Erişilebilirlik

'Müslüman Alemi IŞİD’e Karşı Gençleri Eğitmeli'

  • Muhammed Elshinnawi

Uzmanlara göre Arap dünyasındaki genç Müslümanlar'ın IŞİD gibi militan gruplara katılmalarının ardında birçok farklı etken var ve bu etkenlerle mücadelede hem Batılı hem de Müslüman ülkelere büyük iş düşüyor

Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmanın bir bölümünde “Müslüman alemindeki tüm gençlere sesleniyorum” diyen Başkan Obama, gençlerden “eğitimden uzaklaşmamalarını” ve onları bu eğitimden uzaklaştırmaya çalışan “radikal Müslümanların nefret dolu söylemlerini dinlememeleri” çağrısında bulundu.

Ancak uzmanlara göre bu biraz zor çünkü Arap dünyasındaki genç Müslümanların IŞİD gibi militan gruplara katılmalarının ardında birçok farklı etken var.

Washington’daki Potomac Enstitüsü'nde uzman olan Tevfik Hamit, İslam’ın başlangıcından bu yana var olan “İslam karşıtlarına karşı savaşma” olgusunun halen geleneksel anlamda İslami eğitim veren bazı yerlerde var olduğunu ve IŞİD’in bunu bireysel anlamda kullandığını belirtiyor.

İslami Radikalleşme Çalışmaları Merkezi yöneticisi olan Profesör Hamit, bunu bizzat kendisi de tecrübe etmiş. Yirmi beş yıl önce Mısır’da radikal bir grup olan Cemiyet'i İslamiye örgütünde yıllar sonra El-Kaide’nin ikinci adamı olan Ayman El-Zawahiri’nin yanında yer almış.

Örgüte katıldığında hayatının en kötü döneminde olduğunu belirten Hamit, Allah yolunda cihad yapmanın verdiği duyguyla kendisini herkesten üstün sandığını belirtiyor. Yoksul ya da işşiz olmanın da örgüte katılma sebebi olduğunu belirten Hamit, IŞİD’in bu kişilere maaş ödediğini ve evlilik masraflarını da karşıladığını kaydediyor.

Sosyo-Ekonomik Etkenler ve Siyasi Dışlanma

Müslümlanlarla batılı ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan Cordoba kuruluşunun başkanı, imam Faysal Abdül Rauf, bu tür örgütlere katılma sebepleri arasında sosyo-ekonomik etkenlerin yanısıra siyasi dışlanmanın da etkisi olduğunu belirtiyor.

İmam Abdül Rauf, Mısır’da General Sissi yönetiminde olduğu gibi bir siyasi partinin terörist olarak tanımlanıp, kapatıldığında ya da eski Irak Başbakanı Maliki’nin yaptığı gibi Sünniler dışlandığında sonucun her zaman İslam adı altında militanlaşma yarattığını belirtiyor.

Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmasında Başkan Obama, Amerika’nın İslam’la savaşta olmadığını ve asla da olmayacağını söyledi. “Amerika ve İslam söz konusu olduğunda biz ya da siz diye bir şey yok – sadece biz varız çünkü milyonlarca Müslüman Amerikalı bu ülkenin yapısının bir parçası” diye konuştu.

Ohio Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Caitlin Ryan, batının militanların güttüğü nefret dolu ideolojiye katkıda bulunduğunu savunuyor.

Profesör Ryan, batıyı her zaman daha mantıklı ve daha iyi olarak göstermenin IŞİD’in işini kolaylaştırdığını ve bu sayede batının müdahalesinden hoşlanmayan gençlere ve dış ülkelerden gelerek IŞİD’e katılan savaşçılara cazip göründüklerini ifade ediyor.

IŞİD İdeolojisini Çürüten Mektup

Dünya güçleri oluşturdukları koalisyonla IŞİD’e karşı askeri güç kullanırken, dünya çapında 120 Müslüman akademisyen de IŞİD savaşçı ve destekçilerine karşı ortak bir mektuba imza attı. İslami bilgilere dayanarak yazılan mektup, IŞİD’in İslam’la bir bağlantısı olmadığını vurguluyor.

Kuran’dan alıntılarla yazılan ve Washington’daki Ulusal Basın Merkezi’nde açıklanan on sekiz sayfalık mektup, IŞİD militanlarının ideolojilerini çürütmeye yönelik.

Mektubu basına sunan Amerikan İslami İlişkiler Kurulu Genel Müdürü Nihat Awad, mektubun amacının IŞİD’in sözde İslam ideolojisine dayanarak gerçekleştirdiği barbarlığa yönelik olduğunu ve mektubun içeriğinin bu ideolojinin temellerini tek tek çürüttüğünü belirtiyor.

Mektubu yazanlar arasında Mısır’ın Başmüftüsü Şevki Allam ve Küdüs Başmüftüsü Muhammed Ahmet Hüseyin gibi İslam dünyasının önde gelen isimleri de yer alıyor.

IŞİD’in ideolojisini çürütmeye yönelik desteğe Suudi Arabistan ve Mısır’ın tanınmış Sünni liderleri de katılıyor.

Suudi Kıdemli Akademisyenler Kurulu yaptığı yazılı açıklamada “törörizmin İslam gibi dünyaya merhamet için gönderilmiş büyük bir dinle bağdaşmadığını ve cihadın herhangi bir terörist organizasyona katılmak olduğunu düşünen bir Müslümanın yanlış yolda olduğunu” belirtti.

Mısır’da yer alan Dar al-İfta adlı İslami Kurallar Evi, IŞİD ideolojisine karşı internet üzerinden İslam’da cihad’ın gerçek anlamını açıklayan bir kampanya başlattı.

Eğitim Şart

Uzmanlar, tüm bunların ümit verici olduğunu ancak Müslüman ülkelerin daha fazlasını yapması gerektiği görüşünde.

Cordoba kuruluşunun başkanı, imam Faysal Abdül Rauf, önceliğin sosyo-ekonomik koşullara verilmesi gerektiğini ve üniversitelerden mezun olan öğrencilere onurlu bir yaşam imkanı sağlayabilecek iş olanaklarının yaratılması gerektiğini belirtiyor. İmam Rauf, ideloji konusunda ise bu ülkelerdeki Müslümanlar'ın öncelikle İslam’ın evrensel değerleri olan adalet, dini özgürlük, hayatın ve malın güvenliği, aile değerleri ve insana saygı gibi kavramlar konusunda eğitilmeleri gerektiği görüşünde.

İslami Radikalleşme Çalışmaları Merkezi yöneticisi olan Profesör Hamit, İslam'ı geleneksel anlamda öğreten düzene gelecek bir alternatifin, radikal İslamlaşmayı tersine çevirebileceğini düşünüyor.

Arap ve Müslüman ülkelerin Kuran’da Müslümanlar'ı imansızlara karşı savaşmaya çağıran ayetlerin kökenlerini derinlemesine incelemeleri gerektiğini belirten Profesör Hamit, bu ayetlerin günümüz dünyasına göre yorumlanamayacağını belirtiyor.

Müslüman aleminin Batı’yı ve Batı’nın değerlerini gençlerine daha net bir biçimde aktarması gerektiğini de ifade eden Hamit, örnek olarak da Amerika’daki Müslümanlar'ı gösteriyor. İslam dünyasındaki birçok gencin Amerika’daki Müslümanlara kötü davranıldığını düşüncesi içerisinde olduklarını belirten Hamit, ancak buradaki Müslümanların camiler, İslami okullar yapıp, gelir durumu yüksek bir düzeyde yaşadıklarını görmeleriyle birlikte, bu gençlerin fikirlerinin değişebileceğine inanıyor.

Ohio Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Caitlin Ryan, odaklanılması gereken konunun hayatın zorluklarıyla mücadele eden genç Müslümanları şiddet kullanan, radikal gruplara katılmaya yönelten etkenler olduğunu belirtiyor. Ilımlı İslam felsefesiyle kurulan siyasi partiler sistematik bir şekilde dışlandığında, gizli teşkilatlanma içerisine girdiklerini ve ister istemez radikalleştiklerini belirten Ryan, basında kullanılan dile de dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Profesör Ryan, bu anlamda yapılması gereken ilk işin “İslam Devleti” adı verilen ancak gerçekte İslam ile alakası olmayan bu terörist örgütün bu isimle anılmaması gerektiğini çünkü sözkonusu olan ifadenin siyasi İslam’a eğilimi olanları bütünüyle laik yada terörist grupla özleştirme arasında ikilemde bırakabileceği uyarısında bulunuyor.

XS
SM
MD
LG