Erişilebilirlik

Uzmanlar Trump'ın Dış Politika Çizgisini Değiştirmesini Beklemiyor


Başkan Donald Trump, muhaliflerin elindeki bir bölgeye kimyasal saldırı düzenlediği gerekçesiyle Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ı cezalandırmak için hava saldırıları yaptı. Trump ayrıca, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a bir mesaj vermek için bölgeye uçak gemisi öncülüğünde bir taarruz filosu gönderdi. Biz de ABD Dışişleri Bakanlığı eski sözcüsü Phillip Crowley ve Heritage Vakfı ulusal güvenlik uzmanı James Carafano’yla Trump yönetiminin dışişleri politikasını konuştuk.

2009 – 2011 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı’nın halkla ilişkilerden sorumlu müsteşar yardımcısı olan Phillip Crowley’e, Trump’ın hava saldırısıyla Esat veya ilgili taraflara vermek istediği mesajın ne olduğunu sorduk.

“Barack Obama, Amerika’nın Suriye’deki hedefinin IŞİD’i yok etmek olduğunu söylemişti. Başkan Trump da Suriye’de aynı hedef için çalışma sözü verdi. Bu nedenle bence hava saldırısı Esat rejimine ve Esat’ı destekleyen Rusya ve İran’a verilmiş bir mesaj. Başka bir deyişle ben Amerika’nın Ortadoğu politikasında önemli bir değişikliğe gittiğini düşünmüyorum.”

Uzmanlar bu hava saldırısının Amerika’nın Suriye politikasını değiştirdiğini gösteren bir işaret olmadığını ve sadece Esat’a bir mesaj vermek için yapıldığını savunuyor. Ancak sadece bir mesaj vermek için bile olsa bu saldırının yol açacağı riskler var mı, varsa bu riskler neler olabilir?

“Askeri operasyonlar gerginliği tırmanma riskini arttırır. Amerika Esat rejimine karşı ilk defa askeri güç kullandı. Esat’a güçlü bir mesaj veren hava saldırısı aslında Amerika’yı zor durumda bırakacak potansiyele de sahip. Burada Esat, Rusya ve İran’a verilmek istenen mesaj, muhaliflerinizle savaşmak için konvansiyonel güç kullanabilirsiniz ancak kimyasal silah kullanamazsınız yönündeydi. Yani, Amerika kimyasal silah kullanılmasını kırmızı çizgi olarak niteledi ancak bir de klorin varil bombaları var. Taktiksel olarak kimyasal silah klasmanına girmeyen klorin bombaları aslında aynı derecede tehlikeli, çünkü Suriye’de bu bombalar yüzünden ölen insan sayısı oldukça fazla. Bu nedenle kırmızı çizginin ne demek olduğuna açıklık getirmeliyiz. Aksi takdirde Trump yönetimi Ortadoğu’da yeni sorunlarla karşılaşabilir.”

ABD’nin Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırısından günler önce Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Esat’ın geleceğinin Suriye halkının elinde olması gerektiğini söyleyerek önceliklerinin IŞİD’i yok etmek olduğunu söylemişti. Ancak birçok uzman, kimyasal silah saldırısı sonrası ABD’nin Esat’a yönelik tutumunun değiştiğini savunuyor. Ancak Heritage Vakfı ulusal güvenlik uzmanı James Carafano’ya göre, Trump aslında seçim kampanyası boyunca verdiği sözleri yerine getiriyor. Carafano, ‘Önce Amerika’ diyen başkanın Amerika’nın çıkarlarını korumak için adım atmasına şaşırmamak gerektiğini söylüyor.

“Bence buradaki sorun herkesin sadece sözlere odaklanması. Trump yönetimi başından beri, Avrupa, Asya ve Ortadoğu gibi dış politikamızı istikrara kavuşturacak kilit bölgelere odaklanmış durumda. Amerika buradaki varlığını arttırarak müttefiklerine Amerika’nın hem kendisinin hem de müttefiklerinin çıkarlarını koruyacağı garantisi veriyor. Trump aslında kendisinden önceki iki başkandan daha fazla Amerika’nın ana akım dış politikasını izliyor.”

Ulusal güvenlik uzmanı James Carafano, Trump’ın hava saldırısıyla herkese, Amerika ve müttefiklerinin çıkarları söz konusu olduğunda bu tür müdahalelerde bulunmaktan kaçınmayacağı mesajı verdiğini söyledi.

“Başkan, Amerika’nın çıkarları tehlikeye girdiğinde müdahale etmeye hazır olduğunu gösterdi. Bu önemli çünkü eğer çıkarlarınızı kollamazsanız, başkalarına kaptırırsınız. Kore yarımadasına filo yollamak ve Suriye’de hava saldırısı düzenlemek, ‘çıkarlarım tehlikeye girerse her yerde korumaya hazırım’ mesajı veriyor. Bu siyaseti izleyen bir diğer başkan da Ronald Reagan’dı.”

Uzmana göre, Amerika’nın dış politikası Trump’ın başkan seçilmesiyle değişime uğramadı.

“Göreve yeni başlayan her kabinenin daha istikrarlı bir politika izlemek için zamana ihtiyaç duyması çok doğal. Bence Trump kabinesi, Savunma Bakanı Mattis, Dışişleri Bakanı Tillerson ve Ulusal Güvenlik Başdanışmanı McMaster gibi birçok iyi politikacıdan oluşuyor. Trump kabinesiyle ABD dış siyasetinin çok da fazla değiştiğini düşünmüyorum. Esat’a mesaj göndermek, Amerika’nın Ortadoğu politikasını değiştirdiğine işaret etmez. Bu sadece Esat’ın kimyasal silah saldırısına karşı verilen bir tepki, ve bu tepki de bölgeye istikrar getirme hedefi doğrultusunda yapıldı, gerilimi daha fazla arttırmak için değil.”

Başkan Donald Trump’ın daha müdahaleci bir dış politika izleyeceği görüşüne katılmayan iki uzmana göre, Başkan’ın amacı sadece Esat’ı uyarmak.

XS
SM
MD
LG