Erişilebilirlik

Washington'da Çevre Filmleri Festivali

  • Zulima Palacio

Washington'da Çevre Filmleri Festivali

Washington'da Çevre Filmleri Festivali

19‘uncu Washington Çevre Filmleri Festivali 15-27 Mart tarihleri arasında Washington’da yapılıyor. Festival kapsamında 2 hafta boyunca 40 ülkeden toplam 150 belgesel, animasyon ve uzun metrajlı film gösteriliyor. Kentin çeşitli yerlerindeki sinema salonlarında gösterilen bu filmleri çok sayıda Washingtonlu izliyor.

Çevre Filmleri Festivali’nde ”Hummingbirds: Magic in the Air” ”Bülbüller: Gökyüzündeki Tılsım” adlı belgeselden tehdit altındaki orman ve okyanuslar hakkındaki filmlere kadar çok sayıda yapım izleyiciyle buluşuyor. Bu yıl festival Enerji Film Serisi’yle de ilgi çekiyor. Seri kapsamında enerji arayışımız ve bu arayışın kırılgan çevremize verdiği zararları anlatan uluslararası belgeseller gösteriliyor.

Festivalin ‘Sinemada Sanatsallık’ ödülünün bu yılki sahibi İsviçreli yönetmen Mark Wolfensberger’in ‘Oil Rocks-City Above the Sea’ ‘Petrol Kayaları-Denizin Üzerindeki Kent’ başlıklı yapıtı. Film, Sovyetler Birliği zamanında, 1949‘da deniz üzerine kurulmuş en büyük petrol platformunun öyküsünü anlatıyor. Yönetmen Flo Stone festivalin de yöneticisi: ”Film, Stalin tarafından Hazar Denizi’nde yaptırılan, dokuz katlı binalara, hektarlarca petrol kuyusuna sahip olan ve günümüzde hala kullanılan bu kenti çok güzel yansıtıyor. Tarihi görüntüler ve burada çalışanlarla yapılan söyleşiler ustaca kullanılmış” diyor.

Petrol sanayii başka filmere de konu olmuş. ‘The Pipe’ ‘Boru’ adlı yapım İrlanda’nın el değmemiş kıyılarında inşa edilen petrol boru hattının yerel çiftçi ve balıkçıların hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor.

Festivaldeki 150 film sadece belgesellerden ibaret değil. Animasyonlar, arşivler ve deneysel yapımlar da var. 40 ülkeden sanatçıların eserlerinin katıldığı festivalde bazı eksiklikler göze çarpmıyor değil.

Yönetmen Flo Stone, ”Keşke Afrika’dan daha fazla film katılsaydı. Afrika konulu filmlerimiz var, ancak Afrikalı yönetmenlerin yaptığı filmler azınlıkta” diyor.

Afrika’dan katılan ‘White Lion’ ‘Beyaz Aslan’ adlı çalışma, Güney Afrikalı yönetmen Michael Swan’ın çektiği, tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan büyük kedileri anlatan bir belgesel. Belgeselde Afrika efsanelerine göre tanrıların elçisi olarak bilinen ve türüne çok az rastlanan beyaz bir aslanın acımasız avcılara karşı verdiği mücadele anlatılıyor.

Festivalde ilginç bir yapımı da İsveçli yönetmen Stephan Jarl’ın ‘Submission’ ‘Teslimiyet’ adlı eseri. Film, günlük hayatımızda içiçe yaşadığımız 100 binden fazla kimyasal maddeyi konu alıyor.

Filmde yazar ve biyolog Stefan Edman gibi dünyanın dört bir yanından çok sayıda uzmanın görüşlerine de yer veriliyor: ”İkinci Dünya Savaşı’ndan beri kimyasal kullanımımız rekor derecede arttı. Yılda bir milyon ton kullanırken, şimdi yılda 500 milyon ton kimyasal madde tüketiyoruz.”

‘Teslimiyet’in yönetmeni Stephan Jarl için film, aynı zamanda kişisel bir serüven. Jarl sanayi kimyasallarını ve zehirliliğini araştırırken kendi sağlığından da kaygılanmaya başlamış. Kendisi ve hamile bir oyuncu arkadaşının kan testlerinden kaygı verici sonuçlar elde edilmiş. Amerika’nın Sesi’ne konuşan Jarl, filmin tüm dünyada çok popüler olduğunu, İsveç Hükümeti’nin kimyasalların çocuk ve bebeklerdeki etkilerini azaltmak için dört yıllık bir program başlattığını söylüyor: ”Günümüzde bebeklerin vücudunda 300 kimyasal maddeye rastlanıyor. Bebekler doğmadan zehirleniyor. Okul çağı çocuklarının yüzde 15‘inde nörolojik hastalıklar görülüyor.”

A Cummunity of Gardeners’ ‘Bahçıvanlar Topluluğu’ adlı belgeselse Washington’un banliyölerinde yaşayan bahçıvanları anlatıyor. Yapımcı Cintia Cabib bahçe ve bostanların sadece taze sebze-meyve değil huzur ortamı da sağladığını, çocuklar için birer açık hava dersliği işlevi gördüğünü, göçmenlerinse buralarda memleketlerini anımsadıklarını söylüyor: ”Amerika’nın dört bir yanında adeta bahçe ve bostan rönesansı yaşanıyor. Washington’da kendi bostanını oluşturmak isteyenlerin sıraya girip çok uzun süre beklemesi gerekiyor.”


Geçen yılki Washington Çevre Filmleri Festivali’ne 26 bin izleyici katıldı. Festival kapsamında sadece filmler değil aynı zamanda tanınmış bilim adamları ve film yapımcılarının katıldığı paneller de büyük ilgi gördü. Festivali düzenleyenler, kamuoyunun iklim değişikliği ve çevre sorunlarıyla ilgili kaygılarının artmasının bu yılki katılımı da arttırdığını söylüyor.

XS
SM
MD
LG