Türkiye’nin ABD’den S400 füze savunma sistemi satın alması ve bu durumun ABD’de yarattığı tepkilere ilişkin bir soru üzerine, ‘‘Öncelikle bir müttefikin, örneğin İdlib’deki gibi acil bir ihtiyacı olduğunda bunun için ön koşullar ortaya koymak doğru değil’’ dedi. Başta ABD olmak üzere tüm müttefik ülkelerin Türkiye’nin Suriye’de akan kanın durması için yaptıklarının farkında olduğunu vu bunları takdir ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin bugün gerçek anlamda bir balistik tehditle karşı karşıya olduğunu, halkını korumak için gelişmiş füze ve hava savunma sistemlerine ihtiyaç duyduklarını vurgulayarak, ‘‘Türkiye’nin S400 satın alma kararı, ABD’nin bizim acil ihtiyaçlarımızı karşılamaya yıllar boyunca yanaşmamasının bir sonucu. ABD Başkanı Trump da bunu kabul etti’’ diye konuştu.

ABD Kongresi’nin de bu süreçte negatif bir rol oynadığını ifade eden Çavuşoğlu, uygun bir teklif gelmesi halinde Patriot füze savunma sistemlerini de satın almaya hazır olduklarını belirtti. Çavuşoğlu, bu konuda bir çalışma grubu kurulması önerilerinin hala geçerli olduğunu kaydederken, Türkiye’nin, ortağı olduğu F35 programı dahil ‘‘NATO savunma sisteminin sağlamlığını asla risk altına sokmayacağı’’ mesajını verdi. Çavuşoğlu, ihtiyaçlarını her zaman müttefiklerinden karşılamayı tercih ettiklerini, ancak bu olmuyorsa alternatif aramak durumunda olduklarını yineledi.

‘‘Türkiye’nin stratejik yönelimi değişmedi’’

Türkiye’nin Rusya’yla ilişkileri ve ABD ya da Rusya arasında bir tercih yapmasının gerekip gerekmediği şeklindeki bir soruyu yanıtlarken de Çavuşoğlu, ‘‘Bölgemizde hiçbir ülke iki ülke arasında seçim yapmak zorunda değil. Herkesle ilişkilerimizde bir denge kurmamız gerekiyor’’ dedi. Türkiye’nin Rusya’yla ilişkilerinin de çok boyutlu olduğuna ve bu ilişkilerin her zaman kolay olmadığına, zaman zaman çeşitli alanlarda görüş ayrılıkları yaşadıklarına dikkati çeken Çavuşoğlu, ‘‘Rusya bizim komşumuz, bölgedeki çok önemli bir aktör, dolayısıyla işbirliği yapmamız doğal. Diğer taraftan, Türkiye bir NATO üyesi ve ABD de en önemli müttefikimiz. Dünyanın bir çok yerinde işbirliği yapıyoruz. Türkiye’nın genel stratejik yönelimi değişmedi. Türkiye’nin uzun geçmişe dayanan Avro-Atlantik stratejisi ve Rusya’yla ilişkileri birbirlerini dışlayan şeyler değil’’ diye konuştu.

XS
SM
MD
LG