Erişilebilirlik

ABD-Rusya İlişkilerinde Gerileme

  • Andre de Nesnera

Başkan Obama Rusya’yla iyi ilişkileri dış politikasının en önemli konularından biri olarak görüyor. Ancak iki ülke arasındaki ilişkiler bozulma eğilimi gösteriyor

Başkan Obama’nın ilk döneminde dış politikasının önemli hedeflerinden biri George W. Bush’un son yıllarında dibe vuran Amerika-Rusya ilişkilerinde sil baştan yaparak ilişkileri iyileştirmekti.

Sil baştan politikasının elle tutulur sonuçları oldu. Bunlardan biri Stratejik Silahların Sınırlandırılması Anlaşması ile uzun menzilli nükleer silahların sayısında iki tarafın da azaltmaya gitmesiydi. Rusya ayrıca Amerikan askerlerinin Afganistan’a kendi topraklarından geçiş yapmasına izin vermişti. Rusya aynı zamanda Birleşmiş Milletler’de Tahran’ın nükleer programına karşı uygulanan yaptırımların ağırlaştırılmasına destek verdi.

Ancak uzmanlar iki ülke ilişkilerinin tekrar kötüleşmeye başladığı görüşünde.

Mount Holyoke Koleji’nden Rusya uzmanı Stephen Jones bugünlerde ilişkilerin gergin olduğunu bunun da Putin’in 3. kez cumhurbaşkanı seçilmesinden kaynaklandığını söyledi.

Vladimir Putin geçen Mayıs ayında cumhurbaşkanı seçilerek seçimlerde aday olmayan Dmitri Medvedev’in yerine geçmişti. Medvedev şimdi başbakan.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Rachel Denber, Putin’in Sovyetler Birliği günlerinden beri en ağır siyasi baskıyı kurduğunu söylüyor. 21 yıldır Rusya’da çalıştığını söyleyen Denber çalışmalarının hiçbir döneminde sivil toplum üstünde bu kadar yoğun bir baskıya tanıklık etmediğini söyledi.


Putin yanlısı Birleşik Rusya Partisi’nin çoğunlukta olduğu Rusya Parlamentosu insan haklarını kısıtlayan bir dizi kanun çıkarttı. Denber bunların arasında gösterileri sınırlayan, vatana ihanetin tanımını genişleten ve internete erişime kısıtlamalar getiren ve sivil toplum örgütlerinin denetlemesini ağırlaştıran kanunlar olduğunu söylüyor.

Rusya Hükümeti ayrıca ABD Uluslararası Kalkınma Kurumu’nu da ülkeden kovdu. Kurum Rusya en ünlü sivil toplum kuruluşlarının bazılarının kuruluşuna yardımcı olmuştu. Bunlardan Golos Moskova’nın tek bağımsız oy sayma grubuydu. Memorial ise ülkenin en önde gelen insan hakları gruplarından.

Amerika’da Kongre Magnitsky Tasarısı denen bir tasarıyı onayladı. Tasarı 2009 yılında Rusya tarihinin en büyük vergi kaçakçılığını ortaya çıkardıktan sonra hapiste ölen avukat Sergey Magnitski’nin adını taşıyor. Tasarı mali işlemlere sınırlandırma getiriyor ve insan hakları davalarına adı karışmış kişilere ABD vizesi verilmemesini kararlaştırıyor.

Bu gelişmelere Rusya’nın karşılık verdiğini söyleyen Columbia Üniversitesi profesörü Robert Legvold Rusların bunu bir tür dış müdahale olarak gördüğünü söylüyor. Legvold Rusların bu tasarıyı Rusya vatandaşlarının yargısız infaza uğraması anlamına geldiği olarak algıladığını ve Rusya’ya göre bu davaların Rusya’da görülmesi gerektiğini belirtiyor.

Rus milletvekilleri parlamentoda yüksek bir oranla kabul edilen bir yasayla Amerikan vatandaşlarının Rus çocuklarını evlat edinmesini yasakladı.

Kötüleşen ilişkilerin başka bir belirtisine dikkat çeken uzmanlar Ruslar’ın 10 yıldır yürürlükte olan ve suç ve uyuşturucu ticaretiyle mücadeleyi kapsayan bir anlaşmadan çekildiklerini söylüyor. Washington da iki ülke arasında sivil toplumla ilgili süregelen bir çalıştaydan çekilme kararı aldı.

Legvold gibi birçok uzman Putin’in sivil toplum üzerinde kurduğu baskının iki ülke arasındaki ilişkiyi aşağıya çektiğini düşünüyor. Uzman asıl ilgilenilmesi gereken nükleer silahlar, İran, Arap Baharı, Afganistan gibi sorunlar dururken bu tartışmaların doğru yönde bir adım olmadığını düşünüyor.

Legvold önümüzdeki birkaç ayda ABD-Rusya ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini kestirmenin zor olduğunu ve bunun iki ülkenin karşılıklı atışmaları bırakıp ilişkiyi raya oturtma konusunda ne kadar istekli olduğuna bağlı olduğun söylüyor.

Yorumları göster

XS
SM
MD
LG