Erişilebilirlik

TÜSİAD Heyeti Washington'da


TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes başkanlığındaki TÜSİAD heyeti 12-14 Nisan günleri arasında Washington'da temaslarda bulundu.

TÜSİAD yönetim kurulunun Washington'a yıllık ziyareti kapsamında Türkiye ile Amerika arasındaki ikili ilişkilerin masaya yatırıldığı temaslarda bulunan heyet, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa Direktörü Charles Kupchan, ekonomik büyüme, enerji ve çevreden sorumlu ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Catherine Novelli, uluslararası ticaretten sorumlu ABD Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Stefan Selig, Avrupa'dan sorumlu ABD Ticaret Temsilcisi Yardımcısı ve TTIP Başmüzakerecisi Dan Mullaney ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Avrupa Alt Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Parti California milletvekili Dana Rohrabacher ile görüşmeler yaptı.

Heyet, Amerikan iş dünyasından da National Association of Manufacturers (NAM) Başkanı Jay Timmons, Türk-Amerikan Konseyi'nin (ATC) yürütme kurulu üyeleri, Türkiye ile ABD arasında oluşturulan Ekonomik Ticari Stratejik İşbirliği Çerçevesi (ETSİÇ) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi Amerikan kanadı üyeleriyle biraraya geldi.

TÜSİAD Başkanı Başaran, düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü'nde "Türkiye, bölgesi ve uluslararası düzen" konulu konferansın açılış konuşmasını yaparken, heyet ayrıca Brookings Enstitüsü uzmanları ve diğer bir düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nin üyeleriyle yuvarlak masa toplantılarına katıldı ve Atlantik Konseyi Başkanı Fred Kemp ile görüştü.

'Diyaloğa olan ihtiyaç arttı'

TÜSİAD Başkanı Başaran, temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında, tüm görüşmelerinde istisnasız Türk-Amerikan ilişkilerinin öneminin vurgulandığını aktardı.

Türk-Amerikan ilişkilerinin özellikle dünya ve bölge barışı için taşıdığı önemin tüm tarafların mesuliyetini artırdığını ifade eden Başaran, görüşmelerinde özellikle 2014 yılından bu yana diyaloğa olan ihtiyacın arttığından ve bu diyaloğun da gerçekleştiğinden bahsedildiğini bildirdi.

Başaran, "Tabi bu her konuda mutabık olmak anlamına gelmiyor ama tarafların geçmişe göre çok açık, üst düzey bir diyalogla ve çok daha sık görüştüğünü ve bunun önemini vurguladılar. Diyalog son derece önemli ve biz de açıkçası bunu duymuş olmaktan son derece memnun olduk" diye konuştu.

Görüşmelerinde iki ülke ilişkilerinde son derece önem taşıyan, Türkiye'nin sadece bir NATO üyeliğinin ötesine uzanan bir değerler zincirini barındıran transatlantik değerlerin önemini vurguladıklarını belirten Başaran, TÜSİAD'ın AB'ye olan inancını da bir kere daha tekrarladıklarını, Amerikalı yetkililerin de Washington'ın Türkiye'nin AB üyeliğine desteğini yeniden teyit ettiğini kaydetti.

Görüşmelerde Türkiye'nin stratejik öneminin tekrarlandığını ifade eden Başaran, "Amerika'nın uluslararası düzenin oluşturulmasındaki sorumluluğu nerede devreye giriyor? Türkiye'deki demokratik uygulamalara daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini düşünüyor musunuz?" şeklindeki bir soruyu, "Biz açıkçası hiçbir ülkeye kendi ülkemiz adına bir sorumluluk yükleyecek şekilde konuşmadık, görüşmeler karşılıklı sorumluluk empoze etmek şeklinde geçmedi" diye yanıtladı.

'Dışarıdaki bir olayı bütün ziyarete atfetmek doğru değil'

Başaran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son Washington ziyareti sırasında Brookings Enstitüsü önünde yaşanan olaylarla ilgili bir soruyu yanıtlarken de, "O açıkçası Türkiye'nin temsilinden ziyade orada yaşanan bir olay. Buradan herkes kendine göre bir şey çıkarabilir. Bizim hiçbir görüşmemizde öyle bir diyalog geçmedi. Tabi ki keşke olmasaydı. Ama dışarıda olmuş bir olayı bütün ziyarete atfetmek doğru değil çünkü ziyaretin birçok ayağı var. Buna dışarıda olan bir olay olarak bakalım" diye konuştu.

Brookings'in bağımsız bir kurum olduğuna dikkati çeken Başaran, "Olaylar nasıl gelişti, onlara sormanız gerekir. Ben içinde olmadığımız bir şeye yorum yapmak istemem. Ama herkesin olabilecek en büyük hassasiyeti gösterdiğini düşünmek durumundayız" dedi.

Başaran, TÜSİAD olarak basın ve özgürlükler konusundaki söylemlerinin çok net ve tutarlı olduğunu, bu konuda yaptıkları tüm açıklamalarda ilkesel temelleri gözettiklerini vurguladı.

Washington'da iş dünyasıyla yaptıkları görüşmelerde Türkiye'nin potansiyeline olan inancın bir kez daha teyit edildiğini de aktaran Başaran, Türk-Amerikan ilişkilerini nasıl gördüklerine ilişkin bir soru üzerine de, ilişkilerde sorunlar olmasına rağmen bu ilişkilerin değerinin karşılıklı taraflarca teyit edilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

'TTIP'in dışında bırakılmamız kabul edilemez'

Bir başka soru üzerine, görüşmelerde yatırım ortamını ele aldıklarını belirten Başaran, Türkiye ve Amerika arasında geliştirilmesi gereken bir ticaret alanı bulunduğunu, mevcut ticaret hacminin iki ülkenin potansiyeline bakıldığında çok düşük olduğunu kaydetti.

Bu potansiyelin Amerikalı yetkililerce görüldüğünü, bunu olumlu bulduğunu ifade eden Başaran, bu potansiyelin geliştirilmesi için atılabilecek adımlar noktasında iki tarafa da roller düştüğünü söyledi. Başaran, TTIP konusunun görüşmelerinde çok sık gündeme geldiğini, Türkiye'nin TTIP'ın dışında bırakılmasının kabul edilmeyeceğini vurguladıklarını aktardı.

TÜSİAD olarak TTIP'in Türkiye açısından önemini her platformda dile getirdiklerine ve bu konuda çalışmalar yaptıklarına değinen Başaran, "TTIP konusunda duyarlılığın ve algının olmasından ben şahsen çok memnun kaldım, çünkü daha önceki ziyaretlerimizde bu konuyu gündeme getirdiğimizde bu kadar karşılık bulmuyordu" dedi.

XS
SM
MD
LG