Erişilebilirlik

Vize Muafiyetine ‘Fren’ Girişimi


Türkiye'nin Avrupa Birliği ile imzaladığı göçmen geri kabul anlaşmasının en önemli şartı "Türk vatandaşlarına vize muafiyeti" tanınması. Almanya Başbakanı Angela Merkel'e geçtiğimiz haftaki Türkiye ziyaretinde, Ankara'nın bu konudaki kararlılığı açıkça hatırlatıldı. AB ise Türkiye'den 72 kriteri yerine getirmesini istedi. Türkiye bu 72 kriteri Haziran ayına kadar tamamlayacağını duyurdu. AB Komisyonu, 4 Mayıs'ta bu konudaki görüşünü açıklayacak. Ancak 4 Mayıs için geri sayım başlar-başlamaz Fransa ve Almanya'dan "vize muafiyetine fren" anlamında yorumlanacak ortak bir girişim geldi.

Avrupa medyasında yer alan haberlere göre, Almanya ve Fransa 27 Nisan'da ortak hazırladığı bir taslak metinle Türkiye'ye vize muafiyetinin verilmesinin ardından "fren ve askı formülünü" gündeme getirmeye hazırlanıyor.

Politico internet sitesinin yayınladığı Fransa ve Almanya'nın hazırladığı taslak metinde, "Vize muafiyetinin tanındığı ülkeler kriterlere uymaz, ya da turizm amaçlı gelip geri dönmeyen Türkler hukuk dışı olarak AB üyesi ülkede kalmaya devam ederse, buna maruz kalan üye ülke, durumu Komisyon’a bildirebilir" ifadesi yer alıyor. Ayrıca, "Türkiye'nin göçmenleri geri kabul işlemini durdurması" durumunda da vize muafiyetinin askıya alınacağı belirtiliyor.

AB'nin lider konumundaki iki lider ülkesi tarafından hazırlanan formüle göre, Türkiye'den gelenlerin Schengen sınırları içinde kalması ya da buradan gelenlerden yapılacak sığınma başvurularında artış görülmesi durumunda bu gelişme Komisyon’a bildirilecek.

AB Komisyonu, ülkelerin şikayetlerinin takipçisi olacak ve suç oranlarındaki artış, dolandırıcılık, yolsuzluk, illegal sınır geçişleri ile düzensiz göçmen geçişi konusundaki işbirliğine ilişkin durumu düzenli olarak raporlayacak.

Bu raporlar değerlendirildikten sonra, gerekli görülürse "vize muafiyeti geçici olarak askıya alınacak." Başka bir deyişle,uygulama Avrupa'da kalma mekanizması gibi görülür ya da suç şebekeleri tarafından suistimal edilirse fren mekanizması işletilecek. AB teamüllerinde askı için öngörülen “9 ay süren prosedürün Türkiye için hızlandırılacağı" da taslak metinde yer alıyor.

"İç kamuoyuna dönük bir girişim"

Fransa ve Almanya'da, Türkiye'ye vize muafiyeti tanınması, özellikle göçmen akınını artıracağı ve Suriye bağlantılı olanlar başta olmak üzere terör ve suç şebekelerine Avrupa'nın kapılarını açacağı gerekçeleriyle eleştiriliyor. Terör saldırılarıyla sarsılan Fransa'da, hükümetin, kamuoyunu ikna etmek için vize muafiyeti sonrasına hazırlık için bu tür bir formül üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

Amerika'nın Sesi'ne konuşan Fransız ve Türk diplomatlar, Türkiye'nin 72 kriteri yerine getirmesi durumunda vize muafiyeti konusunun uygulamaya gireceğini söylüyor. Bir diplomat, "Bu, vize serbestisi sürecini engelleyecek bir girişim değil. Türkiye yükümlülüklerini yerine getirecek ve AB yetkilileri de son açıklamalarıyla bu kriterler yerine getirilirse vize serbestisinin verileceğini açıkça söylediler. Fransa ve Almanya'nın bu ortak girişimini 4 Mayıs'tan sonra iç kamuoylarını rahatlatmaya dönük bir girişim olarak okuyoruz," değerlendirmesinde bulundu.

Ancak bu taslağın kabul edilmesi, Türkiye'ye uygulanacak vize muafiyetinin, sürekli olarak sıkı denetim altında tutulacağı anlamında da yorumlanabilir.

Ankara "olumlu tavsiye bekliyor"

Avrupa Birliği Komisyonu'nun 4 Mayıs'ta bir rapor yayınlayarak Türkiye’nin de vizesiz ülkeler listesine eklenmesi için tavsiyede bulunması bekleniyor. Ankara yönetimi ise Pazartesi gününe kadar kriterleri tamamlamayı hedefliyor ve AB Komisyonu'dan vizenin kaldırılması yönünde olumlu bir tavsiye kararı bildirmesini bekliyor.

Vize muafiyeti konusundaki nihai karar üye devletlerin hükümet ve devlet başkanları tarafından verilecek. Bu aşamada verilecek kararda oybirliği aranmayacak. Sürecin son aşaması ise Avrupa Parlamentosu olacak. Avrupa Parlamentosu da kararı onaylarsa Türk vatandaşları Avrupa'ya vizesiz girmeye başlayabilecek.

XS
SM
MD
LG