Erişilebilirlik

Washington'da Uzmanlar Türkiye-ABD Ticari İlişkilerini Tartıştı


Soldan sağa: Hollings Center İstanbul Temsilcisi Sanem Güner, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'ndan (TESEV) Etyen Mahçupyan ve Dilek Kurban, Washington Üniversitesi'nden Prof. Reşat Kasaba (ayakta)

Soldan sağa: Hollings Center İstanbul Temsilcisi Sanem Güner, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'ndan (TESEV) Etyen Mahçupyan ve Dilek Kurban, Washington Üniversitesi'nden Prof. Reşat Kasaba (ayakta)

Türkiye ve Amerika arasındaki ticari ilişkilerde gelinen nokta, dün iki ülkeden akademisyenler, sanayiciler ve yetkililer tarafından masaya yatırıldı.

Washington’da düzenlenen ‘Amerika-Türkiye Ticari İlişkileri: Büyüyen Bir Ortaklık’ adlı toplantıda Türkiye’nin ekonomisi, Arap Baharı, Türkiye-Amerika ticari ilişkileri ve Türk ekonomisini oluşturan politikalar tartışıldı.

Toplantının açılışına konuşan Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, Türk-Amerikan ilişkilerini zenginliğinden, ortak çıkar paylaşımından ve sürekliliğinden dolayı övmekle birlikte, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin gerçek potansiyelini yansıtmadığını söyledi. İki ülkenin savunma ve güvenlik alanında başarılı bir ilişki kurduğunun altını çizen Tan, Türk özel sektörünün henüz bu başarıyı yakalayamadığını kaydetti.

Toplantıyı organize eden Washington Üniversitesi Jackson Uluslararası İlişkiler Okulu’ndan Profesör Reşat Kasaba, konferansta dünyanın 17’inci büyük ekonomisi olan Türkiye’nin, bölgesinde yakaladığı gelişmelerin Amerika’yla ilişkilerini nasıl etkileyeceğini sorguladıklarını söyledi.

Bir tartışma noktasının “Türkiye’nin gittikçe Amerika’dan uzaklaşabileceği; Avrupa, Asya, Ortadoğu merkezli bir ülke haline gelebileceği, bunun da Amerika’yle ilişkilerini ikincil hale getirebileceği” olduğunu söyleyen Kasaba, buna karşılık Türkiye’nin gelişen ekonomisinin Amerika’yla ekonomik ilişkilere de yansıyabileceği yönünde görüşlerin de bulunduğunu belirtti.

Ankara ve Washington arasındaki ticari denge, savunma ve güvenlik alanında Türkiye’nin alımlarının fazla olması nedeniyle açık bir farkla Amerika lehinde bulunuyor. Aynı durum doğrudan dış yatırımlar açısından da Amerika lehinde. Amerika’nın ağırlıklı ihracatını havacılık ve silah sanayi oluşturuyor. Bununla birlikte, ithalat ihracat dengesinde Amerika’yı yakalayamasa da Türkiye’nin Amerika’ya yaptığı ihracat her yıl artış eğiliminde.

Konferansa katılan Amerikalı yetkililer, yatırım açısından Türkiye’nin avantajlarını, Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya yakınlığı açısından stratejik konumu, 2001 ekonomik krizinden sonra güçlendirdiği bankacılık sektörü, büyük ve eğitimli genç nüfusu, gelir düzeyi artan nüfusu, hızlı gelişen altyapısı ve Türklerin Amerikan teknolojilerine önemli sayılabilecek ilgi göstermesi olarak sıralıyor. Amerikalı yetkililere göre Türkiye’de gelecek vadeden alanlarsa enerji, altyapı, savunma ve havacılık, sağlık, telekomünikasyon, otomotive yedek parça sektörleri olarak gösteriliyor.

Bununla birlikte Amerikalı yetkililerin ve Türkiye’de iş yapmak isteyen Amerikalıların en büyük şikayetiyse, Türkiye’nin yeni yönetmeliklerle ilgili olarak Dünya Ticaret Örgütü’nü bilgilendirmemesi, telif haklarının ihlali ve gümrük işlemlerinde başka ülkelere gösterilen ayrıcalıklı muameleler olarak sıralanıyor.

XS
SM
MD
LG