Erişilebilirlik

Türkiye'de Yüce Divan oylaması öncesinde muhalefet liderleri parti kürsülerinde, ardından da TBMM Genel Kurulu'ndaki kürsüden milletvekilleri dört eski bakan hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarını değerlendirdi

TBMM 4 eski bakan ile ilgili gizli yapılacak Yüce Divan oylamasına hazırlanıyor.

Gün içindeki kronolojik sıralamaya göre, Yüce Divan oylaması ile ilgili yapılan konuşmalarda özetle dikkat çekici bölümler şöyle idi:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:

"(Ahmet) Davutoğlu eski bakanlarla ilgili bu kadar vahim ve örtülemez suçlama varken, işin kolayına kaçıp 17-25 Aralığı darbeye bağlamamalı, Yüce Divan’a güvenmediğini belirten Erdoğan borazanlarına itibar etmemelidir. Sayın Başbakan bırakalım hukuk konuşsun, bırakalım yargı çalışsın, bekleyelim tarafsız ve bağımsız hâkimler son sözü söylesin. Nasıl olsa, her şeyi kılıfına uydurdunuz. Nasıl olsa, Meclis Soruşturma Komisyonu rüşvet ve yolsuzluğu aklama raporunu tanzim etmiş, iddialarla ilgili şüphe bile duymamıştır. Delileri karartmak, parmak izlerini silmek için canla başla gayret ettiniz İranlı’nın ambargosu altından çıkmalısınız. AKP’li milletvekili arkadaşlarım, siyasi mücadelenizin bir kaçakçının eliyle haram biberonuyla beslenen eski bakanlar tarafından hiç edilmesine gönlünüz razı mıdır? Bugün dürüstlük kazanamazsa, Gazi Meclis kaybedecektir. Adaletin yüzü ağarmazsa, herkesin, hepimizin vicdanı sızlayacaktır."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

"Kirliliği buraya bulaştırmayalım. Hepimizin vicdani, ahlaki sorumluluğu var. Çocuklarımıza, ülkemize, vatanımıza karşı sorumluluğumuz var. Devleti itibarlı kılacak olan bizleriz, kullanacağımız oylardır. Bütün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin saygıdeğer milletvekillerine sesleniyorum, komisyonda görev yapan dokuz kişi hariç. Onlar vicdanlarını sattılar, onlar kendilerini de sattılar. Çocuklarının yüzüne bakamazlar onlar. Dünyanın en ağır mirasını çocuklarına bıraktılar. Yolsuzlukları kapatan, üstünü örten kişiler olarak, bu parlamentonun tarihine geçtiler. Bugün oy kullanırken madem ki kapalı bir yere gireceksiniz, bir vicdanınıza, ahlakınıza, inancınıza sorun. Az önce okuduğum Peygamberin sözlerini bir kulaklarınıza, vicdanınıza getirin. Bir toplumu saygın kılan yolsuzluğun, rüşvetin üzerine gitmektir. Eğer Parlamento görev yaparsa, Türkiye'nin itibarı sadece Türkiye'de değil, halkın nezdinde değil, bütün dünyada artacaktır."

CHP ve MHP gizliliğe riayet' istedi

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi:

"Ben İç Tüzük'ün gizli oylamayla ilgili maddesini okuyup bilginize sunmak istiyorum. Madde 148, başlık "Gizli oylama usulü", madde şöyle diyor: "Milletvekillerine, beyaz, yeşil ve kırmızı renkte üç yuvarlak birden verilir. Bunlardan oy olarak kullanılacak yuvarlak, bunun için gösterilen kutuya atılır. Diğer iki yuvarlak ayrıca belirtilen yere bırakılır." Bugüne kadarki uygulamada söz konusu yuvarlaklar yani oy olarak tercih edilen yuvarlağın zarfa konulup kutuya atılmasından sonra kalan 2 yuvarlak oy kabininde bırakılmaktadır. Oylamanın gizliliğine riayet ve oylamanın selameti açısından ben İç Tüzük'ün bu hükmünün Sayın Başkan tarafından TBMM Genel Kurulu'nun bilgisine bir kez daha sunulmasını ve kullanılmayan 2 yuvarlağın kabinlerde bırakılması konusunda Başkanlık Divanı'nın gerekli önlemi almasını talep ediyorum efendim."

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na Sayın Yusuf Halaçoğlu'yla birlikte verdiğimiz bir başvurumuz var. Bu başvuru doğrultusunda, bu oylamanın gizli bir şekilde yapılması, özellikle kabinlere girişte sadece oy kullanacak kimselerin çağrılması, oylamadan sonra bu pulların terk edilmesi ve İç Tüzük'e göre bırakılması gereken yere atılarak daha sonra bu oyların da sayılması gerektiğine ilişkin bir müracaatımız oldu. Meclis Başkanlığımız, bu konuda, zatıalinizin oturumu yöneteceğini ve bu konudaki müracaatımızdan haberdar edildiğinizi ifade etti. Dolayısıyla, görüşmelerden sonra oylama sırasında bunlarla ilgili tedbirleri almak suretiyle herhangi bir yığılmaya ve milletvekillerinin iradesi hakkında farklı bir düşünceye sahip olacak bir uygulamaya izin verilmemesi hususuna özellikle zatıalinizin önem vermesini istirham ediyorum."

AKP: Hukuk ile darbe girişimi vardır

AKP'li TBMM Soruşturma Komisyonu Başkanvekili Yılmaz Tunç:

"Komisyonumuz hukuk çerçevesinde karar vermiştir. Komisyon üyeleri kararlarını verirken belgelere, bilirkişi raporlarına, savcılıkların kesinleşmiş takipsizlik kararlarına dayanmıştır. Hiç kimse Komisyondan hukuka aykırı delilleri baz alarak karar vermesini bekleyemez. Ceza Muhakemesi Kanunu 135'inci madde gereğince, görüldüğü anda imha edilmesi gereken bakanların oğluyla yaptığı konuşmaları, eşler arasındaki konuşmaları, geçmişe yönelik dinleme kararlarını, ileri tarihli dinleme kararlarını, aynı IP numarasından defalarca atılan isimsiz ihbarları, dinleme ve izleme kararlarının ardından asılsız çıkan ihbarlara rağmen uzatma kararlarını, tüm şüpheliler belirlendiği hâlde davanın açılması için aylarca uygun gün beklenmesini, birbiriyle ilgisi olmayan dosyalar ile ilgili aynı gün operasyonlar yapılmasını, CMK gereğince gizli yürütülmesi gereken soruşturmaların, arama ve el koymaların âdeta canlı yayınlarla kamuoyuna aktarılmasını, bunları kimse bize ceza hukukunun amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yapıldığını söyleyemez. Bir soruşturmada bu kadar hukuka aykırı delil bir araya geliyorsa, Anayasa, ceza hukukunun evrensel kuralları çiğneniyorsa burada bir yargısal faaliyet değil, bir siyasi girişim vardır. Hukuk kullanılmaktadır. Hukuk kullanılarak bir darbe girişimi söz konusudur."

XS
SM
MD
LG