Erişilebilirlik

Uluslararası Af Örgütü’nden Almanya’ya Eleştiri


Uluslararası Af Örgütü Amnesty International yayınladığı raporda,Almanya’da ırkçılığın kurumsal boyuta ulaştığına, ırkçı motivasyonlu saldırılar sayısının rekor düzeyde olduğuna ve yetkililerin başta göçmenler olmak üzere vatandaşları koruyamadığına dikkat çekti.

Federal İçişleri Bakanlığıgeçen yıl 23 bin aşırı sağ motifli suçun kayıtlara geçtiğini, aşırı sağcıların işlediği 1458 suçun şiddet içerikli olduğunu ve bunun yüzde 44 artış anlamına geldiğini duyurdu. İçinde bulunduğumuz yılın ilk dört ayında sığınmacı yurtlarına 350 saldırı olurken aşırı sağ motivasyonlu işlenen suç sayısı 4600’e yükseldi.

Leipzig Üniversitesi’nden dikkat çekici araştırma

Bu ürkütücü gelişme sadece şiddet olaylarıyla sınırlı kalmıyor. Leipzig Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, Alman toplumunda radikal görüşlerin yayıldığını, orta direk olarak tanımlanan kesimlerde özellikle İslam’a, mültecilere ve eşcinsellere yönelik karşıtlığın arttığını, aynı zamanda otoriter ve aşırı sağcı eğilimlerin yayıldığını saptadı.

2 bin 20 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, katılanların yüzde 50’si Almanya’daki Müslümanlardan dolayı kendilerini ülkelerinde yabancı hissettiğini ifade etti. Bu oran 2011’de yapılan benzer bir araştırmada yüzde 26,1 olarak saptanmıştı. Müslümanlardan dolayı kendisini yabancı hissettiğini ifade edenler arasında Sol Parti seçmeninin yüzde 37,7, Yeşiller Partisi seçmenin de yüzde 24,7 olması İslam karşıtlığının ideolojilerden bağımsız tüm topluma yayıldığının göstergesi olarak tanımlanıyor.

Araştırmada Müslümanların Almanya’ya gelmesinin sınırlandırmasını isteyenlerin oranı da yüzde 41,4 olarak saptandı. Kendini yabancı düşmanı olarak tanımlayaların oranıyüzde 20, başka bir deyişle her beş Almandan biri yabancılara karşı. Bu bağlamda dikkat çeken, yabancı düşmanlığı oranının özellikle erkeklerde ve eğitim seviyesi düşük olan kişilerde yüksek olması. Almanya’da aşırı sağcılıkla ilgili açıklanan istatistiklerin yankı bulan bir diğer sayısı cinsel tercihlerle ilgili. Ankete katılanların yüzde 40,1’i eşcinsellerin kamuya açık yerlerde öpüşmesini 'iğrenç' olarak tanımlıyor.

AfD Partisi'nin etkisi

Bu oranın 2011'de yüzde 25,3 olduğunu hatırlatan uzmanlar, geçmişte azınlıklara karşı gizli kapaklı var olan nefretin, son bir yıl içinde Alman siyasetinde yaşanan gelişmelerle gün yüzüne çıktığını belirtiyor. Uzmanlar, bu nefretin daha uç ve tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, bunda başlıca rolü İslamofobik ve aşırı muhafazakar Almanya için Alternatif AfD Partisi’nin üstlendiğine vurgu yapıyorlar.

2013’de kurulan ve parti programına İslam karşıtlığını, aynı zamanda muhafazakar ve Hristiyan aile yapısı gibi değerleri alan AfD partisi anketlerde CDU ve SPD’nin ardından ülkenin en popüler üçüncü partisi konumuna gelmiş durumda. Leipzigli araştırmacılar Alman toplumunda İslamofobik, azınlıkları dışlayıcı ve otoriter görüşlerin bu denli güçlenmesini ülkenin geleceği açısından tehlikeli bir gelişme olarak tanımlarken, siyaset bilimci Ahmet Ünal nefret sarmalından çıkabilmenin yolunun, siyasetteki bakış açısını değiştirmekten ve toplumun sağduyusuna güvenmekten geçtiğini ifade ediyor.

XS
SM
MD
LG