Erişilebilirlik

Washington'da Dünya Uygur Kurultayı Toplandı


Washington'da Dünya Uygur Kurultayı Toplandı

Washington'da Dünya Uygur Kurultayı Toplandı

Amerikan Kongresi’nde toplanan Uygur delegeler bir hafta süreyle Uygur Türkleri’nin geleceğini; birlik olarak nasıl bir strateji izleyeceklerini konuştu

Tüm dünyadan yaklaşık 200 Uygur delege geçen hafta Washington’da Dünya Uygur Kurultayı’nda biraraya geldi. Amerikan Kongresi’nin bir toplantı salonunda da “Doğu Türkistan’da Uygurların Geleceği” başlıklı bir konferans düzenlendi. Toplantıda bazı Amerikalı Kongre üyeleri de konuşma yaptı.

Amerikan Kongresi’nde toplanan Uygur delegeler bir hafta süreyle Uygur Türkleri’nin geleceğini; birlik olarak nasıl bir strateji izleyeceklerini konuştu. Çin’in Şincan vilayetinde – Doğu Türkistan’da yaklaşık 8,5 milyon Uygur Türkü yaşıyor. Baskı altındalar. Liderleri, Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabiya Kadir sürgünde, Washington’da yaşıyor.

“Doğu Türkistan’da Uygurlar’ın Geleceği” konferansı geçen hafta Kadir’in konuşmasıyla açıldı.Konferans sırasında Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Kadir Uygur Türkleri için bağımsızlık zamanı geldiğini söyledi: “Türk kardeşlerime teşekkür etmek isterim. Doğu Türkistan’daki kardeşlerinin acı çektiğini bilmelerini isterim. Şu anda dünyada kimse bu tür bir mücadele vermek durumunda kalmıyor. Sürekli tehdit altındalar. Masum insanlar idam ediliyor. Hukuki savunmaları yok. Çocuklar bu baskıcı rejim altında acı çekiyor. Komünist Çin rejimi altında 62 yıldır sömürülüyoruz. Dinimizi, dilimizi, kültürümüzü yok ediyorlar. Kadınlarımızı taciz ediyorlar, erkeklerimizi zorluyorlar, insanlarımıza merhametsizce davranıyorlar. Barışçı gösterilerimizi bastırıp, şiddete başvurduğumuzu söylüyorlar. Bağımsızlığımız için 62 yıldır mücadele veriyoruz. Biz geleceğimizi tayin etmek istiyoruz. Ben artık zamanı geldi diyorum. Dünya buna hazır. Uygur Türkler’i buna hazır. Yol haritamızı belirlememiz gerekir ve tüm dünyadaki Uygurlar tek bir amaç uğrunda birleşmelidir.”

“Uygurlar’ın Anası” olarak tanınan Kadir, Amerika’dan, Türkiye’den – uluslararası toplumdan beklentilerini şöyle anlattı: “Ben Amerika’nın bize daha fazla destek vermesini istiyoruz. Biz de Amerikalılar’ın arzuladıklarını arzuluyoruz. Tibet’i, Tayvan’ı, Burma’yı destekledikleri gibi bizi de desteklemelerini istiyoruz. Ben bizim Türkiye’de toplanmamızı isterdim. Ancak Türkiye’ye gidemediğim için bu mümkün olmadı. Türk halkına, Türk hükümetine, Türk parlamentosuna bunu söylemek istiyorum. Biz, geleceğimizi Türk halkıyla konuşmak isterdik. Ben Doğu Türkistan’ın anasıyım. Tüm Türkler’in de anası olmak isterim.”

Cumhuriyetçi Partili Virginia Milletvekili Frank Wolf, Çin’de Uygurlar, Tibetliler ve diğerlerinin özgürlüğe ve demokrasiye kavuştuğunu göreceğine inandığını söyledi.Amerikan Kongresi’nde yapılan konferansta Amerikalı Kongre üyeleri de söz aldı.

Konuşmasının ardından Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Demokrat Partili Massachusetts milletvekili Jim McGovern da Çin hükümetinin Uygur Türkleri’ne “muamelesinin korkunç olduğunu” söyledi: “Çinli yetkililerden çok ciddi bir baskı söz konusu. Sadece Uygular için değil, herkes için. Toplu halde tutuklamalar, gizli yargılamalar, hücre hapis cezaları dahil çok ciddi bir durum söz konusu. Ve bence Amerika, konu insan hakları olunca kendini güçlü bir şekilde göstermeli. Uygurlar’a yapılan muameleyi daha güçlü bir şekilde kınamalıyız. Çin bunu görmezden gelmeyeceğimizi bilmeli. Baskı altındaki halkların yanında duracağız.”

Ancak Amerika - Çin ticaretinin hacmi; karışlıklı olarak ekonomik bağımlılığı da göz ardı edilemez. McGovern, buna rağmen Uygur Türkler’i konusunda sessiz kalmamak gerektiğini söylüyor: “Bu konuyu daha sık ve daha yüksek sesle gündeme getirebilmeliyiz. Sessizce değil, kamu önünde Çin’in insan hakları ihlallerini kınayacağımızı bilmeliler. Başka ülkelerin insan hakları ihlallerini kınarken, Çin konusunda, büyük bir ekonomi oldukları için sessiz kalmamız mantıklı değil. Umarım Çin üzerinde baskıyı arttırmamız onları bu yoldan saptırır. Çin’deki durum kötüleşiyor. Çin’le ekonomik ilişkilerimiz önemli, ben de iyi ilişkiler istiyorum, ama Çin’de durum kötüleşiyor, iyileşmiyor.”

Kurultayda Türkiye’den de katılımcılar vardı. Dünya Uygur Kurultayı’nın Birinci Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, "konferansta Doğu Türkistan'ın geleceği konusunda ortak bir strateji belirlemeye çalıştıklarını" belirtti. Konferansa katılan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doç. Dr. Erkin Emet de uluslararası toplumun Uygurların durumuna daha fazla ilgi göstermesini istediklerini, özellikle Amerika'yla Türkiye'nin bu konuda daha faal olmasını umduklarını vurguladı.

Konferansın sonuç bildirgesinde “Gelecekte bağımsız ve özgür bir Doğu Türkistan devletinin kurulacağı inancına ek olarak Dünya Uygur Kurultayı kendi geleceğini tayin etme hakkında ısrarcı olacaktır” dendi. Açıklamada, Uygur hareketine uluslar arası destek bulunması için girişimlerin devam edeceği belirtildi.

XS
SM
MD
LG