Erişilebilirlik

Yargı Düzenlemesi Adım Adım Geliyor


Türkiye'deki yargı sistemi yapısını yakından ilgilendiren ve hakim-savcı bağımsızlığı açısından tartışma yaratan teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda ilk 10 maddesi görüşülerek hızla yasalaştırma adımını atıyor

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan, Adalet Akademisi ve Barolar Birliği'nden 'anayasaya aykırılık' itirazları gelmesine rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi grubu, hazırladığı teklifi yasalaştırmak için Cuma başlanan görüşmeleri hafta sonunda da devam ettirdi. Cumartesi günü tekmeli kavga görüntüleri, ardından Pazar günü de kavga yaşandı.

Pazar günü saat 14.00'te başlayan görüşme maratonu, iktidar ve muhalefet sıralarından karşılıklı Mevlit Kandili kutlamasıyla başladı ancak kısa sürede atmosfer gerildi. Cumartesi gecesinde 1'nci madde görüşmelerinde kalınmıştı, ancak teklifteki o ilk madde bir saatlik yemek molası hariç, 6 saat 48 dakika sonra oylanabildi. Cumartesi günü olduğu gibi kavga fitilini Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun komisyonda konuşma talebi ateşledi.

Kavgalı anlara rağmen AKP, devam kararı alınca Pazar günü başlayan görüşmeler, Pazartesi saat 02.38'de sonlanabildi. Görüşme maratonu geceyarısı sonrasında hızlanırken, 52 maddelik tekliften 4'ncü ve 5'nci maddeler AKP tarafından geri çekildi ve görüşme sona erdiğinde ilk 10 madde değerlendirilmiş oldu.

Peki görüşme boyunca neler yaşandı?

'Uçan tekmeci' milletvekiline ceza talebi

Komisyon başında CHP Grubu, cumartesi günkü kavgada 'uçan tekme' atan AKP'li Zeyid Aslan'a 'kınama cezası' verilmesi için TBMM Başkanlığı'na sundukları dilekçeyi paylaştı. CHP, Meclis Başkanlığı'ndan TBMM İçtüzüğü'nün 160 ve 161'nci maddeleri uyarınca TBMM Genel Kurulu'nca kınanmasını istedi.

Kandil kutlaması ve iyi niyet mesajları

BDP'nin hukukçu vekillerinden Hasip Kaplan, komisyon salonunda yerini alan ilk vekildi. Komisyona en yakın Meclis girişinde ambulans bekletildiği bilgisini de gazetecilerle paylaştı.

Komisyon başladığında ise, Başkan Ahmet İyimaya'nın öncülüğünde milletvekilleri karşılık kandil kutlaması yaptı. Ardından kavga manzarası yaşanmaması için iyi niyet mesajları geldi.

CHP'li Engin Altay, TBMM'nin itibarına zarar verilmemesi gerektiğini anımsatarak, iktidar partisi vekillerine olgunluk tavsiye etti ve muhalefet olarak sorumluluk içinde hareket edeceklerini söyledi. Altay, AKP'den görüşmelere süre sınırlandırması getirmemelerini de istedi.

MHP'li Oktay Vural da, "Bizim burada sözden başka gücümüz yoktur. MHP olarak bizler de teklifin görüşmelerinde mümkün olduğunca 12 Eylül referandumundaki yanlışları dile getirmek ve milletin verdiği söz hakkını kullanmak istiyoruz. Gönül rahatlığıyla hayır dediğimiz yanlışın bedeli demokrasimize ödettiriliyor. Öfke tehdit şantajla değil, tamamen hür iradeyle bir kanun yapılmasını temin etmek gerekiyor' dedi.

BDP'li Hasip Kaplan da, "Maalesef iki günlük tartışmalardan yansıyan iki şey oldu biri yumruk biri tekme. Adalet Komisyonu'ndan kamuoyuna yansıyan başka bir şey olmadı. İktidar partisini şiddet dışında bir dil kullanmaya çağırıyoruz" eleştirisini paylaştı.

Muhalefete 'masumiyet karinesi' tepkisi

AKP Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise, muhalefet vekillerince konuşmalarda sürekli yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına yapılan göndermelerden duydukları rahatsızlığı ifade etti. Aydın, "Hepimizin genel ahlak prensibine uygun şekilde masumiyet karinesine uygun hareket etmeliyiz. Tamamen hükümeti suçlayıcı tarzda peşinen mahkum etmek hukuk ilkelerine aykırı olduğu gibi ahlak ilkelerine de aykırı. Hakaret etmeden yargısız infaz yapmadan görüşlerimizi ifade etmeliyiz. İfadelerin nereye gideceğini düşünün. Hem hakim, hem savcı olmayalım. Yolsuzluk varsa sonuna kadar gidilsin. Başbakanımız da söyledi. Herkesin sorumlu bir dil kullanması gerekir'' dedi. Aydın'ın, yüzde 58 ile 'evet' olarak sonuçlanmış referandum düzenlemelerinde değişiklik yapmadıklarını söylemesi ise, muhalefette tepkiye yol açtı.

İlk tur kavga kısa sürede yatıştı

Grup temsilcilerince yapılan konuşmalar ardından Başkanlık Divanı'nca milletvekillerine konuşma sıraları açıklanmaya başlandı.

O sırada Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya’ya doğru, ''Sayın Başkanım'' diyerek ayağa kalktı. AKP sıralarından ''otur yerine'' diye tepkiler gelirken, Eminağaoğlu, sağlık durumu iyi olmadığı için kendisine ne zaman konuşma sırası geleceğini sormaya çalıştı.

AKP sıralarından tepkiler de devam etti ve iktidar vekilleri, "Çık dışarı, sen kimsin, provakatör, otur yerine. Senin gibi bin kukla getiririz buraya" diye tepki gösterdi.

En sert tepkiyi gösterenlerden birisi ise, AKP Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten oldu. İçten ve bazı AKP'liler, ayağa kalkarak, Eminağaoğlu'nun üzerine yürüdü. Yargı-Sen Başkanı'nı çember içerisine alan CHP'lilerden Süheyl Batum ve Mahmut Tanal, Eminağaoğlu'nun konuşmasına karar vermesi için İyimaya'ya seslendi. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da, İyimaya'nın yanına giderek, ''Siz karar vermelisiniz. Adam sadece ne zaman konuşacağını sormaya çalışıyor'' dedi.

Ancak bu sırada hükümet sıraları bölümünde muhalefet ile iktidar milletvekilleri itişerek kavga etmeye başladı. AKP'li İçten, Eminağaoğlu'na doğru hareket etti.

Kavga hali üzerine Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ise korumalarınca dışarı çıkarıldı.

Yargıtay temsilcisi ile Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Yurdagül Gündoğan ise, kavga ortasında kaldı.

AKP Grup Başkanvekili Belma Satır, araya girmeyi denedi ama başarılı olamadı.

Bu sırada AK Partili Metin Külünk, "28 Şubat'ın katili, 28 Şubat'ın köpeği" diye laf atarken, kavga güçlükle yatıştırıldı.

İkinci tur kavga sertti

İktidar ve muhalefet milletvekilleri yerine geri döndükten sonra ikinci kez ve daha sert bir kavga kısa sürede yeniden başladı.

Kavga, AKP Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'ın, elinde Ankara Valiliği'nin yargıçlar tarafından sendika kuramayacağına ve bu nedenle Yargı-Sen'in kuruluş dilekçesine verdiği red yanıtını okuduğu sırada başladı. Aydın konuşurken Eminağaoğlu, elindeki Birgün Gazetesi'nin "Yok saydıkları sendikayla Avrupa'da hava atmışlar" manşetli nüshasını oturduğu yerden havaya kaldırıp gösterince kavga çıktı. AKP'liler Ağaoğlu'nun üzerine yürüdü. Bu kez AKP'li Metin Külünk, elleriyle AKP'li Osman Aşkın Bak gibi arkadaşlarını durdurup Eminağaoğlu'na ulaşmasını engellemek için büyük gayret sarfetti. CHP'li İsa Gök de, sandalye üzerine çıkarak, AKP'lilere, ''Yapmayın, etmeyin adamı çıkartalım'' diye vekilleri yatıştırmaya çalıştı. O sırada AKP'li Şuay Alpay, "Aşağılık provakatör, atın bunu dışarı" diye bağırdı.
Ahmet İyimaya da kürsüden inerek kavgayı ayrıştırmaya çalıştı.

CHP'li Engin Altay ise, gazeteyi Eminağaoğlu'nun elinden alarak buruşturdu ve "Önce buna ben izin vermem, doğru değil. Ben de burada olmasını istemiyorum" dedi. AKP'li Ahmet Aydın da, CHP'li Altay'ın yanına gelerek, ''Lütfen çıkartın bu adamı'' dedi. Bu diyaloglar ve itişme sırasında İyimaya oturuma ara verdiğini bildirdi. Bu tablo ardından Eminağaoğlu, CHP'lilerin koruması altında salona çıkarıldı.

Ancak kavga koridora da uzandı. AKP'li Ömer Faruk Öz, Eminağaoğlu'nun arkasından koridorda, "Polisler nerede şu adamı atın" diye bağırdı. Eminağaoğlu ise, "Şu tablo Türkiye'de demokrasinin geldiği nokta. İnzibatla dahi çıkarılamayacağım milletin meclisinden böyle çıkıyorum" dedi. AKP'li Öz, "Bu adam açıklama yapamaz. Polisler atın dışarı" diye bağırdı. CHP'li Süheyl Batum ise, ''Sen Meclis İdare Amiri misin?'' diye Öz'e tepki gösterdi. Eminağaoğlu, CHP'lilerce uzaklaştırıldı.

Kavga sırasında verilmiş 20 dakikalık ara sonrasında komisyon yeniden toplandı ve kandil simidi dağıtıldı.

Görüşmelere geçildiğinde CHP'li Mahmut Tanal, ''Kameralar kapalı olduğu sürece burada hiç kimsenin can güvenliği yoktur'' diyerek, İyimaya'ya seslendi. Bunun üzerine TBMM Başkanlığı'ndan yazılı bir açıklama geldi ve salonda kamera kaydı yapılmadığı ile salondaki kameralar aracılığıyla toplantıyı takip edecekler için koridordaki TV'ye kapalı devre yayın yapıldığı anlatıldı.

Sinan Aygün ilk kez konuştu

Görüşmelerde muhalefet HSYK ve dolayısıyla yargı ile ilgili bu teklifin arkasında yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olduğunu sıkça yineledi. Bu sözlere karşılık AKP Grup Başkanvekili Belma Satır tepkiliydi. Satır, muhalefet vekillerince Halkbank Bankası Genel Müdürü'nü eleştiren ifadeler nedeniyle CHP'liere, ''Sizin vekilinize ait evde kasasında para bulundu'' dedi. Satır'ın hedefindeki Aygün ise o sırada salonda değildi ancak CHP'li Levent Gök tarafından bilgilendirildi ve komisyona çağrıldı. Böylece Ergenekon Davası'nda sanık olarak yargılanan isimlerden CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün'ün konuşması ise kavga sonrasındaki görüşme maratonunda günün sürprizi oldu.

Ankara Ticaret Odası Eski Başkanı olan Sinan Aygün, 1 Temmuz 2008 günü Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla ilgili yaşadıklarını Adalet Komisyonu'nda ilk kez basın mensupları önünde anlattı. Aygün, sözlerine "Evimdeki iki kasadan birinde 2,5 milyon Euro çıktı, diğerinde 10 milyon Euro'luk altın vardı. Polisler o gün bıraktıkları altını 26 gün sonra istedi. Eşim endişe duyarak bankaya götürmüştü oradan polise teslim edildi. Neymiş bir tüccarın evinde para bulunması şüpheli görülüyormuş'' dedi.

1978 yılında beri ticaretle uğraştığını kaydeden Aygün, ''Benim kasamdan çorap mı kravat mı çıkacak? Tüccarım. Sayın Başbakan'ın, Sayın Arınç'ın ve bugün de Sayın Satır'ın mukayeyesi elma ile armut bile değil. uzay gemisi ile elma. Adam devlet memuru (Halkbank Genel Müdürü'nü kast ediyor), ömrü boyunca yemeyip içmese eline geçecek para 2 trilyon civarında. Ben suçlu demiyorum. Ama bu mukayese de yanlış'' diye konuştu.

Açıklaması sırasında 2008'de Ergenekon şüphelisi olması ardından yürütülen inceleme sonucunda Maliye Bakanlığı MASAK'ın da hazırladığı rapordan bölümler de okuyan Aygün, ''Sonuçta aklandım, param helal çıktı'' dedi. Aygün, ayrıca 1 Temmuz 2008 günü gözaltına alınmasından 45 gün önce evinde banyoda kendisine ait olmayan bir silah bulduklarını ve bunu bizzat giderek semt karakoluna teslim ettiğini de ilk kez açıkladı.

Bu açıklama ardından komisyon bir saatlik yemek molası verdi.

ABD Elçisi de gündemde

Görüşmelere saat 20.00'de yeniden başlandığında ise, 1'nci madde üzerinde vekiller söz aldı. Saat 21.48'de 1'nci madde oylanarak AKP çoğunluğuyla kabul edildi. Böylece bir saatlik yemek molası hariç, 6 saat 48 dakikalık maraton sonunda teklif komisyondan geçmeye başladı.

Görüşme sırasında AKP ile MHP arasında ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin adı anılmadan yapılan diyalog da dikkat çekti. AKP'lilerce yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ilgili muhalefetten yapılan eleştirilere karşılık, ''ABD Elçisi gibi çöküş diyorsunuz, küresel operasyon bu'' sözü atıldı. MHP'den bu söze karşılık, ''Gelin Amerika ise Amerika ile mücadele edelim İsrail ise İsrail’le mücadele edelim. Ama fakir fukara hakkını da yedirmeyelim'' yanıtı geldi.

Oysa ABD Elçisi Ricciardone, medyada operasyon öncesinde ''İmparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz'' yönünde bir söz sarf ettiğiyle ilgili tüm haberleri yalanlamıştı.

Bozdağ: ‘Havuç ifadesi yanlış’

İkinci madde görüşmelerinde, muhalefet eleştirilerine yanıt vermek üzere Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, pazar günü ilk kez söz aldığında ise, saatler 21.52'yi gösteriyordu.

Maddeye ilişkin görüşlerini paylaşan Bakan Bozdağ, yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili ''Başbakan tarafından görevlendirmem, soruşturmayı kapatmam. Benim Adalet Bakanı olarak İstanbul Emniyet Müdürü'ne talimat vermem söz konusu değildir. Ankara'da olduğum bir vakitte o iddiayı ortaya atan basın kuruluşu beni İstanbul'da gösterme mahareti gösterdi'' dedi.

Bozdağ'ın konuşmasının ardından 2’inci madde, saat 22.04'te AKP çoğunluğuyla kabul edildi.

Üçüncü madde görüşmelerinde ise, Bozdağ yeniden söz aldı. Bu madde uyarınca, yurtdışı görevlendirmeleri HSYK yerine bakanlık yetkisine geçtiğinde siyasileşeceği iddiasına karşı çıktı ve ''Bugün de HSYK kanalıyla yapılması şart değil. Tetkik hakim olarak bakanlığa alır oradan görevlendirme yapabilirsiniz. Hep böyle yapılıyordu kimse bu uygulamayı havuç olarak değerlendirmedi. Bunlar yargısal değil idari tasarruftur'' dedi.

O diyalog gülümsetti

Görüşmelerdeki günün diyaloğu ise saatler geceyarısını gösterdiğinde ve artık pazartesi gününe geçildiğinde gerçekleşti. O diyalog şöyleydi:

''CHP'li Ali Haydar Öner: Bu saatte kimin emriyle çalışıyoruz?”

Başkanvekili Hakkı Köylü: Allah'ın emriyle

CHP'li Ali Haydar Öner: Eğer öyle ise sözümüz olmaz ama öyle değil... Saat 14.00'te başladık ki bu saat oldu halen çalışıyoruz ILO sözleşmesi hükümlerine de aykırı.

Başkanvekili Hakkı Köylü: Biz ILO'ya tabi değiliz

CHP'li Öner: Millet için ölümüne çalışmaya hazırız ama emirle değil.''

Bu diyalog vekilleri gülümsetirken saat 00.32'de 3. madde kabul edildi.

Teklif 50 maddeye düştü

Hemen arkasından AKP Grubu, tekliften 4'ncü ve 5'nci maddeleri önergeyle geri çekti ve böylece teklif 50 maddelik oldu. Bundan sonrası ise hızlı gelişmeye başladı. Bir yandan Bozdağ, maddeler üzerinde söz alarak eleştirileri yanıtlarken, muhalefet tepkisini sürdürdü. Saatler 02.32'yi gösterdiğinde 10'ncu madde oylanarak kabul edildi.

Komisyon, bugün 13.00'te yeniden toplanmak üzere görüşmeleri sonlandırdı.
XS
SM
MD
LG