Erişilebilirlik

TÜSİAD: 'Türkiye Arap Ülkeleriyle Ticaretten İleride de Yarar Görecek'


Brookings Enstitüsü'ndeki toplantıya katılan Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi Soli Özel, Amerika ve Avrupa Merkezi Direktörü Fiona Hill ve TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner

Brookings Enstitüsü'ndeki toplantıya katılan Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi Soli Özel, Amerika ve Avrupa Merkezi Direktörü Fiona Hill ve TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner

Avrupa Birliği’yle ilişkilerinde son birkaç yıldır soğukluk yaşayan Türkiye, Arap ülkeleriyle ticaretini arttırmayı stratejik hedef haline getirdi. Ancak bu yıl başında Arap Baharı ayaklanmalarının yayılmasıyla birlikte Türkiye beklediği hedeflere ulaşamadı. Ankara, çoğu diktatörlükle yönetilen bu ülkelerin halklarının haklı demokrasi taleplerine destek verince, bu devletlerle olan ticareti de ister istemez olumsuz etkilendi. Ancak iş çevreleri, Türkiye’nin kararının doğru olduğu görüşünde ve bu görüşü dün Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Ümit Boyner de Washington’da yaptığı bir konuşmada dile getirdi.

Boyner şöyle konuştu:

“Türkiye son birkaç yıldır ticarete dayalı bir dış politika yürütüyor. Bu karar, bölgedeki değişimleri Avrupalı rakiplerimizden önce görmüş olmamız açısından iyi oldu. Türk özel sektörü bu piyasalarda Avrupalı şirketlerden daha verimli faaliyet gösterebiliyor. Aslında bu piyasalarda geliştirdiğimiz yakın ilişkiler, birlikte iş, ticaret ve ortak yatırımlar yapmanın da yollarını açtı."

Arap ülkelerinde yaşanan siyasi değişimlerin Türkiye’de hayal kırıklığı yarattığını söyleyen Boyner, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye kolay hedef diye baktığı bu pazarlarda ticaretini arttırmayı amaçlıyordu. Öyle olmadı. Ancak bu pazarlar Türkiye için önemini korumaya, ihracat piyasası olmaya devam edecek. Bu ülkelerle ticaret güneydoğu bölgelerimizin ekonomisini canlandırdı. Ama Suriye’deki gelişmelerin olumsuz etkisi oldu. Önce ticarette büyük bir canlanma vardı, sonradan Urfa, Gaziantep gibi kentler durumdan olumsuz etkilendi. Ya da Türkiye’nin büyük yatırımları olduğu Libya’da da durum aynı oldu. Bu ülkelerle ilişki geliştirmemiz iyi birer yatırım oldu.”

Washington’daki Brookings Ensitüsü’nde Türkiye’nin dış politikasının değerlendirildiği bir toplantıda konuşan Ümit Boyner, Ankara’nın bu politikanın yararlarını önümüzdeki yıllarda da görmeye devam edeceğine inanıyor. Aynı toplantıda konuşan Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi Soli Özel de Türkiye’nin Arap ülkeleriyle ticaretinin ne denli önemli bir düzeye geldiğine dikkati çekti:

"1999 yılında Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleriyle ticareti, tüm ticaretinin yüzde 8’ini oluşturuyordu. Ama bu geçen yıl yüzde 21-22’ye ulaştı. Tabi şimdi bu rakam yine düşecek. İkincisi Başbakan Erdoğan Mısır’a gittiğinde yanında bir işadamı ordusuyla gitti. Ziyaretten 875 milyon dolarlık anlaşmalarla dönüldü. Türkiye’nin Mısır’da yatırımları var. Libya’yla büyük anlaşmalar imzalanması umuluyor. Libya’da şimdi iktidara gelen Ulusal Geçiş Konseyi’ne o dönem 300 milyon dolar nakit para verildi. Bunlar temel, yapısal yatırımlar."

Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’yle Türkiye arasında 8-9 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğuna işaret eden Soli Özel, Suriye’yle ticaretin de yılda 375 milyon dolar gibi rakamdan 2 buçuk milyar dolara yükseldiğinin altını çizdi. Özel şöyle devam etti:

"Önümüzdeki on yıl içinde serbest ticaret bölgelerinin yeniden tesisi hedefleniyor. Bu bölgeler, Osmanlı döneminde de vardı, Bizans ve Roma dönemlerinde de mevcuttu. Halep ve Antep yıllarca hep birlikte ticaret yapan şehirler oldu. Ekonomik açıdan bu bölgelerin arasından geçen sınırın bir anlamı kalmadı."

Soli Özel ayrıca hükümetin ekonomik anlamda bu sınırları kaldırmayı stratejik hedef haline getirdiğini de söyledi:

"Bundan dolayı Türkiye’nin 22 ülkeyle aralarındaki vize engelleri kalktı. Rusya’ya vizesiz girebilmek son derece önemli bir şey. Suriye’ye de vizesiz gidebilirsiniz, ama bugünlerde Suriye pek konuksever değil. Ama Suriye’de durum iyiyken iki ülke arasında büyük bir trafik vardı. Sanıyorum hiç kimse vizelerin kaldırıldığı son iki üç yıldır ne gibi değişimler yaşandığı, kentlerdeki orta sınıfın bu durumdan nasıl etkilendiği, yaşamlarının diğer ülkelere oranla nasıl değiştiği konusunda bir akademik çalışmaya girmiş değil.”

Bu arada TÜSİAD ve Brookings Enstitüsü arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde, enstitü bünyesinde TÜSİAD’a bağlı bir araştırmacı görevlendirilecek ve Amerika-Türkiye Forumu oluşturulacak.

XS
SM
MD
LG