Erişilebilirlik

Yunan Seçimleri AB'yi Rahatlattı


Güven Özalp/Brüksel

Bir yandan kemer sıkma önlemleri diğer yandan Avrupa Birliği’nin desteğinden yoksun kalma riski arasına sıkışan ve adeta kolerayla veba arasında seçim yapmak zorunda kalan Yunanistan’da düzenlenen seçimlerden çıkan sonuç Brüksel ve diğer Birlik başkentlerinde belirgin bir rahatlama yarattı. Ancak sonuçların Yunanistan ve Euro Bölgesi açısından pembe tablo çizmeye yetecek düzeyde olumlu olduğunu söylemek mümkün değil.
Euro Bölgesi’yle Yunanistan arasında varılan anlaşmanın devamına sıcak bakan Yeni Demokrasi Partisi’nin seçimlerden ilk sırada çıkmış olması gerek Atina gerekse Brüksel’in manevra alanlarını genişletse de bu durum devasa sorunların giderilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Yeni Demokrasi Partisi’nin zaferini ilk kutlayanlar arasında Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso yer aldı. İkili tarafından yapılan ortak açıklamada Yunan halkının demokratik tercihlerine tam saygı duyulduğu belirtilirken, “Seçim sonuçlarının hızla hükümet kurulmasına izin vereceğinden umutluyuz” vurgusuna yer verildi. Euro Bölgesi adına yapılan açıklamada da “Avrupa Birliği- Uluslararası Para Fonu paketine bağlı kalacak hükümet” beklentisi dile getirildi. Avrupa Parlamentosu’ndan yapılan açıklamalarda da sonuçların Yunanistan’ın geleceğinin Euro Bölgesi’nde olduğunu gösteren bir niteliğe sahip olduğunun altı çizildi.
Gelinen aşamada yeni hükümetin ne zaman ve nasıl şekilleneceği en önemli soruyu oluştursa da Brüksel’in Atina’ya ekonomik programla ilgili bir jest yapıp yapmayacağı, cevabı merak edilen bir başka önemli soruyu oluşturuyor. Bu sorunun cevabının “kısmen evet” olduğunu söylemek mümkün. Üzerinde anlaşılan paketin içeriği, şartları ve hedefleri konusunda herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değil. Bununla birlikte İspanya örneğinde olduğu gibi Yunanistan’a belirlenen hedeflere ulaşma konusunda ekstra zaman tanınması fikrine çok soğuk yaklaşılmıyor.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz da bu fikre sıcak bakan isimler arasında yer alıyor. Schulz, “Yeni Yunan hükümeti ekonomik hedeflerin ve reform stratejisine yönelik olası ince ayar konusunda yapıcı işbirliğimize güvenebilir. Eğer Yunanistan taahhütlerine bağlı kalırsa Avrupa Birliği krizin çözümü için daha neler yapabileceğini değerlendirebilir” dedi.
Yeni Demokrasi Partisi’nin kuracağı olası koalisyonun oldukça kırılgan bir yapıya sahip olması öngörülüyor. Bunun ilk nedeni, aşırı uçlarda yer alan ve Avrupa Birliği önlemlerinin uygulanmasına izin vermeyeceklerini her fırsatta dile getiren partilerin daha son sözlerini söylememiş olması. İkinci neden ise kasalarında pek para kalmayan Yunanistan’ın kısa vadede bir kez daha seçime gitme lüksüne sahip olmaması.
28-29 Haziran’da Brüksel’de bir araya gelerek krizle mücadelede benimsenecek yöntemleri ve alınacak somut önlemleri belirlemeyi amaçlayan Avrupa Birliği liderleri, önlemler paketine destek veren, ayakta kalabilecek ve mümkünse Brüksel’e fazla sorun çıkarmayacak bir hükümetin acilen kurulmasını dört gözle bekliyorlar.
XS
SM
MD
LG